Kelime Kökeni: Arapça- abd
– Kulluk, köleler, kölelik, ubudiyet, bağlılık
Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan ve peygamberinden başka kimseye abdiyyet olma, makamda para da geçicidir.”
Kelime Kökeni: Arapça- abd
– Kulluk, köleler, kölelik, ubudiyet, bağlılık
Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan ve peygamberinden başka kimseye abdiyyet olma, makamda para da geçicidir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Namaz ve benzeri ibadeti yerine getirmek i.in ağza ve burna su çekme; elleri, yüzü ve ayakları yıkama ile kulaklara ve başa ıslak elle mest etme
– Müslümanların temizlenmek için kullandıkları yöntem, arınma
– Gaita çıkarma, işime
Cümle içinde kullanımı: “Öğlen namazı yaklaşıyor abdestimi tazeleyip Camii’ye gidelim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sulu, taze
– Gösterişli, parlak, zarif, güzel
– Sağlam vücutlu
– Keskin, bilenmiş, iyi kesen
Cümle içinde kullanımı: ” Portakalın en alası âb-dâr olanıdır beyefendi, dalından kopanı daha makbuldür. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Su kovası, süzgeçli kova, bahçe kovası
– Sidik torbası, mesane
– Göl
Cümle içinde kullanımı: ” Abdan ile tüm çiçekleri sulamayı unutma yavrum, güller susuzluktan başını eğmesin.”
Kelime Kökeni: Arapça- bedel, bedîl, ebdal, abdalan
– Anadolu’da gezgin olarak yaşayan oymaklara verilen isim, gezgin derviş
– Çabuk aldanan, çabuk kanan, ahmak, safdil
– Kalender meşrep, derviş adam, tevekkülcü, dünyadan elini eteğini çekmiş kimse
– Anadolu’da yaşayan bir Türk boyu,
– Üstü başı perişan kimse, dilenciye benzeyen
– Bektaşî
Cümle içinde kullanımı: “Abdâl temiz kalbiyle konuşur, imanı için susar efendim.”
–
Kelime Kökeni: Farça
– Ölü yıkandıktan sonra kurulamak için kullanılan havlu bez
Cümle içinde kullanımı: “Meftaya abdest aldıran hoca âb-çîn ile işini bitirince son yolculuklar için hazırlanmış oldu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yüzme sporu yapan kimse
– Yüzücü, yüzgeç
– Su cambazı
Cümle içinde kullanımı: ” Suyun içinde adeta bir balık âb-bâz bir yeteneğe sahiptir. “
Kelime Kökeni: Ad
– İbrik
– Süs ve ziynet eşyası
– Güzellik, tazelik, parlaklık,
– Adet, yol, tarz, görenek
– Ağustos ayı, yılın sekizinci ayı
Cümle içinde kullanımı: “Âb u tâb ayında gelen bolluk ve bereket köyümüzü şenlendirdi.”
Kelime Kökeni: Ad
– Su ve toprak, toprak ve denizler
– Dünya, yeryüzü
– Fani olan beden
Cümle içinde kullanımı: “Eyleye dur gönlünü, âb u gil geçici ahiret kalıcı!”
Kelime Kökeni: Ad
– Kısmet, rızk, azık
– Su ve buğday
– Su ve habbe
– Su ve ekmeksu e
Tasavvuf: Bir hırka bir lokma
Cümle içinde kullanımı: “Üç günlük dünyamızda âb u dâne’ye rıza gösterip bir hırka bir lokma ile yaşamanın sırrına nail olalım.”