Kelime Kökeni: Arapça
– Kalbi yanık, meramına kavuşamayan, hasret çeken, özleyen, hasretkeş
Cümle içinde kullanımı: “Köyümüzde aşkı dillere destan olmuş lehfân bir meczup yaşar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kalbi yanık, meramına kavuşamayan, hasret çeken, özleyen, hasretkeş
Cümle içinde kullanımı: “Köyümüzde aşkı dillere destan olmuş lehfân bir meczup yaşar. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Kuyumcu, cevher işleyen, cevahirci, mücevherci
Cümle içinde kullanımı: “Yavuz Sultan Selim gevher-ger marifetlerini kitap ayracı olarak kendisine yaptığı altın hilallerle göstermiştir.”