Kelime Kökeni: Arapça
– Dönmek, devretmek, sapmak
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların maymunlardan evrindiğini düşünenler hala var. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Dönmek, devretmek, sapmak
Cümle içinde kullanımı: “İnsanların maymunlardan evrindiğini düşünenler hala var. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşların yumurtalarını bıraktığı kuluçkaya yattığı yer, kuş yuvaları
Cümle içinde kullanımı: “Dut ağaçlarına yapılmış evkâr da kırlangıç yumurtaları duruyor, yaz bitmeden hepsi uçar gider. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Eşit, müsavi, birbirine denk
Cümle içinde kullanımı: “Dünya üzerinde yaşayan tüm canlılar dengâdeng, değerlidir benim gözümde. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Erkek ve kadın arasında arabuluculuk yapan kadınlara verilen isim.
Cümle içinde kullanımı: “Görücü usulü evliliklerin çoğunu dellâle denilen kadın ön ayak olurdu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İşrakıyye karşıtı
– Dünyanın ebedi, sonsuz olduğunu savunan felsefe, materyalizm, materyalistik
Cümle içinde kullanımı: “Dehriyye felsefesini savunan kişiler aynı zamanda ateizme yatkındır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ticaret mahkemeleri nezdinde 1284 -1855 yılları arasında oluşturulan makam
Cümle içinde kullanımı: “Ticaret ve Deavi Kalemi Nizamnamesi 1868 yılında getirilerek ticari işlemleri belgelendirilmiştir. ”
Kelime Kökeni: Arapça-de’âvî
– Tanzimat fermanından sonra protokol işleri için yeni kurulan makam
– Günümüzde Adalet Bakanlığı olan makam
Cümle içinde kullanımı: “Deâvi Nezareti 1836 yılından 1870 yılına kadar hizmet vermiştir. ”
Kelime Kökeni: Arapça
– Levhateyn, ortadan menteşeli kitaplarda cilt veya kapak vazifesi görmesi için iki kanatlı çift sayfalara verilen isim
Cümle içinde kullanımı: “Eski sahifelerde bulunan deffeteynler kitapların sayfalarının dağılmasını önlemeye yardımcı olarak sayfaları bir arada tutardı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Çarpan, vuran, döven
Cümle içinde kullanımı: ” Mahmut’un eli ağırdır, kendisine saygısız davrananlara karşı da dâriptir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Tehlike arz eden bölge, tuzak kurulmuş yer, sakıncalı yer
Cümle içinde kullanımı: “Mayınların yer aldığı doğu sınırı dâmgâh olarak nitelendirilir girilemez. “