Kelime Kökeni: Arapça
– Kazı, kazılar, kazma işi, hafriyat
Cümle içine kullanımı: “Arkeoloji bilimi esasen hafriyyâta bağlıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kazı, kazılar, kazma işi, hafriyat
Cümle içine kullanımı: “Arkeoloji bilimi esasen hafriyyâta bağlıdır. “
Kelime Kökeni: Arapça-hafîd+Farsça-âne
– Torun gibi, toruna benzer
Cümle içinde kullanımı: “Evlatlık aldığım bu yetimi hafîdâne gibi büyütecek, mirasımdan pay almasını sağlayacağım.”
Kelime Kökeni: Arapça-hâcet+Farsça-gâh
– İbadet yeri, hacet yapılan yer, ibadethane
Cümle içinde kullanımı: “Hâcet-gâh olarak kullanılan yerlere ağzında kötü söz, ruhunda kirle girilmez efendim. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Hâcegan rütbesine sahip olma, mazhar olma
Cümle içinde kullanımı: “Babıali kaleminde çalışan efendilere Hâcegânlık mertebesi verilir. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Uyumuş, uykuda olan (kimse)
Cümle içinde kullanımı: “Rüyalar aleminde dolanır şimdi, gece bastırdığında başı yastığa konar konmaz hâb-nûş olur. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kuyumcu, cevher işleyen, cevahirci, mücevherci
Cümle içinde kullanımı: “Yavuz Sultan Selim gevher-ger marifetlerini kitap ayracı olarak kendisine yaptığı altın hilallerle göstermiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sıcak su
– Hamam, ısıdam, yunak
Cümle içinde kullanımı: “Düğün dernekten önce gelini eskiden germâb’a götürür bir güzel yıkar, hemde salınışına bakarlardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Geyikler
Cümle içinde kullanımı: ” Uzun ve çatallı boynuzlara sahip olan gazelân, ayrıca memeli hayvan sınıfına dahildir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Su taşıyan deve
Cümle içinde kullanımı: “Sahra çölünde en sık rastlanılan şey gâviye ve kaktüslerdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Batı tarafında yer alanlar, bulunanlar
– Dalgalar
Cümle içinde kullanımı: “Geminin güvertesi azgın gavârib arasında bir batıyor bir çıkıyordu. “