Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Lüb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lübbü,lübbi, elbâb çoğul biçimi

– İç, öz, ruh, derun, yürek

– Aklıselim, sağduyu, akıl

– Her şeyin en güzeli, her şeyin en iyisi

Cümle içinde kullanımı: “Hayatın tatlı yanına, insanın lüb olanına denk gelesin güzel kızım.”

Lu’ûk Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

Yalanacak, yenilecek macun

Cümle içinde kullanımı: “Bitki özlerinden yapılma lu’ûk her derde deva diyorlar ama bende işe yaramadı.”

Lûtî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Lut kavminin çirkin davranışlarını alışkanlık haline getiren kimse, eş cinsel, kulampara

Cümle içinde kullanımı: “Doğru yolu terk eden lûtîler lanetlenmiş olarak sayılırlar. “

Lût Nedir?

Kelime Kökeni: Ad

– Hz. İbrahim soyundan bir peygamber

– Eşcinsel bir yaşam tarzını benimseyerek lanetlenen kavim

– Lezzetli yiyecekler, tatlı yiyecekler

– Çıplak, soyunuk

Cümle içinde kullanımı: “Lût kavmini helak eden yasaklanmış tarza birliktelikler kurmalarıydı.”

Lûs Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Hırsız, arakçı, uğru

Cümle içinde kullanımı: “Başkasının malına el uzatan lûs olacağına fakir fukara kal, yoksulluk daha yeğdir. “

Lurî Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Miskinlik denilen hastalık

– Cüzzam, lepra, bulaşıcı bir deri hastalığı

Cümle içinde kullanımı: “Köydeki lurî hastalığı olan kişileri toplayarak daha uzak bir yerleşim yerin götürdüler.”

Lûlî Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Şarkı söyleyen, dans eden, oynayan kadın, çingene kızı, oyuncu

– Utanmaz, hayasız, namussuz, ahlaksız kadın

– İnce, zarif ve kibar (kimse)

Cümle içinde kullanımı: ” Mahallenin aşağısına kamp kuran lûlî ve romanlar her akşam üstü darbuka çalıp göbek atarlar.”

Lule Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Lüle

– Çeşme, musluk gibi su akıtan şeylere takılan küçük boru

– Halka gibi dürülmüş şey, kıvrılmış, bükülmüş şey

– Kağıt külah

Cümle içinde kullanımı: “Oğlanın çarşıdan lûle getirmesini bekliyorum akan musluğun tamir etmek için.”

Lukta Nedir?

Kelime Köken: Arapça

– Yerden toplanan şey, yere düşen şeyleri toplama

Cümle içinde kullanımı: “Kasalara doldurulan elmalar lukta olarak fabrikaya satılacak. “

Lûkmeşümâr Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lûkme+Farsça-şümâr

– Herkesin lokmasını sayan, yenen lokmaları sayan kimse

– Cimri, pinti, hasis, varyemez, eli sıkı

Cümle içinde kullanımı: “Rahmetli lûkme-şümâr, zengin ancak yedirtmeyen biri olarak göçüp gitti bu dünyadan.”