Kelime Kökeni: Arapça
– Şen, neşe veren, memnun, sevinçli, mesrur
Cümle içinde kullanımı:”Farûh kahkahalarıyla odayı çınlatıyor, içten gülücükleriyle evin matemini yok ediyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Şen, neşe veren, memnun, sevinçli, mesrur
Cümle içinde kullanımı:”Farûh kahkahalarıyla odayı çınlatıyor, içten gülücükleriyle evin matemini yok ediyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sebatsız, temkinsiz, aceleci
– Hafif mizaçlı, hafif meşrepli kimse, oynak, güvenilmeyen kişi
– Gürültücü, gürültüye boğan, çok konuşan, lafazan, düşünmeden konuşan
– Boşa övünen, övüngen, çok fazla övünen
Cümle içinde kullanımı: “Müzeyyen Senar’ın oy farfara türküsünü eskiden sever çokça dinlerdim. “
Kelime Kökeni: Arapça
– İran edebiyatı
– Fars edebiyatı
Cümle içinde kullanımı: “Fârisiyyât’ın en önemli, en görkemli eseri daima Şahname olmuştur. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yoksullukla, yoksul olarak, fukara olarak
Cümle içinde kullanımı: “Hayatta ki en zor şeylerden biridir efendim fakrân ile sınanmak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Fahrîlik, gönüllülük
Cümle içinde kullanımı: “Edebiyat karın doyurmaz bu ilime baş koyanlar fahriyyet mertebesine erişir ancak. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Cennette bulanan bir ırmağın adı
– Çenebaz, çenesi düşük, geveze, konuşkan, geveze
– Boğuk ses, kısık ses
Cümle içinde kullanımı: “Derler ki fahfah konuşanın yüreği de soğuktur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Saldırgan, mütecaviz, fodul, haddini aşan, sataşkan
Cümle içinde kullanımı: “Boyuna posuna bakmaz hem kel hem fadûl hergele!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sıkıntı yaratan, sıkıntı veren, acı veren
Cümle içinde kullanımı: “Serseri takımı anca fâdıl, kalp kıran tiplerdir onlardan bir kadına hayır gelmez. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sakıncalı durum, bela, felaket, sıkıntı, yıkım
Cümle içinde kullanımı: “Tüm dertlerden, fâdıhalardan Allah hepimizi korusun, yolumuzu aydınlatsın!”
Kelime Kökeni: Arapça
– Cinsel organ, tenasül organı, cinsiyeti belirleyen organ
Cümle içinde kullanımı: “İnsan anatomisinde ezlag cinsiyeti belirleyen unsurdur. “