Kelime Kökeni: Arapça
– Yoğun arzular, şiddetli tutkular, şevkler
– Anat
– Kemik uzaması hastalığı
Cümle içinde kullanımı: “Şair ağdalı bir dille yare olan eşvakını en yoğun şekilde anlatmayı başarmış.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yoğun arzular, şiddetli tutkular, şevkler
– Anat
– Kemik uzaması hastalığı
Cümle içinde kullanımı: “Şair ağdalı bir dille yare olan eşvakını en yoğun şekilde anlatmayı başarmış.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ermiş eren, , evliya, Velî,
Cümle içinde kullanımı: “Konya’ya Ehlullah şehri denirdi eskilerden.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ucu bucağı olmayan, edebi, sonu olmayan
Cümle içinde kullanımı: “Başlangıcım olduğun gibi aynı surette bî-gerânımsın.”
Kelime Kökeni: Arapça
– İçinde altın olan kese
Cümle içinde kullanımı: “Kuyumcu Rüstem ağanın devamlı olarak cebinde taşıdığı biderleri vardır.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Doktor, hekim
– Müneccim, fal bakan kişi
– Çalınmış veya kaybolmuş mallar hakkında bilgi veren kişi
Cümle içinde kullanımı: “Bu gece gelecek olan arraf, küçük yavrumun düşmeyen ateşini düşürebilir.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Oldukça fazla, çok fazla
Cümle içinde kullanımı: “Bir yıllık yiyeceğinden artuğrak buğday depoladı. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Yoksul kimselerin giydiği kıyafet
– Sert kaba kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Sokakta yaşayan insanların üstündeki culeh ne yazık ki kış aylarının soğuğundan korumuyor. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Oyuk, çukur, kapanmamış derinlik
Cümle içinde kullanımı: “Alçıdan karılan harç ivedi bir hızla cüfreler içine dolduruldu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hoşluk, zarafet, çekici olma durumu, güzellik
Cümle içinde kullanımı: “Aşık olduğu kadını tarif edecek tek kelime revnak olurdu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Akciğer inflamasyonu
– Zatürre
Cümle içinde kullanımı: “Bitap düşmesinin nedenin öykencek hastalığı olduğunu düşüyorum.”