Kayyum Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.
Cami hademesi.
Cümle İçinde Kullanımı:’Ünlü bir mobilya şirketine kayyum atandı’.
Kayyum Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Belli bir malın yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse.
Cami hademesi.
Cümle İçinde Kullanımı:’Ünlü bir mobilya şirketine kayyum atandı’.
Kavi Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Güçlü, dayanıklı, zorlu, sıkıca.
Cümle İçinde Kullanımı:’Böylesine kavi bir insanı yıkmaya çalışmak zor olsa gerek’.
Katran Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, kara renkte, ağır, sıvı yağ kıvamında, suda erimeyen, is kokulu bir madde.
Cümle İçinde Kullanımı:’Gemide bulunan bir kaç teneke katran denizde devrilince balıkların hayatı tehlikeye girdi’.
Kasavet Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
Sıkıntı, üzüntü, kaygı, tasa.
Cümle İçinde Kullanımı:’Son yaşadığı olaylar yüzünden ruhunu bir kasavet sarmıştı’.
Karun Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Çok zengin kimse.
Cümle İçinde Kullanımı:’Eski dönemlerde çok az kişiye Karun denirdi’.
Kelime Kökeni: Arapça
Ağırlık sıfırken yatay duran bir kaldıraç koluna dik olarak tutturulmuş bir ibrenin sapmasıyla kütleleri tartan araç.
Baskül.
Cümle İçinde Kullanımı: “Sınıfın ortasına kantarı koyup hepimizi sıradan geçirdiler.”
Kanaat Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Kanma, inanma. Elindekinden hoşnut olma durumu, kanıklık, yeter bulma, yetinme, fazlasını istememe, doyum.
Düşünce, inanç.
Cümle İçinde Kullanımı:’Son mertebeye ulaştığıma kanaat getirdim’.
Kalbur Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Tahıl ve başka iri taneli maddeleri elemek için kullanılan seyrek telli veya büyük delikli elek.
Cümle İçinde Kullanımı:’Tahılları elememiz için kalbur almamız gerekiyormuş’.
Kail Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça (Eskimiştir)
İnanmış, aklı yatmış.
Söylenen.
Cümle İçinde Kullanımı;’O bu işe sanırım kail olmuş bu kadar kolay ikna olmazdı yoksa’.
Kaide Nedir?
Kelime Kökeni: Arapça
Bir şeyin yerden destek alan bölümü veya bir şeyin üzerine oturtulduğu nesne, ayaklık, duraç, taban.
Kalça.
Kural.
Cümle İçinde Kullanımı:’İstisnalar kaideyi bozmaz diye boşuna dememişler’.