Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanların çatal tınakları, zılflar
Cümle içinde kullanımı: “Büyük baş hayvanlarda meydana gelen ezlâf çürükleri süt verimini düşürebilir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Hayvanların çatal tınakları, zılflar
Cümle içinde kullanımı: “Büyük baş hayvanlarda meydana gelen ezlâf çürükleri süt verimini düşürebilir. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Güzel kadın, afitap
Cümle içinde kullanımı:” Zennup’um, benim bakmalara kıyamadığım ahu gözlü sevdiceğim…”
Kelime Kökeni: Farsça
– Her yönden, her bakımdan, her şeyi hesaba katarak, tüm yönleriyle
Cümle içinde kullanımı: “Ez-her cihet ile bakıldığında yüreğimize çöreklenen çileler yükte hafif kalıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ay ile güneş, güneş ve ay
– Ezheran
Cümle içinde kullanımı: “Biz iki aşık, tıpkı gökyüzünde ayrı aşıklar ezhereyn gibiydik. Gecemizde gündüzümüzde ayrılığın esiriydi. ”
Kelime Kökeni: Farsça
– Gökkuşağı, ebemkuşağı, alaimisema, alkım
Cümle içinde kullanımı: Atalarımız ezfendak altından geçenlerin cinsiyet değiştireceğine inanırdı, hatta Müjde Ar’ın bu hususta oynadığı bir film bile var.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Hristiyan papazı, rahip, keşiş, karabaş
Cümle içinde kullanımı: “Evliliğe tövbe ederek kendilerini İsa’ya adayan eybeller manastırda tüm ömürlerini geçirirler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Eller
– Lütuflar, nimetler, nedenler, sebepler
Cümle içinde kullanımı: “Dudaklarım kilitli, suskunluğumun gafleti yanlış eyâdîler üstüne kurulu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Kolçak, kolluk pazubent
– Hesap kitap, oranlama
– Müshil, söktürücü, laksatif
Cümle içinde kullanımı: “Günlerdir tuvalete gidemediğini söyleyince hekimde eyâre tavsiyesinde bulunmuş.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Erkek hayvanlar
Cümle içinde kullanımı: “Sığırların içerisindeki en büyük ve eyâyîl olanları kısırlaştırmak zamanı geldi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yandaş, destekçi, taraftar, yanlı
– Sıradan, bayağı, pespaye, ayak takımı, amiyane
– Mafsallar, eklemler
Cümle içinde kullanımı: “Çevresine topladığı güruhun hepsi evşâz edilmiş, niyetleri belirli olan kişiler.”
–