Kelime Kökeni: Arapça
– Sesin bir yere çarparak geri dönmesi, yankı, aksiseda, akis
– Seda, ses, avaz
Cümle içinde kullanımı: “Sabahın ışıkları ufku aydınlatılırken çobanların topladığı sürülerin sadâ’sı köylüyü uyandırır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sesin bir yere çarparak geri dönmesi, yankı, aksiseda, akis
– Seda, ses, avaz
Cümle içinde kullanımı: “Sabahın ışıkları ufku aydınlatılırken çobanların topladığı sürülerin sadâ’sı köylüyü uyandırır.”
Kelime Kökeni: Arapça-ad
– Sadrazam vekili, yardımcısı
– Osmanlı devletinde günümüzdeki İçişleri Bakanlığına denk gelen makam
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı İmparatorluğunda Divan-ı Hümayun kaldırılana dek Sadâret Kethudâsı, sadramın yardımcısı olarak hizmet verirdi.
Kelime Kökeni: Arapça
– Sabahın ilk saatlerinde sağılan süt
– Sabah mahmurluğundan kurtulmak için içilen içki
Cümle içinde kullanımı: “Erken vakitte içtiği sabûh şimdiden zil zurna olmasını sağladı. “
Kelime Kökeni: Arapça-reşha, Farsça-feşân
– Damla damla saçan, damla akıtan, çok küçük miktarda akıtan
Cümle içinde kullanımı: “Reşha-feşân akan gözyaşları elime değil yüreğime değdi, burada öldüm ben.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nesneleri birbirine çarptırma, birden fazla nesneyi birbirine vurma
Cümle içinde kullanımı: “Bu iki hergeleyi bana bir verseler kulaklarından tutup kafalarını birbirine lafk ederdim.”
Kelime Kökeni: Arapça-tamlama
– Kutsal Kitaplar, mukaddes sayılan kitaplar
Cümle içinde kullanımı: “Türk Tarih Kurumu Kütüphanesinde yer alan Kütüb-i mukaddese’ler belirli günlerde halka sergilenmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Bir avuç içinde tutulan su, avuca sığan su miktarı
– Yağmur yağdığında avuçta biriken su
Cümle içinde kullanımı: “Yağmura açarım kollarımı, birikir yağmurun gözyaşları ellerimde. Gurfayı içerim avuç avuç, temizlenmek için.”
Kelime Kökeni: Farsça-niyâz+âyîn, Arapça-î
– Mevlevi dergahlarında niyaz icrası sırasında bestelenmiş şiir okuma, müzik eserleri
Cümle içinde kullanımı: “Sema töreni esnasında mukabelenin biraz daha devam etmesi için Niyâz Âyini eşliğinde Niyâz Mukâbelesi yapılmaktadır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kadınlık, kadın olmak için gerek olan nitelik ve erdemi taşıma
– Feminite
Cümle içinde kullanımı: “Nisvaniyyeti ile duruşuyla tam bir İstanbul hanımefendisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Nadir bulunma, az rastlanan, seyrek görülen
Cümle içinde kullanımı: “Siyah orkideler nedret türde çiçeklerdir. “