Kelime Kökeni: Arapça
– İyilik yapmayı seven kimse, hayırsever
– Kokusu çok olan, kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli iyilikle dolu neffah birisiydi, toprağı bol olsun.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İyilik yapmayı seven kimse, hayırsever
– Kokusu çok olan, kokulu
Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli iyilikle dolu neffah birisiydi, toprağı bol olsun.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Göz yaşı akıtma, ağlama, ağlamak eylemi
Cümle içinde kullanımı: “Niçin ibtika edersin be küçüğüm, yazık değil mi bu yaşlara?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Açık gri mavimsi metal, Çinko
– Gözleri öne çıkarmak için çekilen sürme
Cümle içinde kullanımı: “Peçenin ardında görünen tûtiyâ sürdüğü kara gözlerinde tereddüt yoktu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Böbürlenen kişi, fazla kibirli, çok gururlu
Cümle içinde kullanımı: “Dünyaya da kendine de çok güvenme, cahhaf olsan da kara toprağa gireceksin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ara bozan, fenalık getiren, fitne salan
– Kişiler arasına fesat karıştıran
Cümle içinde kullanımı: “Müfsid kişiler aramıza nifak tohumları serpmeye çalışıyor, buna izin mi vereceksin?”
Kelime Kökeni: Farsça-kaltebân
– Namusu olmayan, kavat, pezevenk, derare, deyyus, yalancı
Cümle içinde kullanımı: “Böylesi kaltaban herifleri ibreti alem için ülkeden sürüp, aç biilaç süründüreceksin.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sosyalizm yandaşı olan topluluk
– Osmanlı devletinde II. Meşrutiyet sonrasında sosyalizm, komünist ve ortakçılık akımlarının içeren kavram
Cümle içinde kullanımı:” Kurtuluş savaşı sırasında kurulan Halk İştirakiyun Fırkası, Anadolu’nun birçok yerinde yaptıkları komünist çalışmalarla adından söz ettirmiştir. “
Kelime Kökeni: Arapça-iştîyak, Farsça-nâme
– Özlem duygusunu anlatmak için yazılan mektup veya yazı
Cümle içinde kullanımı: “Eskiden aşıklar birbirlerine duydukları hasreti iştiyak-name yazarak birbirlerine kelimeler aracılığıyla yakınlaşırdı.
Kelime Kökeni: Arapça-işret, Farsça-nâme
– Üzüm ve meyvelerden yapılan şarapların, içkilerin özelliklerinin bulunduğu eserler
Cümle içinde kullanımı: “Edebiyatımızda yer alan sakinamelerin özellikleri İşret-namelerle benzerlik gösteren eserlerdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yoğun arzular, şiddetli tutkular, şevkler
– Anat
– Kemik uzaması hastalığı
Cümle içinde kullanımı: “Şair ağdalı bir dille yare olan eşvakını en yoğun şekilde anlatmayı başarmış.”