Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Kütüb-i Semaviyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça- kütüb tamlama

– Semavi kitapları

– Kutsal kitaplar, vahye dayanan mukaddes kitaplar

– Allah’ın vahiy yoluyla gönderdiği kutsal kitaplar (Kur’an-ı Kerim, Tevrat, İncil, Zebur)

Cümle içinde kullanımı: “Kütüb-i semâviyye okuyarak doğru yolu bulmayan var mıdır yoldaş?”

Kütüb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kitaplar, eserler

– Kitab çoğul biçimi

Cümle içinde kullanımı: “İslamı aydınlatmak, Müslümanlara yol göstermek amacıyla yazılan kütüp benim nazarımda mukaddestir. “

Küşayiş Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Ferahlık, açıklık, revnak, tazelik

Cümle içinde kullanımı: “Eskilerin kaynattığı nane şerbeti mis kokusu ve tadıyla küşâyiş veren bir meşrubattı. “

Küsur Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Kalanlar, artıklar, artan bölüm, geriye kalan bölüm, artık

– Kesir, kesirler, üleşke, usçul

– Tam sayıdan sonra geriye kalan sayı ve sayılar

Cümle içinde kullanımı: ” Kazandığımız kârın hepsini ortaklaşa paylaşalım geriye kalan küsûr ise birikim fonuna aktarılsın.”

 

Küşa Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Eklendiği kelimeye ‘açan, açıcı’ anlamlarını katarak birleşik söz varlıkları ve tamlamalar oluşturur.

– Dil-küşâ: gönül açan, gönül açıcı

– Dehen-küşâ: ağzını açan, ağız açıcı

Cümle içinde kullanımı: ” Durma bağrını küşâ edip soluğuma yanaş, makber utansın güzelliğinden. “

Küsul Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Uyuşuk, tembel, gevşek, üşengeç, eringen

Cümle içinde kullanımı: “Hayatımın hiçbir döneminde küsûl bir karaktere sahip olmadım.”

Küsuf Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Gün tutulması

– Güneş tutulması

– Ayın yer ile güneş arasına girerek güneşi kısmen veya tamamen gölgesiyle örtmesi olayı

Cümle içinde kullanımı: “Çocukken hayatta en korktuğum şey küsûf sonrası güneşin kaybolması ve geri gelmeyeceği düşüncesiydi.”

Küşad Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Açma, fethetme, ilk açılış merasimi, açış,

– Başlatma, başlatma işi

Cümle içinde kullanımı: “Caminin yakınına kurulan medrese dün itibariyle  küşâd edip talebe kabul etmeye başladı. “

Külliyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Tamamlık, Bütünlük, Tümlük

– Bolluk, çokluk, çoğunluk

Cümle içinde kullanımı: ” Bu sene vişne ağaçlarının meyve külliyyeti bütün bir sene geçimimizi sağlamaya yetecek.”

Külliyyen Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bütün bütün, tamamıyla, tamamen, Kamilen, büsbütün, kaffesi, toptan, hep birden

– Asla, Hiç, Kat’a, cuda, hiçbir zaman

Cümle içinde kullanımı: “Yemin ettim ana bir daha külliyyen ağzıma içki sürmem. “