Kelime Kökeni: Farsça-kaltebân
– Namusu olmayan, kavat, pezevenk, derare, deyyus, yalancı
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi kaltaban herifleri ibreti alem için ülkeden sürüp, aç biilaç süründüreceksin.”
Kelime Kökeni: Farsça-kaltebân
– Namusu olmayan, kavat, pezevenk, derare, deyyus, yalancı
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi kaltaban herifleri ibreti alem için ülkeden sürüp, aç biilaç süründüreceksin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sosyalizm yandaşı olan topluluk
– Osmanlı devletinde II. Meşrutiyet sonrasında sosyalizm, komünist ve ortakçılık akımlarının içeren kavram
Cümle içinde kullanımı:” Kurtuluş savaşı sırasında kurulan Halk İştirakiyun Fırkası, Anadolu’nun birçok yerinde yaptıkları komünist çalışmalarla adından söz ettirmiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça-iştîyak, Farsça-nâme
– Özlem duygusunu anlatmak için yazılan mektup veya yazı
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden aşıklar birbirlerine duydukları hasreti iştiyak-name yazarak birbirlerine kelimeler aracılığıyla yakınlaşırdı.
Kelime Kökeni: Arapça- itâb, Farsça-nâme
– Bir kişiyi kınama, azarlama ve paylama amacıyla kaleme alınan mektup veya eser
Cümle içinde kullanımı:“Namık Kemal’in eseri olan Tahrib-i Harabat, Ziya Paşa’nın Harabat adlı eserine yönelik itabname özelliği taşımaktadır. ”
Kelime Kökeni: Arapça-işret, Farsça-nâme
– Üzüm ve meyvelerden yapılan şarapların, içkilerin özelliklerinin bulunduğu eserler
Cümle içinde kullanımı: “Edebiyatımızda yer alan sakinamelerin özellikleri İşret-namelerle benzerlik gösteren eserlerdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Osmanlı devletinde Yeniçeri ocağının kışlasının bulunduğu, yeniçeri askerlerinin Seğirtme oynadıkları meydan
– Yeniçeri ocağının kazan kaldırarak gösterilerde bulunduğu Aksaray’da yer alan meydan
Cümle içinde kullanımı: “Yeniçerilerin toplandığı Et Meydanında barutun imal edildiği baruthane de bulunurdu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Türk soyundan kişiler, Anadolu Türkleri
Cümle içinde kullanımı: “Etrak köküne mensup olan Osmanlı imparatorluğu devrinin en şaşalı dönemini Fatih Sultan Mehmed zamanında yaşamıştır.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Nazım biçimleri, şekilleri
Cümle içinde kullanımı: “Halk şiirinde hece ölçüsüyle yazılan eşkâl-i nazm örnekleri de bulunmaktadır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Al renkli yüz
– Al, kızıl renkteki at
Cümle içinde kullanımı: “Hipodroma çıkan atların çoğu eşkah renkte olduğu gibi asil bir görünüşleri var. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yoğun arzular, şiddetli tutkular, şevkler
– Anat
– Kemik uzaması hastalığı
Cümle içinde kullanımı: “Şair ağdalı bir dille yare olan eşvakını en yoğun şekilde anlatmayı başarmış.”