Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Layefut Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Geçilmez, aşılmaz

Cümle içinde kullanımı: “Çanakkale cephesi vatan sevgisi yüzünden lâ-yefut aman vermez bir topraktır. “

Layefna Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Fena bulmaz, yok olmaz, tükenmez, bitmez, sonsuz, sonu gelmez

Cümle içinde kullanımı: ” Sevdalar gerçek ise lâ-yefnâ’dır, ömür boyunca unutulmaz. “

La yefhem Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Anlaması kıt, anlayışsız, idrakten aciz, anlayışsız

Cümle içinde kullanımı: ” Ölüyü diriltmek kadar manasız bir şey varsa o da lâ-yefhem olana kelam anlatmaktır. “

Layecuz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Uygun değil, müsaade verilmez, caiz değil, yakışmaz, olamaz

– Aykırı, mugayir, ters

Cümle içinde kullanımı: ” Hısım olan ailelerin birbirinden kız alıp vermeleri lâ-yecûz sayılmaktaydı. “

La-ya’ni Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Anlamsız, boş, gereksiz, manasız, yararsız, yersiz

Cümle içinde kullanımı:” Aşk-ı Memnu’daki Bihter’in sevdası nasıl lâ-ya’ni ise Behlül’ün sevdası da o kadar tahammülsüz bir oyalanma idi. “

Layalem Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Bilmez, bilgisiz, cahil

Cümle içinde kullanımı: ” Ey lâ-ya’lem olan ademoğlu, yeryüzünün kıymetini anlamadan nasıl olur da ahireti anlamaya çalışırsın!”

Layakılane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lâya’kıl+Farsça-âne

– Kendinden geçmişcesine, dalgınlıkla, bilinçsizce

Cümle içinde kullanımı: ” Geçirdiği buhran sonunda lâyakılâne halde yere kapaklandı. “

Layakıl Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bilinçsiz, kendinde olmayan, aklı başında olmayan, dalgın, bihoş, kendinden geçmiş

Cümle içinde kullanımı:” Gözleri kapanırken lâya’kıl görüntüsü giderek huzura erişerek uykuya telim oldu. “

Lây Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Çamur

– Tortu

– Kül

Cümle içinde kullanımı: “Kirin pasın içinde lây birikirken, kuyudan çıkan ışık huzmesi uğultuların kaynağıydı. “

Lavta Nedir?

Kelime Kökeni: Almanca

– Bir tür telli çalgı, gövdesi uttan küçük küçük mızrapla çalınan müzik aleti

Kelime Kökeni: İtalyanca

– Kendiliğinden doğamayan bebekleri annelerinin rahminden çekip almaya yarayan kıskaca benzeyen alet

– Bu işlemi yapa doktor, hekim

Cümle içinde kullanımı: ” Lavtanın sesi çadırın dışından taşarak karanlık semaya doğru yükseliyordu. “