Kaim-makam Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Birinin bıraktığı görevi devralarak devam eden kimse

– Yarbay

– Kaza kaymakamı, Kaymakam

–  Osmanlı devletinde binbaşı ile miralay arasında yer alan rütbe

Cümle içinde kullanımı: “Diyarbekir’e yeni atanan kaim-makâm eskisini aratmayacak iyi ve nüfuslu biridir. “

Kahrüba Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Saman kapan, Kehribar, kılkoparan

Cümle içinde kullanımı: “Pinus succinifera ağacının fosilleşerek reçinesinden meydana gelen kahrübâ, zehirlenmelere karşı yararlıdır. “

Kahriyyat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kahrı çoğul biçimi

– Zorlama, zor kullanarak bir iş yaptırma, cebir, icbar, cebretmek

– Güç, kudret, erk, iktidar

Cümle içinde kullanımı: “Meşk ile mutlu olalım diye sevdama kahriyyât eylemem, sevda çiçeği kaba kuvvetle açmaz.”

Kadı Zindanı Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Şer’î mahkemelerinin bünyesinde bulunan ceza evi, mapushane

Cümle içinde kullanımı: “Halkın içinde anlaşmazlık çıkaran, hırsızlık eden ve etrafa zarar verenler kadı zindânlarına atılırdı. “

Kafile-gah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kâfile+Farsça-gâh

– Kafilenin konakladığı yer, mekan

Cümle içinde kullanımı:” Uzun yolculukları göze alan kervanlar geceleri kafile-gâh‘larda geçirerek sabah yola dökülürdü.”

Kademat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kademe

– Merdiven ayağı, basamak

– Derece, aşama, kerte, evre, sıra

Cümle içinde kullanımı: “Edebiyat dünyasında yer edinebilmek, hatırı sayılır bir üne sahip olmak için kademât kademât ilerlemek gerekir. “

Kadehkar Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kadeh+Farsça-kâr

– Sakî, içki dağıtan, kadehle içki sunan (kimse)

Cümle içinde kullanımı:” Doldur bee kadehkâr, ciğerimin yangınını anca bu kör olasıca söndürüyor!”

Kadeh-keş Nedir?

Kelime Köken: Arapça-kadeh+Farsça-keş

– Alkol içen, içki içen, kafayı çeken, sarhoş, esrik, sermest, kafası dumanlı, kafası kıyak

Cümle içinde kullanımı: “Dündar’ın yüzüne bakanlar kadeh-keş biri olup olmadığını iki metre öteden anlar.”

Kabir-gah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kabr+Fasça-gâh

– Mezarlık, mezar yeri, mezaristan, kabristan, gömütlük

Cümle içinde kullanımı: ” Annemin mezarı aile kabir-gahın da babamın yanı başındadır. “

Kabiren an kabir Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Büyükten büyüğe (geçerek), mirasın büyük ölünce büyüğe geçmesi

Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı imparatorluğunda taht kâbiren an kâbire geçerek, babadan en büyük oğula padişahlık hakkı verilmiştir. “