Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Çakır Pençe Nedir?

Kelime Kökeni: Eski Türkçe-çakır, Farsça-pençe

– Tuttuğunu bırakmayan, başladığı işin peşini bırakmayan, her şeyden kendine pay çıkaran kimse, hırslı

– Bir tür yırtıcı doğan

Cümle içinde kullanımı: “Şayet dışarıdan bir göz olarak baksaydım Sümbül hanımın çakır pençe, hırsına yenik bir kadın olduğu kanısına varırdım.”

Çakerlik Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Ubudiyet, kulluk, kölelik, esirlik

Cümle içinde kullanımı: “Bu zulme daha ne kadar çâkerlik edecek, gururunu pas edeceksin söylesene ?”

Çalçene Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-birleşik sıfat

– Çenesi düşük kimse, durmadan dinlenmeden konuşan, sürekli çene oynatan, geveze, lakırdı ebesi, lakırdı kavafı, çenesi düşük

Cümle içinde kullanımı: “Susmayan, dinlemeyen çalçene insanlar çoğunlukla empatiden yoksundur. “

Çalak Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Tez canlı kimse, hızlı, çevik, atik, hareketli, tetik

– Hırsız, yan kesici, arakçı

– Makam sahibi kişi

Cümle içinde kullanımı: “Dündar bey çâlâk hünerleriyle hemen göze girdi girmesine ancak çenesine pek hakim olamıyor. “

Çalbus Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Dalkavuk, yaltakçı, el etek öpen, yalaka, yağcı

Cümle içinde kullanımı: “Bizim gibi dürüst kişiler çâlbûs insanların yanında hora geçmez, dünya el etek öpenlerin dünyası olmuş. “

Çak-dar Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat

– Yırtılmış,yırtık duruma gelmiş, çatlamış, yarılmış

Cümle içinde kullanımı: “Çeyizinde sakladığı tüm giysiler, çullar çaputlar çâk-dâr olup paralanmış.”

Cedy Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Keçi yavrusu, oğlak

– Zodyak üzerinde Yay ile Kova burcu arasında kalan burç, Oğlak burcu, Oğlak takımyıldızı, cedi

Cümle içinde kullanımı: “Astronomide yer alan cedy, geleceğini planlamaya düşkün bir burçtur. “

Cedel Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Hak aramak yerine galip çıkmak için yapılan çekişme, tartışma, niza, münakaşa

– Kavga, savaş, çekişme, münazaa

Cümle içinde kullanımı: “Sözle başlayan cedelin sonu karakolda sonlandı. “

Cedep Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Suçlu, kabahat işlemiş kimse, mücrim

– Ayıplama, kınama, azarlama, takbih

– Yağmursuzluk, kuraklık

Cümle içinde kullanımı: İş yerindeki laubali tavırları nedeniyle cedep cezasını hak etmişti. ”