Kelime Kökeni: Ad
– Su ve toprak, toprak ve denizler
– Dünya, yeryüzü
– Fani olan beden
Cümle içinde kullanımı: “Eyleye dur gönlünü, âb u gil geçici ahiret kalıcı!”
Kelime Kökeni: Ad
– Su ve toprak, toprak ve denizler
– Dünya, yeryüzü
– Fani olan beden
Cümle içinde kullanımı: “Eyleye dur gönlünü, âb u gil geçici ahiret kalıcı!”
Kelime Kökeni: Ad
– Kısmet, rızk, azık
– Su ve buğday
– Su ve habbe
– Su ve ekmeksu e
Tasavvuf: Bir hırka bir lokma
Cümle içinde kullanımı: “Üç günlük dünyamızda âb u dâne’ye rıza gösterip bir hırka bir lokma ile yaşamanın sırrına nail olalım.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Sayran suyu, altın suyu
– Altın renkli şarap, sarı renkteki şarap
– Toz halinde öğütülüp zamk ile suda eritilen ve yaldızlama da kullanılan altın varak
Cümle içinde kullanımı: “Hekimler âb-ı zer içmenin mideye iyi geldiğini söylemişti.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Akarsu
– Hayat, yaşantı
– Kalpteki refah, ferahlık
Cümle içinde kullanımı: “Ömür dediğin üç gün sürer evladım, önemli olan âb-ı revân sevgilerimizdir.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Ateş suyu, ateşin suyu
– Kırmızı şarap
– Ruby
Cümle içinde kullanımı: “Kimse bilmez niye berduşum , niye âb-ı nâr’a tutkunum.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Meryem’in namusu
– Dindar kadın
– Temizlik, dürüstlük, doğruluk
– Şarap, mey
Cümle içinde kullanımı: ” Namus ve fazilette âb-ı Meryem gibi ol güzel kızım, dürüstlüğün yolundan vazgeçme.”
Kelime Kökeni: Farsça-tamlama
– Haram su, şarap, mey
Cümle içinde kullanımı: “Âb-ı harâm içiyor başımı derde salıyorsam aşktan ey canım!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Lüzucetli, yapışkan, yapışan, kopmadan uzayan, genişleyen şey
Cümle içinde kullanımı: “Lüzûcî kıvamında olan balın ne kadar doğal olduğunu renginden ve dokusunda anlayabilirsiniz.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hırsızlık, eşkiyalık, haramilik, sirkat
Cümle içinde kullanımı: “ Lüsûset övünülecek bir meziyet değildir kardeşim, elinin uzun olması gün gelir yüzünü kızartır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dilcik, küçük dil, damağın arkasında bulunan küçük uzantı
Cümle içinde kullanımı: ” Geçirdiği elim kaza sonrası lüseyni yuttuğu söylenmeye başladı bu yüzden kekeleyerek konuşuyormuş.”