Kelime Kökeni: Farsça
– Koçyiğit, dilaver, cengaver, kahraman, yiğit, cesur, batur
Cümle içinde kullanımı: “Hindistan’da Timur soyundan gelen Türk liderlere Gürd adı verilirdi, misal Babür Şah.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Koçyiğit, dilaver, cengaver, kahraman, yiğit, cesur, batur
Cümle içinde kullanımı: “Hindistan’da Timur soyundan gelen Türk liderlere Gürd adı verilirdi, misal Babür Şah.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel kokması yahut ilaç ve büyü yapımında yakılarak kullanılan madde, tütsü
Cümle içinde kullanımı: Evinin her köşe ucu tutuşturulmuş gümre doluydu kendi gözlerimle gördüm. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Öldürülen, öldürülmüş, maktul
Cümle içinde kullanımı: “Cinayeti aydınlatacak bilgiyi güşte’nin evinde bulacaklarını düşünüyorlar. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Bıçak, makas, çakı gibi aletleri bilemeye yarayan taş, bileği taşı
– Söylence, efsane, hikaye, masal
Cümle içinde kullanımı: “Halk edebiyatımızda yer alan çoğu fesân, anonim özellliktedir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Çocuk olma durumu, çocukluk
Cümle içinde kullanımı: “Bebeklik dönemini geride bırakan ferzendî hülyalarına kapılır, yetişkinlikte ardından geliverir. “
Nayab kelimesi, Türkçeye Farsça’dan geçmiş, derin ve güzel bir anlama sahip bir sözcüktür. Günlük hayatta sıkça kullanılmasa da, edebiyat ve şiirde sıklıkla karşımıza çıkar. Bu yazıda, nayab kelimesinin kökenini, anlamını ve cümle içerisindeki kullanımını detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.
Nayab kelimesinin kökeni Farsça’ya dayanmaktadır. Farsça’da “nadir”, “bulunmayan”, “benzersiz”, “eşsiz” ve “ender” anlamlarına gelir. Bu anlamlar, kelimenin Türkçedeki kullanımına da yansımıştır.
Nayab, Türkçede genellikle “eşsiz”, “benzersiz”, “nadir bulunan” veya “değerli” anlamlarında kullanılır. Bir şeyin kolaylıkla elde edilemeyen, özel ve kıymetli olduğunu ifade etmek için tercih edilir. Özellikle bir güzellik, yetenek veya eşya için kullanıldığında, o şeyin sıradışılığını ve benzersizliğini vurgular.
Nayab kelimesi, genellikle edebi metinlerde ve şiirlerde kullanılır. Klasik edebiyatımızda sıklıkla rastlanan bu kelime, günümüzde de anlamını korumaktadır. İşte nayab kelimesinin kullanıldığı bir örnek:
“Ey dürr-i nayâb, sen misin hicran eyleyip gözyaşı döken?”
Bu cümlede “dürr-i nayâb” ifadesi, “eşsiz inci” anlamına gelmektedir ve hitap edilenin güzelliğini ve değerini vurgulamaktadır.
Nayab kelimesi yerine kullanılabilecek bazı eş anlamlı kelimeler şunlardır:
Nayab kelimesi, Farsça kökenli olup, Türkçede “eşsiz”, “benzersiz” ve “değerli” anlamlarına gelir. Özellikle edebiyat ve şiirde sıklıkla kullanılan bu kelime, bir şeyin nadirliğini ve kıymetini ifade etmek için tercih edilir. Anlamının derinliği ve estetik değeri, nayab kelimesini Türk dilinin zengin bir parçası haline getirmektedir.
Nayab kelimesi, Hint-Avrupa dil ailesine ait olan Farsça kökenlidir. Farsça, aynı zamanda Türkçe ile de akraba olan bir dildir ve bu nedenle birçok Farsça kelime Türkçeye kolaylıkla geçmiştir.
Nayab kelimesi, günlük konuşma dilinde çok sık kullanılmayan bir kelimedir. Daha çok edebiyat, şiir ve resmi yazışmalarda tercih edilir. Günlük hayatta eş anlamlıları olan “eşsiz” veya “benzersiz” kelimeleri daha yaygın olarak duyarız.
Elbette. Örneğin: “Bu antika vazo, koleksiyonumdaki en nayab parçalardan biridir.” veya “Onun yeteneği gerçekten nayab, böyle bir ses daha önce duymadım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Düşüt, günü gelmeden düşen bebek, cenin
Cümle içinde kullanımı: “Yeni gelinleri sürekli bağan düşüyor diye boşatacaklarmış yazık zavallıya!”
Kelime Kökeni: Farsça
– Cennet, cennet bahçesi
Cümle içinde kullanımı: “Divan edebiyatında Bağ-ı Bihişt kelimesi, Bağ-ı Behişt olarak kullanılmış Kuloğlu Şeyh Hacı İlyas’ın eserine ad vermiştir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Örme eylemi, dokuyan
Cümle içinde kullanımı: “Pamuktan ip yaparak geçimini bâfte’den sağlayan köylüler yazın pamuk tarlasında çalışırlar. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kolun iç kısmı
– Kol koyacak yeri olan geniş sandalye, koltuk
Cümle içinde kullanımı:” Kitapları şuradaki sarı bagalın üstüne bırakabilirsin taşımana gerek yok.”