Kelime Kökeni: Farsça
– Kilit, sürgü, sürme, tırkaz, kapı mandalı
Cümle içinde kullanımı: “Çift taraflı menteşeli ahşap kapılar galç ile kilitlenerek gece saatlerinde kapatılır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kilit, sürgü, sürme, tırkaz, kapı mandalı
Cümle içinde kullanımı: “Çift taraflı menteşeli ahşap kapılar galç ile kilitlenerek gece saatlerinde kapatılır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel kadın, afitap
Cümle içinde kullanımı:” Zennup’um, benim bakmalara kıyamadığım ahu gözlü sevdiceğim…”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gökkuşağı, ebemkuşağı, alaimisema, alkım
Cümle içinde kullanımı: Atalarımız ezfendak altından geçenlerin cinsiyet değiştireceğine inanırdı, hatta Müjde Ar’ın bu hususta oynadığı bir film bile var.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kolçak, kolluk pazubent
– Hesap kitap, oranlama
– Müshil, söktürücü, laksatif
Cümle içinde kullanımı: “Günlerdir tuvalete gidemediğini söyleyince hekimde eyâre tavsiyesinde bulunmuş.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tehlike arz eden bölge, tuzak kurulmuş yer, sakıncalı yer
Cümle içinde kullanımı: “Mayınların yer aldığı doğu sınırı dâmgâh olarak nitelendirilir girilemez. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Tez canlı kimse, hızlı, çevik, atik, hareketli, tetik
– Hırsız, yan kesici, arakçı
– Makam sahibi kişi
Cümle içinde kullanımı: “Dündar bey çâlâk hünerleriyle hemen göze girdi girmesine ancak çenesine pek hakim olamıyor. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Dalkavuk, yaltakçı, el etek öpen, yalaka, yağcı
Cümle içinde kullanımı: “Bizim gibi dürüst kişiler çâlbûs insanların yanında hora geçmez, dünya el etek öpenlerin dünyası olmuş. “
Kelime Kökeni: Farsça-sıfat
– Yırtılmış,yırtık duruma gelmiş, çatlamış, yarılmış
Cümle içinde kullanımı: “Çeyizinde sakladığı tüm giysiler, çullar çaputlar çâk-dâr olup paralanmış.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Kadınların saçlarını kapatmak için örtündükleri örtü
– Çadır, çerge, otağ
Kelime Kökeni: Farsça
– Oturulan yer, mahal, yer
– Orun, mevki, rütbe, makam, mesnet
Cümle içinde kullanımı: “Devlet kapısında üstün cay-gâh elde ettikten sonra kimse tarafından yıkılmazsın evelallah!”