Kelime Kökeni: Arapça
– Rahat, huzurlu, gösterişli yaşama tarzı, lüks hayat, zengin yaşam
– Parlayan, parıldayan, ışıldayan
Cümle içinde kullanımı: “Hayalimdeki leyân yaşamı ben değil can düşmanım yaşıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Rahat, huzurlu, gösterişli yaşama tarzı, lüks hayat, zengin yaşam
– Parlayan, parıldayan, ışıldayan
Cümle içinde kullanımı: “Hayalimdeki leyân yaşamı ben değil can düşmanım yaşıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Işıldama
– Parlama, parıldama, parıltısı
Cümle içinde kullanımı: “ Saçlarına vuran leme’ân gibi beni de ayağına kul yaptın yaranım. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ateşin alevlenmesi, ateşten çıkan yanar ve ve parlak hava
Cümle içinde kullanımı: “Lehebân gibi bir sevda ile sana yürürüm, yollarımı yarım bırakma Ey Sevgili!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Süt satan kimse, sütçü
– Sütü bol veren hayvan
Cümle içinde kullanımı: ” Sabah mahalleye gelen lebbân’dan yoğurt çalmak için bir bakır süt aldım.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Şefkatli, merhametli, sevecen, müşfik
– Gaddar karşıtı
Cümle içinde kullanımı: “Sevdiğimin güzel yüzü bir yana latfân yüreğine aşık oldum, ondaki sevgi her zaman okyanus kadardır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Gaytanla bağlanan kulaklı mest
– Tabanı meşinden yapılan mest, edik, kısa çizme
Cümle içinde kullanımı: “Dedemin hiç ayağından çıkarmadığı lapçinler çok fazla satılmıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Büyük Melekler, Meleklerin en büyükleri
Cümle içinde kullanımı: “Allah’ın yarattığı mucizelerden biri de görkemli kerrûbiyândır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Katipler, Yazıcılar, ketebe, küttab
– Resmi dairelerde yaz işlerinde görevli memurlar, yazmanlar, sekreteler
Cümle içinde kullanımı: “Yazı yazmada usta olan kâtibân kolayla iş bulur aç kalmazlar. “
Kelime Kökeni: Farsça-kalender çoğul biçimi
– Dünya işlerini bir yana bırakarak kendince başı boş dolanan (kimse), derviş, ehlidil, gönül eri
– Her şeyi boş gören kendi halince dolanan (kimse)
– Gösterişten uzakta sade bir hayat sürdüren alçakgönüllü kimse, rint
Cümle içinde kullanımı:” Eskinin gaddar bir o kadar cabbar ağası şimdilerde el boş gözü yaşlı dolanan kalenderâna döndü. “
Kelime Kökeni: Arapça-hürriyyet+Farsça-perverân
– Hürriyet yanlısı, hürriyet sever, bağısızlık yandaşı
Cümle içinde kullanımı: “Mustafa Kemal Paşa şayet hürriyyet-perverân biri olmasaydı geriye ne Anadolu kalırdı ne Türk!”