Tekdir Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimseyi azarlamak.
Eş Anlamlısı: Paylama.
Cümle İçinde Kullanımı:’Misafirlerin yanında olumsuz hareketler yaptığı için annesi çocuğa tekdir etmişti’.
Tekdir Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça.
Bir kimseyi azarlamak.
Eş Anlamlısı: Paylama.
Cümle İçinde Kullanımı:’Misafirlerin yanında olumsuz hareketler yaptığı için annesi çocuğa tekdir etmişti’.
Kıble Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kâbe’nin bulunduğu yön.
Güneyden esen yel.
Sıkıntılı bir durumda yardım umarak başvurulan yer.
Cümle İçinde Kullanımı:’Dedem yavaşça eğilerek seccadesini kıbleye doğru serdi’.
Ketum Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Ağzı sıkı.
Cümle İçinde Kullanımı:’Böylesine ketum olmanın ne anlamı var sanki’.
Kesif Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Yoğun, saydam olan, kalın, sık.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu kesif yağan karın altında üşümemek elde değil’.
Kesafet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Saydam olmama durumu, bulanıklık.
Sıklık, çokluk, yoğunluk.
Cümle İçinde Kullanımı:’Daha önce berrak olan suyun kesafetli hali hepimizi üzdü’.
Kerim Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Allah’ın isimlerinden biri.
Cömert, eli açık.
Soylu.
Cümle İçinde Kullanımı:’Bu zamana dek olan tüm uğraşlarımı Allah Kerim diyerek diledim, dua ettim, sadece ondan diledim..’.
Kerh Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
İğrenme, tiksinme.
Bir işi zorla istemeyerek yapma.
Cümle İçinde Kullanımı:’Giydiği kıyafeti görünce kerh oldum’.
Kehanet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kahinlik, ön deyi, prediksiyon
Cümle İçinde Kullanımı:’Kıyametin ne zaman kopacağı ile ilgili saçma sapan bir sürü kehanet çıkıyor’.
Kefil Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyen kişinin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse.
Cümle İçinde Kullanımı:’Kredi için başvurduğumuz bankadan kredi ödemesi için kefil istediler’.
Kefalet Nedir?
Kelime Kökeni:Arapça
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik.
Cümle İçinde Kullanımı:’Babam amcamı kefaletle hapishaneden çıkardı’.