Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel kokması yahut ilaç ve büyü yapımında yakılarak kullanılan madde, tütsü
Cümle içinde kullanımı: Evinin her köşe ucu tutuşturulmuş gümre doluydu kendi gözlerimle gördüm. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel kokması yahut ilaç ve büyü yapımında yakılarak kullanılan madde, tütsü
Cümle içinde kullanımı: Evinin her köşe ucu tutuşturulmuş gümre doluydu kendi gözlerimle gördüm. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Öldürülen, öldürülmüş, maktul
Cümle içinde kullanımı: “Cinayeti aydınlatacak bilgiyi güşte’nin evinde bulacaklarını düşünüyorlar. “
Kelime Kökeni: Fransızca
– Bağırsak ve cilt arasında normalin dışında oluşan kanal
– İyileşmeyen sürekli yenileyen çıban, akarca, akan yara türü
Cümle içinde kullanımı: “Fistül genellikle bir organın hasar görmesi, iltihaplanmasıyla ortaya çıkan tıbbi hastalıktır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Gümüşten yapılma, gümüşler, gümüş paralar
Cümle içinde kullanımı: “Eski Persler para yapımında fizaz kullanmışlardır, en yakın tarihte ise 1797 yılından önce de İngilizler kuruşlarda kullanmışlardır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Verimli, bereketli, feyizli, gür, bolluk
Cümle içinde kullanımı: “Dua et, etki kazancın feyzdâr olup dolsun taşsın. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Topluluk, takım, bölük, topluluk, cemaat
Cümle içinde kullanımı: “Dergah camii’sinin avlusunda biriken fevc Cuma namazının niyazine erişmek sükun içinde bekliyor. “
Kelime Kökeni: İngilizce
– Senaryo gibi önceden tasarlanmamış, teatral bir hava içeren doğaçlama ilerleyen sanatsal değeri olan etkinlik.
– Olay, doğaçlama, vaka, hadise, olgu
Cümle içinde kullanımı: “Sanatın oluşumunu alakadar eden Happening terimini ilk kez Allan Kaprow eserinde kullanmıştır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Bıçak, makas, çakı gibi aletleri bilemeye yarayan taş, bileği taşı
– Söylence, efsane, hikaye, masal
Cümle içinde kullanımı: “Halk edebiyatımızda yer alan çoğu fesân, anonim özellliktedir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Çocuk olma durumu, çocukluk
Cümle içinde kullanımı: “Bebeklik dönemini geride bırakan ferzendî hülyalarına kapılır, yetişkinlikte ardından geliverir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kız, Genç kadın, halayık, cariye
– Uşak, işçi, ,
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı devletinde padişaha ve ailesine fetât’lar, dişi köleler hizmet ederdi. ”