Kelime Kökeni: Arapça
– Ucu bucağı olmayan enginler
– Geniş boşluklar
Cümle içinde kullanımı: “İçinde gamla keder taşıyan insan, hiç sığabilir mi feyayih gökyüzüne.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ucu bucağı olmayan enginler
– Geniş boşluklar
Cümle içinde kullanımı: “İçinde gamla keder taşıyan insan, hiç sığabilir mi feyayih gökyüzüne.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sayıca az nitelik yönünden ayrı topluluklar, azınlık
Cümle içinde kullanımı: “Hukuki olarak akalliyetler üzerinde resmi bir tanım olmasa da farklı nitelikleriyle anılabilirler. “
Kelime Kökeni: aftab-Farsça, -î Arapça
– Güneş yüzlü
– Şemsiye
– Güneşe ilişkin
Cümle içinde kullanımı: “Ela gözleri, altın kumralı afitabı yüzüyle kasabanın tüm delikanlılarını kendine aşık ederdi.”
Kelime Kökeni: af”ı-Arapça, yan-Farsça
– Zehirli yılanlar
– Engerek yılanı
Cümle içinde kullanımı: “Geceleri avlanan afiyan, köylülerin korkulu rüyasıdır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Çok kızgın, oldukça öfkeli
Cümle içinde kullanımı: “Gözlerinden ateş fışkırıyor, ağzeb saçan kelimeleriyle çevresini zehirliyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Osmanlı devletinde Anadolu ve Rumeli kazaskerleğinden sonra en yüksek rütbe
Cümle içinde kullanımı: “Devlet erkanı rütbe-i bala ricalinden Mustafa Rıfkı bey hakkın rahmetine kavuşmuştur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Aşağılık kişiler, reziller
Cümle içinde kullanımı: “Bu devran rüzelaların eline kalmaz, Yaradan muhakkak sorar hesabını.”
Kelime Kökeni: Farsça–Deyim
Pösteki= Hayvan derisi, hayvan derisi üzerindeki tüyler
– Şiddetle döğmek, şiddetle vurmak
Cümle içinde kullanımı: “Ustası elinin altında yetiştirdiği çırağın pöstekisini çıkarıyor resmen.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Henüz açılmamış
– Yüzü görünmemiş, yüzünü göstermemiş
Cümle içinde kullanımı: “Ahu revanım henüz peçesini indirip naşüküftesini göstermedi.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Allah’ı anlama
– Yaratanı anlama
Cümle içinde kullanımı: “Marifet-ullah’ı yol aydınlatan ışığın olarak görürsen hiçbir karanlık seni korkutamaz.”