Kelime Kökeni: Arapça
– Lokma, sokum, bir defa da yutulacak yemek
– Yutmak
Cümle içinde kullanımı: ” Bir yudum suyuma bir lûkme somunuma eş ol isterdim, tek temennim buydu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lokma, sokum, bir defa da yutulacak yemek
– Yutmak
Cümle içinde kullanımı: ” Bir yudum suyuma bir lûkme somunuma eş ol isterdim, tek temennim buydu.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kısa tüyleri olan yük devesi, lök
Cümle içinde kullanımı: ” Kervanın ardından gelen lûk ile eşeklere ilk evvela su vermeyi unutmayın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Göz ucu ile bir şeye dikkatli dikkatli bakma
Cümle içinde kullanımı: ” Direk bakamaz luhâza seyrederdim uzaktan çehresini.”
– Rum patrikleriyle hükümet işlerini yürüten kimse
Cümle içinde kullanımı: “Lugûfet olarak görev alan Burhaneddin beyin bizim dinimize karşı sevgi beslemesini beklemek hata olacaktır.”
Kelime Kökeni: Arapça-elgaz çoğul biçimi
– Yanıltmaca, bilmece, bulmaca,
– Aruz ile yazılan manzum bilmeceler
Cümle içinde kullanımı: “Lugaz metinlerde geçen ibareler insanların eğlenceli vakit geçirmelerini sağlar. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözlük ile uğraşanlar, sözlükçüler, lugatçiler, kelimeden anlayan alimler, lügatçiler
Cümle içinde kullanımı: “Her yazar ve şair biraz lugaviyyûn becerisi taşır, bu edebiyatın doğasında var. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sözlüklerle ilgili konular
– Sözlük bilimi, leksikografi
Cümle içinde kullanımı: “Füsun hanımın ilgisi daha çok lugaviyyât ve lügatlardır.”
Kelime Kökeni: Arapça-lugaviyyun çoğul biçimi
– Sözlük bilimi ile uğraşan, sözlükçü
– Kelimeye ait. lügata mensup, lügattan anlayan kimse
– Hakiki bir manaya işaret eden kelimeye ait olan
Cümle içinde kullanımı: Lugavî kelimesi sözlük bilimine kendisini admış kişilere verilen bir isimdir, aynı zamanda kelimeye ait manasına gelmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça-lugat+Farsça-şinâs
– Söze hakimiyeti iyi olan, kelimelerle oynamasını bilen kimse, lugatı iyi kimse
– Kelime cambazlığı
Cümle içindeki kullanımı: “O öyle iyi konuşur öyle bir kelimeler kullanır ki sanırsın lugat-şinâs birisidir.”
Kelime Kökeni: Arapça-lugat+Farsça-nüvis
– Sözlük yapan, lugat yazan, sözlükçü
Cümle içinde kullanımı: ” Eserin dilbace kısmına not düştüğü gibi yazarın lugat-nüvis olduğu ortaya çıkıyor. ”