Kelime Kökeni: Arapça
– Dar olma durumu, sınırlılık
Cümle içinde kullanımı: “Mapusta mahdudiyyet çeken kader kurbanları iyi bilir özgürlüğün kıymetini.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Dar olma durumu, sınırlılık
Cümle içinde kullanımı: “Mapusta mahdudiyyet çeken kader kurbanları iyi bilir özgürlüğün kıymetini.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yıldız, yıldızlar
Cümle içinde kullanımı: “Gök dolusu ıkdı şebefrüz gecemi aydınlatırken nasıl karamsar olabilirim ki?”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cinsel davranışları ve düşünceleri yoldan sapmış kimse
– Sapık fikir
Cümle içinde kullanımı: “Toplumumuzda idlaliyye tavırlar sergileyen kişileri bastırıp en ağır şekilde cezalandırmalıyız.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Savaşın yapıldığı yer, savaş meydanı
Cümle içinde kullanımı: “Rüyada averdgah da olmak sıkıntıların baş göstereceğine dalalettir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Vahdaniyet
– Allah’ın birliği, Tanrının birliği
– Teklik
Cümle içinde kullanımı:“Tüm Müslümanlar inancıyla birlikte Ahadiyyet’e bağlıdır.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yaratan, yaratma yeteneği olan, Tanrı
Cümle içinde kullanımı: “Aferidegar yazmamışsa neylesin kul, ne yapsın ademoğlu.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yumurta benzeri sayılan şeyler
– Sayıyla alakalı
Cümle içinde kullanımı: ” Sıraya koymak, adediyyat etmek istesem de bunca derdi kederi yüklenemiyorum.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Berrak, temiz su
– Gökyüzü rengi, mavi
Cümle içinde kullanımı: “Gözyaşındayım romanındaki Ezrak karakteri hırçın ve hoyratlığı yüzünden sevgilini kaybediyor. “
Kelime Kökeni: Ad
– Cömert olma durumu
– Yardımseverlik
– Eli açık olma durumu
Cümle içinde kullanımı: “Derviş ve evliyalar eryahiyyet sahibi kimselerdir. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tacir, tüccar, alış verişle uğraşan esnaf
– Ağalık eden Yahudilere verilen ad
Cümle içinde kullanımı: “Bazergan aynı zamanda İran’ın Batı Azerbaycan eyaletinde yer alan bir şehirdir, Türkiye sınırına da yakındır.”