Diyarbakır’da Dev Uyuşturucu Operasyonu; 974 Kilo Esrar Yakalandı!

Jandarma tarafından Diyarbakır’ın Lice ilçesi kırsalında düzenlenen operasyonun devamında 974 kilo 150 gram esrar, 1 Milyon 349 bin 104 kök hint keneviri ele geçirildi!

İl Jandarma Komutanlığı tarafından Lice ilçesinin dağlık ve kırsal alanında 19 Ağustos 22:00’den itibaren jandarma komanda timleri ve güvenlik korucularıyla gerçekleştirilen operasyon başarıyla tamamlandı.  Valiliğin yaptığı açıklama da bölücü terör örgütüne düzenlenen operasyonun amacı, örgüt mensuplarını bulmak, sığınak ve barınakları tespit ederek silah ve mühimmatları muhafaza altına alarak uyuşturucu üretimi ve ticaretini ortaya çıkartarak adalete teslim etmek olduğu açıklandı.

Teröristlerin sığınaklarını imha etmek için düzenlenen “Şehit Jandarma Kıdemli Çavuş Ümmet Ufacık-165 Operasyonu” dün 22:00 sularında başarıyla tamamlanarak, 975 kilo 150 gram esrar, 1 milyon 349 bin 104 kök hint keneviri de ele geçirildi.

Valiliğin yaptığı açıklamada, R.Ö, R.K, A.A, M.A, göz altına alınırken, can kaybının olmadığı da belirtildi.  Açıklamanın devamında;

“Bölgemizde yaşayan vatandaşlarımızın huzur ve güvenliğinin sağlanması ve teröristle mücadele kapsamında yürütülen operasyonlara artan bir azim ve kararlılıkla devam edilmektedir.” ifadelerine yer verildi.

Kadınlar Kediye Benzer!

Ömrünce tanıdığın kadınları göz önüne getir kimini daha çok sevdin, kimini ilgi manyağı yaptın, hangisine sırtını çevirip önemsemedin.  Yıllarca hem kaçan oldun, hemde kovalayan. Tanışıp görüştüğün tüm kadınlar bir tecrübeydi esasen sende bir tecrübe bıraktı, değer kattı.  Ve dahi bir şeyler alıp götürdü kalbinden, benliğinden, akıllı geçinen gururundan.

Dolayısıyla kadınları iyi tanıdığını, haklarındaki her şeyi bildiğin kanaatine kapıldın.  Bu yanılgı sana cahil cesaretiyle hareket etme hakkını tanıdı, bencilce bir tutumla ilerledin.  Temkinli oluşunda bu yüzdendi, ön yargılarına inanarak ve dahi güvenerek daima kaçan olmayı yeğledin.

Azizim, düştüğün bu gaflet senide yüreğini de kandırmasın.  Kadınlar kediye benzer!

Sevilmek ister, sağduyulu bir şekilde benimsenmek ister.  Hoşgörü görerek, saçları okşansın, kalbi doyurulsun ister.  Sen ki nankör dersin kediye, sahibine itaat etmek istemez, gün gelir arkasına dönmeden gider dersin.  Haksız değilsin hani, ancak yanıldığın çıkarımlar var.

Kediler onu besleyene kul köle olmaz, onunla dost olur.  Sahibini kendine denk görür ve içtenlikle sevildiği hissettirildiğinde aynı şekilde karşılık verir.  Bu ister sevgi bağı olsun, isterse arkadaşlık sahibine güvenir.  Köpekler kadar sadık değildir dersin, doğrudur kabulüm.  Köpekler sahipleri canını yaksa da, aç bıraksa da kör bir bağla bağlıdır sahibine.

Sen kadınından bunu mu istersin? Dövsen de sevsen de sana mecburiyetten doğan bir bağlılık mı beklersin? Yoksa eşitliğin korunduğu, karşılıklı fedakarlığında barındığı bir ilişkiyi benimsemek istemez misin?

Kediler, sahipleri artık onlara daha ilgilendiğinde, sevgisini kısıtlayıp ihtiyaçlarını karşılamadıkların da giderler.  Hem de kime bilir misin Azizim, onunla daha çok ilgilenen ve seven yeni birine.  Bir kadında gider dostum, sevilme ihtiyacını kim karşılıyorsa ona gider.

Onu yerinde tutamayan, gereksinimlerini veremeyen sen buna nankörlük dersin.  Bir düşünsene genelleme yapmadan, istisnalara aldanmadan.  Sen, evet sen kalır mısın seni sevmeyende.  Karşıda kollarını sana açmış bekleyen içten bir kalp yolunu gözlerken?

Cevabını vermeden önce ‘Sezar’ın hakkını Sezar’a, Tanrının hakkını Tanrıya ver’, sonra yüreğine danışıp, sesini dinle.  Dinle ki cevabını bana öyle ver.

Kadınlar kediye benzer ve kim severse ona gider…

-Semra Şenol

Boş Vakitlerinde Wushu Dövüş Müsabakalarında Hakemlik Yapan İmam Şaşırtıyor

Wushu Federasyonu hakemi olan Tahsin Buğuş aynı zamanda Amasya’da İmamlık yapıyor.  Vakit namazlarında cemaate namaz kıldıran İmam, boşta kalan zamanlarında Çin dövüş sporu olan Wushu hakemliğini üstleniyor.

İmamlık görevlerini aksatmadan ve eksiksiz olarak yerine getiren Buğuş, hakemlik konusundaki başarısını da sürdürüyor.  Namaz vakitlerinin ardından Amasya Kapalı Spor Salonunda düzenlenen Wushu müsabakalarında hakem olarak görev alan İmam, bu konuyla ilgili şu sözlere verdi.

“İmam hatip görevimin peşinden geriye kalan zamanlarımı wushu ile değerlendiriyorum.”

Wushu maçlarını düzenleyen Tahsin Buğuş gün içinde TOKİ Camii İmam Hatibi olarak görevini icra ederken, yakın zamanda hakemlik belgesini aldığını belirtiyor.  Kişisel gelişmeye ve insanın kendisini daime geliştirmeye odaklanmasına inanan İmam Tahsin Buğuş, konuyla ilgili şu açıklamalara yer verdi.

“Amasya İl Müftülüğü Şeyhcui Mahallesi TOKİ Konutları Camii İmam Hatibiyim. Boş vakitlerimi değerlendirmek amacıyla görevim haricinde zamanlarımı bu şekilde Amasya Wushu Kung-fu Federasyonuna katıldım. Hocalarımın yardımıyla, vermiş olduğu eğitimle sürekli antrenmanlara katılmaktayım. Yakın zamanda bir hakemlik belgesi aldım. Bildiğim ne varsa sporcu arkadaşlarıma elimden geldiği kadarıyla onlara yardımcı olmaya çalışıyorum. İmam hatip görevimin peşinden geriye kalan zamanlarımı wushu ile değerlendiriyorum. Bu esnada bir de bir sloganımız var ‘Namazda huşu, sporda Wushu’ sloganıyla da bütün gençlerimizi davet ediyoruz”

İmamlık görevlerini aksatmamanın yanı sıra wushu maçlarını da adaletli ve başarılı şekilde yöneten İmam hakkında Wushu İl Temsilcisi Tuğrul Fırat ‘Kişisel gelişimine fayda sağlıyor’ dedi.  Boş vakitlerinde müsabakalara hakemlik yaparken, antrenmanlara da katılan Tahsin Buğuş, gençlere “Namazda huşu, sporda Wushu” diyerek sesleniyor…

 

İNTİZÂR

Serçenin özrüne mazhar ol da,

Bir gülün dikenine eğil.

Akan bir damlacık kana, utanda

Yediğin haklara sırt çevir.

Uslanmadığın gibi, arsızlığa yenil.

 

Ey yâr, sanma ki intizarım sana,

Gülü bülbüle, Leyla’yı Mecnun’a dert eden sevdaya.

Boş söz ne zaman olur işe yarar kelam,

Bir kadeh kızıl şaraba takas etmişim.

Mercan gözleri, gayri işlemez lafım sana.

 

Sen, sen ol da harap et beni,

Bozdurup harcadığın gafil zamana,

Tırnağının ucuna değmeyecek katillere.

Velhasıl, hariçten gazel okumamın tam sırası,

Uyurken mi aldattım, gülleri.

-Semra Şenol

Engelli Emekliyi Bir İmza Karşılığı 150 Bin TL Dolandırdılar!

Adana’da faaliyet gösteren bir çete hedef olarak emekli, dul ve yetimleri gözlerine kestiriyor. Son kurbanları ise işitme engelli Abdülkadir Çatır’ı (75), 150 bin TL dolandırarak emekli maaşına el koydukları ortaya çıktı.  Polis merkezine gideren şikayetçi olan işitme engelli Çatır verdiği ifadesinde;

İmzaladığım senetten dolayı maaşıma el koyuyorlar. İki yıldır maaş alamıyorum. Elime bir kuruş emekli maaşı geçmiyor” sözlerine yer verdi.

Geçen şubat ayında Adana Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğüne başvuran H.Ü, kendisine yardımcı olma bahanesiyle senet imzalatılarak dolandırıldığını bildirdi.  3’ü gerçek 1’i sahte senet düzenleyerek 150 bin TL dolandırıldığını bildirerek şikayetçi oldu.

Harekete geçen Adana Emniyet Müdürlüğü, 5 ay süren çalışma ve araştırmanın ardından çetenin liderleri olan Aydoğan Ş., ve Mustafa Yavuz M.’yi tespit etti.  Liderlerini öğrenen polisler yaptıkları takipler ile operasyonun startını verdi.

İçerisinde çete lideri Aydoğan Ş. ve sevgilisi Yaprak A’nın bulunduğu 4’ü kadın 15 kişi hakkında gözaltı emri verilerek Şafak operasyonu gerçekleştirilirdi. 31 temmuz şafak saatlerinde gerçekleştirilen eş zamanlı olarak yürütülen operasyonda tespit edilen İstanbul-Adana’daki 15 adrese baskın düzenlendi.

Baskın adreslerinden biri olan Çukurova ilçesi Karahan Mahallesindeki villanın bahçesinde yaşayan 5 pitpull  köpeği veterinerlerin yardımıyla etkisiz hale getirilerek kafeslere koyuldu.  Villa güvenlik kameraları tarafından gözetlenirken, çete lideri Aydoğan Ş. ve sevgilisi Yaprak A. yakalanarak göz altına alındı.

Villanın içerisinde polisler tarafından yapılan arama sonucunda boş ve dolu senetlere, alacak defterlerine, çek fotokopileri, dijital materyaller, cep telefonları, bilgisayar, 2 av tüfeği ve 2 adet ruhsatsız silah ele geçirildi.  Operasyon sonucunda 15 kişi gözaltına alınırken, çetenin mağdur ettiği bir çok kişi polis merkezlerine giderek şikayette bulundu.

Çetenin çökmesiyle polis ekiplerine başvuran mağdurların sayısının 77’ye kadar ulaştığı öğrenildi.  Şikayetler sonucunda 135 senetin imzalatıldığı ve yaklaşık 9 milyon TL vurgun yaptıkları belirlendi.  Diğer çete lideri Mustafa Yavuz M. tarafından kiralanan ofiste kredi çekemeyen emeklilere, araya kişiler sokarak bankalardan kredi çektikleri ve senet imzalattıkları ortaya çıktı.  Çete liderinin ailesi de dolandırıcılık düzeneğinde yer alırken, babası Bayram M., annesi Ayfer M., kız kardeşi Mervenur M’nin mağdurlara imzalatılan senetlerde alacaklı konumunda oldukları öğrenildi.

Çete liderlerinin sorgusunda Aydoğan Ş, suçunu kabul etmezken 1,5 milyon TL değerindeki villayı nasıl aldığını açıklayamazken, Mustafa Yavuz M. emekli, yaşlı ve yetimleri dolandırdıklarını kabul etti. Sorguların ardından çete liderleri tutuklanırken, Yaprak A. ve diğer 3 kadın serbest bırakıldı.  Diğer 9 şüpheliye ise ev hapsi verildi.

Geniş çaplı araştırmaya başlayan polis ekipleri 15 kişilik çetenin 4 yıl boyunca tüm hesap hareketlerini mercek altına aldı. 4 yılda hesaplarına yaklaşıp 20 milyon Tl para giren çetenin mağdurlarından biri de Abdülkadir Çatır oldu.  Köy  hizmetlerinden emekli olan işitme engelli 75 yaşındaki Çatır, polise giderek şikayetçi oldu.

 “Bana 40 bin lira kredi çektirdiler. Bunun 14 bin lirasına, ‘banka sigorta alıyor’ diyerek, el koydular. Geri kalan 26 bin liradan bana sadece bin lira verdiler. Daha sonra da 110 bin liralık senet imzalattılar. Ben 2 bin 330 lira emekli maaşı alıyordum. Bu imzaladığım senetten dolayı maaşıma el koyuyorlar. İki yıldır maaş alamıyorum. Elime bir kuruş emekli maaşı geçmiyor” dedi.

 

Marmara Depreminin 20. Yıl dönümü

17 Ağustos 1999 Yalova’da yaşanan Marmara depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti.  Yaşanan büyük felaket sonucu bir çok insan hayatını kaybederler, bir çok ev bir çok ocak sönmüştü.  Marmara depreminde hayatını kaybedenler adına bir tören düzenlendi.  Tören depremin gerçekleştiği 03;02’de gerçekleştirildi.

17 Ağustos 1999’da gerçekleşen Marmara depreminde yaşamını yitirenler için Kocaeli, Gölçük ilçesinde tören düzenlendi.  Kavaklı sahilinde düzenlenen törende Vali Vekili Dursun Balaban katılarak konuşma yaptı.  Depremin gerçekleştiği sabah yurdun her köşesinden bölgeye yardımların gönderildiği, sonrasında ise devletin güzel hizmetlerde bulunduğunu belirtti.

Balaban konuşmasını 2018’de 50 bin kişi ve öğrenciye deprem eğitimi verdiklerini açıklayarak sürdürürken, depremin değil binaların insanları öldürdüğüne tekrar dikkat çekti.

Marmara depreminde iki kızını kaybeden Ak Parti Kocaeli Milletvekili İlyas Şeker, dünyanın varoluşundan bu yana depremlerin yaşandığını belirtti.  Konuşmasına devam eden İlyas Şeker, her an deprem olacakmış gibi binaların sağlamlığı sorgulamalarının yapılması gerektiğini söyledi.

“1999 MarmaraDepremi’nde yaklaşık bu bölgede 17 bine yakın insan hayatını kaybetti ama yapılan araştırmalara göre sadece 1 kişi depremden dolayı hayatını kaybetti. O da arazide açılan fay hattına düşerek, onun dışındakilerin tamamı sağlıksız şekilde yapılan binaların depremde yıkılması sonucu.” 

Deprem olduktan sonra deprem bölgesine gittiğini açıklayan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu karşılaştığı acı verici görüntüleri şu sözleriyle aktardı.

“Cesetler yerdeydi. Kimin nereye koşuşturduğu belli olmayan kıyamet günü gibiydi. Sayın Çiller ile ilk önce arabada dönemin Başbakanı rahmetli Bülent Ecevit’i aradık. Buradaki tablodan bilgisi yoktu. Yine dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i aradık. Onun da tablonun büyüklüğünden haberi yoktu. İlk fotoğraf nakledildikten sonra sıra sıra gitmeye başladık. Arabanın arkasına bir şey almış, gördüğümüz, bulduğumuz herkese ulaştırmaya çalıştık. Bir kıyamet ve mahşer anı gibiydi. Bir hiçlik duygusunu insana olabildiğince yaşatan anı o gün burada hatırladıkça tekrar hissedebiliyoruz. Buradan Gölcük’e gece yarısı ulaştığımızı hatırlıyorum. Işık yok, karanlık. Gölcük’e giderken gündüz vaktiydi. Aklımdan çıkmayan manzara, ev çökmüş, annesini evin içerisinde olduğunu düşünüp, ‘Anne neredesin’ diye seslenen insanlar. Bir çok binanın üzerinde sahil boyunca olan sitelerin bir çoğunda sele serpe yatan cesetler. Ceset torbasının olmadığı bir Türkiye’ydi o dönem. Sonraki tartışmaları hep beraber hatırlıyoruz. Onlarla büyüdük, bu zamana kadar geldik. Kendi kendime ‘Bu tecrübe bu kadar acı mı olmalıydı’ diye sordum” dedi.

A benim Kadınım!

A benim Kadınım!

A benim gözleri sisli, sözleri yanık kadınım. Avunduklarıma kaç güz adadım, derdimi deva saydım.  Kul oldum nefsime, menekşe kokulu dillerine susadım.

Uymadım sürüye, dedim vardır Hak’kın bir bildiği mevla neylerse güzel eyler dedim.  Dedim de döndüm sana A benim çocuk elli kadınım.  Ufacık yüreğine sığınırım sanıp der top ettim aklımı.  Adam denen mahlukat bilmeli lafını sözünü dediler, ben bir tek sana suskundum.  Vurgundum.

Okun yayda gerilişi gibi gelmeye hazırdım koynuna, komadılar.  Varsın yanında değil, ruhunun yanı başında kalayım dedim.

A benim dudakları gül goncası, yanakları elma kadınım. Mahzun bakışına nasıl yıkılıverdiğimi Hüda bilsin, gayrı sende bil.  Çul çürüten gönlüme ayağınla tep, akıllandır uslandır bu arsızı.  Rızkımız sevgimizin yüceliğindedir de çık gel yanıma, büyükçe ellerimi bir tutuver.

Görsün cümle alem bu deli oğlan nasıl durulur, nasıl pare pare yanar da akkor ateşlere gark olmaz.  Zülfü saçını, bal badem gözlerini bir sürüver boynuma yandım diye haykırayım.

A benim can suyum, narin bakışlı ceylan kadınım.

Yad ellere koma bu garibi, gel deyiver gelsin, öl de ölüversin ayağının değdiği toprağa…

-Semra Şenol

Angelina Jolie ‘Dünyanın Daha Kötü Kadınlara İhtiyacı Var’

Angelina Jolie ‘Dünyanın Daha Kötü Kadınlara İhtiyacı Var’

Elle dergisinin Eylül ayında yer alan ABD’li ünlü aktör Angelina Jolie, verdiği röportajla tüm dikkatleri üstüne çekiyor.  Yaptığı açıklamalarla kadınlara haklarına dikkat çeken Jolie, ‘Dünyanın daha kötü kadınlara ihtiyacı var’ diyerek bakın neyi anlatmak istiyor.

(BMMYK) Birleşik Milletler Mülteciler  Yüksek Komiserliği İyi Niyet Elçisi, Oscar ödüllü Angelina Jolie Elle dergisine verdiği röportajda toplumlarda kadının nasıl göründüğüne vurgu yaptı.  Kadınların toplumlar tarafından nasıl algılandığı, toplumdaki yerini, kadın cinayetlerini konu alarak açıklamalarda bulundu.  44 yaşında olmasına rağmen güzelliğini hala daha koruyan aktris, çocuklarına nasıl bir insan olmalarını gerektiğini anlattı.

Dünyada kötü kadınların çoğalması gerektiğini belirten ünlü aktör, gerekçesini ise şu sözleriyle açıkladı.

‘Kötü kadın’ haksızlık ve tacizden bıkmış kadınlardır. İnanmadıkları kurallara uymayı reddeden kadınlar, kendileri veya aileleri için en iyisidir. Aileleri ve toplulukları tarafından ölüm veya hapis cezası veya reddedilme riski altında olsa bile seslerinden ve haklarından vazgeçmeyen kadınlar. Eğer bu kötülük ise, o zaman dünyanın daha kötü kadınlara ihtiyacı var.

Ancak, kadınların her sabah savaşmak istedikleri için uyanmadıkları da doğru. Yumuşak, besleyici, zarif ve sevgi dolu olmak istiyoruz – herkes savaşmak için doğmaz. Ve biz kadınlar sihirli güçlere sahip değiliz. İstediğimiz şey birbirimize destek olma ve kadınlara eşit olarak değer veren ve saygı duyan birçok adamla birlikte çalışmak, birlikte yaşamak. Sadece bu.

 

Birçok ülkede insan haklarını savunan kadınlar hala sapkın, yoldan çıkan veya geçimsiz olarak etiketleniyor. Bu ülkelere sık sık seyahat ediyorum. Dünyanın dört bir yanındaki kadın insan hakları savunucuları, siyasi görüşlerinden, kendilerini ya da başkalarını savunmaktan, hayal bile edemediğim cesaretle hapsedildiler. Kadınlar, tehlikeli bir güç olarak görülüyor. Günümüzde hala 200 milyon kadın genital sünnet geçiriyor dünya çapında 650 milyon kadın da 18 yaşından önce evlendiriliyor. Binlerce kadın ve kız, aile üyeleri tarafından her yıl namus cinayetleri altında öldürülüyor. Bu korkunç suistimallere son vermeliyiz. Kadınları ikincil bir konumda tutmak için neden bu kadar enerji harcanıyor?’

Dünya üzerinde Milyonlarca kadının hala sünnet edildiğini ve 18 yaşının altında iken rızası olmadan evlendirildiğini belirten Jolie, namus cinayetleri konusuna da değindi.  6 altı çocuğu bulanan Angelina Jolie, çocuklarına verdiği her zaman verdiği öğüdü derginin sayısında da paylaştı.

 ‘Kızlarıma yapabilecekleri en önemli şeyin zihinlerini geliştirmek olduğunu sık sık söylüyorum. Her zaman güzel bir elbise giyebilirsin, ama aklın güçlü değilse, dışarıda ne giydiğin önemli değil. Bağımsız bir iradeye ve kendi görüşlerine sahip bir kadından daha büyüleyici bir şey olamaz.’

 

Selvi Boylum Al Yazmalım…

Selvi Boylum Al Yazmalım…

Tuttum eli sıcacıktı
Yüreği elindeymiş gibi
Götür beni deli oğlan, sevdiğine yol versin
Bu dağlar, bu taşlar, rüzgarlı ovalar
Dağılan yağmurlar

Al yazmam serde, gönlüm başka evde
Sevmek dostluktur dilde

Sevgi neydi, sevgi emekti
Uçuşan yaprak, boş bir salıncak
Senden başka yok hiç kimse
Düşerim dara, içim yara

Nakışladı kamyonunu
Kırmızıdandı yavuklusu
Götür beni, İstanbullu!
Annem duyarsa duysun
bizi saklar dağlar, taştan bu ovalar,
dağılan yağmurlar heey

Al yazmam sende, gönlüm başka evde
Sevmek dostluktur dilde

Sevgi neydi, sevgi emekti
Uçuşan yaprak, boş bir salıncak
Senden başka yok hiç kimsem
düşerim dara, içim yara

Gelirim ardı sıra, dön bak bana
yoksan boştur Asya
gelirim ardı sıra, dön bak bana
yoksan yoktur Asya…

-Jehan Barbur

Devran Çağlar Hayatını Kaybetti!

Devran Çağlar Hayatını Kaybetti!

Bir döneme adını yazan Ünlü şarkıcı Devran Çağlar, dün gece saatlerinde evinde ölü olarak bulundu.  Kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden şarkıcı, yakınları tarafından Maltepe’deki bir rezidansta cansız halde bulundu.

Ünlü sanatçıdan bir süredir haber alamayan yakınları Devran Çağlar’ın çalıştığı işletme sahibine haber verdi.  Maltepe’deki bir rezidansta yaşadığı bilinen ünlü sanatçının yakınları kapıyı çilingir yardımıyla açtırdı.  Devran Çağlar’ı evinde ölü olarak bulan yakınları polisi aradı.  Savcılık tarafından yapılan olay yeri incelemesinin ardından ünlü sanatçının cenazesi Adli Tıp Kurumuna gönderildi.

Hayatını kaybeden Devran Çağlar’ın gerçek adı Mustafa Dağlar iken henüz 56 yaşında gözlerini hayata kapadı.  90’ların ünlü arabesk sanatçılarından biri olan Çağlar, çıkış yaptığı dönemde Bülent Ersoy’un tahtına aday olarak gösterilmişti.