Kelime Kökeni: Arapça
– Açık gri mavimsi metal, Çinko
– Gözleri öne çıkarmak için çekilen sürme
Cümle içinde kullanımı: “Peçenin ardında görünen tûtiyâ sürdüğü kara gözlerinde tereddüt yoktu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Açık gri mavimsi metal, Çinko
– Gözleri öne çıkarmak için çekilen sürme
Cümle içinde kullanımı: “Peçenin ardında görünen tûtiyâ sürdüğü kara gözlerinde tereddüt yoktu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yer tutan kimse, yerleşmiş, yer edinen
Cümle içinde kullanımı: “Yörükler Toros dağlarını cay-gîr edinir, yazı yaylalarda geçirirlerdi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gereğinden fazla inkarcı
– Yahudi
Cümle içinde kullanımı: ” Tanrı beni sizn gibi cahudı kişilere mecbur etmesin tek temennim bu!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Böbürlenen kişi, fazla kibirli, çok gururlu
Cümle içinde kullanımı: “Dünyaya da kendine de çok güvenme, cahhaf olsan da kara toprağa gireceksin.”
Kelime Kökeni: Eski Türkçe
– Osmanlı ve eski Türkçe de Farsça isim ve sıfat tamlamalarında kullanılan dilbilgisi unsuruna izafet kesresi adı verilir. İzafet kesresine göre Farsça tamlamalarda önce tamlanan sonrasında tamlayan gelmektedir.
İzafet’in kelime anlamı yakın etmek, katıştırmak manasına gelirken, iki Farsça ismini birleştirerek tamlamalar izafet kesresi (-i,-ı) ile yapılmaktadır.
Örnek: Hâne-i peder, Dîde-i giryân, Şu’arâ-yı Osmâniyye
Kelime Kökeni: Farsça
– Öğretici, öğrencilere ders veren öğretmen
Cümle içinde kullanımı: “Talebeleri bilim, sanat ve bilgiyle donatan tüm amuzgarlara münnettarız. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Felsefeyle uğraşan kişi, filozof
Cümle içinde kullanımı: “Perveriş-amuz olarak iyi bir üne sahiptir kendisi.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Mühür taşıyan, mühürle damgalanmış
Cümle içinde kullanımı: “Odasına bıraktığım mühürbend ile kapatılmış zarfın içinde ne olduğunu merak ediyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ara bozan, fenalık getiren, fitne salan
– Kişiler arasına fesat karıştıran
Cümle içinde kullanımı: “Müfsid kişiler aramıza nifak tohumları serpmeye çalışıyor, buna izin mi vereceksin?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sidik söktürücü, çiş arttıran
– Aşırı idrar yapan
Cümle içinde kullanımı: “Hekimin verdiği müdrir sayesinde günde en az üç kez tuvalete çıkmaya başladı. “