Kelime Kökeni: Farsça
– Henüz açılmamış
– Yüzü görünmemiş, yüzünü göstermemiş
Cümle içinde kullanımı: “Ahu revanım henüz peçesini indirip naşüküftesini göstermedi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Henüz açılmamış
– Yüzü görünmemiş, yüzünü göstermemiş
Cümle içinde kullanımı: “Ahu revanım henüz peçesini indirip naşüküftesini göstermedi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Memur mesleği
– Geçimi sağlayan iş
– Ekmek parçası
– Bir defa da yenilebilecek ekmek parçası
Cümle içinde kullanımı: “Hepimiz nanpare kazanmak için çabalayıp, yırtınıyoruz.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hislerini yitirmiş kimse
– Kalbi ölmüş, kalpsiz
– Duygusuz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Hayatta korkuttuğum tek şey mürdedil kişilerdir, insan kalbinden vazgeçmişse insanlığından çıkmış demektir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Anlaşılması güç metni veya konuyu aydınlatıp açıklayabilecek bilgiye sahip kişi
– Kur’an-ı Kerim kitabını yorumlayabilen, şerh eden bilgin
Cümle içinde kullanımı: “İlahiyat bilimine yüz sürmeyen müfessiran olur mu hiç?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Terbiyeli bir şekilde
Cümle içinde kullanımı: “Konuşması, oturup kalmasıyla müeddeben bir tarzdadır. “