Kelime Kökeni: Arapça
– İvedilik, acelecilik, ivecenlik
Cümle içinde kullanımı: “Ankara’dn gelir gelmez ayağının tozuyla Konya’ya kabâzat bir şekilde gitti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İvedilik, acelecilik, ivecenlik
Cümle içinde kullanımı: “Ankara’dn gelir gelmez ayağının tozuyla Konya’ya kabâzat bir şekilde gitti. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yakışıksız, uygunsuz, münasebetsiz, çirkin şeyler, kötü davranışlar, kusurlar, suçlar, kabahatler
Cümle içinde kullanımı: ” Zalim olanların kabâyih davranışları sayesinde dünya bu kadar kötü bir yer haline geldi.”
Kelime Kökenli: Arapça
– Boylar, Kabileler, Klanlar
Cümle içinde kullanımı: “Ortak bir atadan gelen topluluklarında ataerkil, anaerkil gelenekleri uygulayan Kabâyiller, ortak geçmişlerine dayanarak varlıklarını sürdürmeye devam ederler.
Kelime Kökeni: Arapça
– Ok tutulurken elin bulunduğu yer ile okun iki ucu arasındaki mesafe, iyi yay arası uzaklığı
– Kur’an-ı Kerim’de geçtiği üzere Hz. Muhammed’in Mirac’da Allah’a olan yakınlığının mesafesini ifade esen söz
Cümle içinde kullanımı:” İmkan ve vücub ortası manasına gelen kabe kavseyn, Allah’ın tezahür ettiği yüce makamlardan biridir. ”
–
Kelime Kökeni: Farsça-îzid+Arapça-î
– Allah’tan gelen, Tanrısal, İlahî, Yaradana mahsus
Cümle içinde kullanımı:” Tüm dertler de dermanlarda Îzidî’den gelir, hastalıkta ondandır şifada ondandır. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Allah, Yaratan, Rab
– Zerdüşt, Zerdüşt dininde hayır tanrısı
Cümle içinde kullanımı:” Üç büyük Pers imparatorluğun dini olan Zerdüştçülüğün tanrıları arsında Îzid’de yer alır, bu tanrının yoksullara hayır dağıttığına inanılırdı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Karşılık olarak, bedel niyetiyle, mukabele olarak
Cümle içinde kullanımı:” Sözlerine ivazen bende söylüyorum ki bugünden itibaren bu aileyle olan tüm ilişiğimi kesiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözleşmeye özgü, ittifakla alakalı
– Rastgele, tesadüfle, sıradan, gelişigüzel
Cümle içinde kullanımı: “Sanırım devlet dairesindeki terfiler ittifâkiyye şekilde gerçekleştirilmiyor, torpil yapıldığını düşünüyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Birlik oluşturma yanlısı kişi, birleşme
– Meşrutiyet döneminde İttihat ve Terakki Cemiyetinin üyesi olan onları savunan kimse
Cümle içinde kullanımı: “İttihat ve Terakki Fırkası ittihâdçıları ikinci meşrutiyetin ilan edilmesinde büyük rol oynamışlardır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Dönüşümcülük, şekil değiştirmecilik, transformizm
– Evrimciliği savunan görüş, Darvincilik, Lamarkçılık
Cümle içinde kullanımı: “Charles Darwin’i savunanlar istihâliyye öğretilerinin evrimleşmeyi açıkladığı görüşünde hemfikirlerdir. “