Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Harb darb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-harb+darb

– Savaşma, savaş, mücadele, cenk, çarpışma

Cümle içinde kullanımı:” Surların üstünde duran askerler borazanı üfleyip harb-darb‘a çağrıda bulundu. “

Harabiyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-harâb+Arapça-î

– Harap olma durumu, perişan olma

Cümle içinde kullanımı: “Evladını savaşta yitirdikten sonra zavallıcık harâbiyyet içinde yoksulluğa düştü. ”

 

 

Handeru Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-sıfat 

– Güler yüzlü, içten davranan, yakınlık gösteren (kimse)

Cümle içinde kullanımı: “Çok düşündüm, Türkan’ın tek hatası fazla iyi niyetli fazla hande-rû olmasıydı. “

Hammamçe Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-hammâm+Farsça-çe

– Küçük hamam, küçük yunak

Cümle içinde kullanımı: “Köyümüzde eski bir hammâmçe var ancak ha yıkıldı ha yıkılacak, restore edilmesi gerekiyor. “

Hamiyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Ülkesini, ailesini ve yakınlarını hakaretten, tecavüzden, kötülükten koruma ve gözetleme gayreti

Cümle içinde kullanımı: “Bir insan hamiyyetten yoksun ise bir pula dünyayı bile satar. “

Halisiyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Doğruluk, halislik, dürüstlük

Cümle içinde kullanımı: “İnsan nankör olmaya görsün o zaman ne halisiyyet bilir ne adalet!”

Hâldaş Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-hâl+Türkçe-daş

– Kötü gün dostu, kötü gün arkadaşı, hem-hal

Cümle içinde kullanımı: “Sırma benim hem kardeşim hem can’ım, hem de hâldaş’ımdır. “

Hakkullah Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Allah’a ait hak

– Bektaşî ve müritlerine gezi sırasında diğer tarikat arkadaşları veya dostları tarafından yapılan yardıma verilen isim

Cümle içinde kullanımı: “Hacı Bektaş-ı Veli’nin izinden giden Bektaşî’lere yardım elini uzan hakk-ullah, elbet gönlüde yüreği de güzeldir. “

Hafriyyat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Kazı, kazılar, kazma işi, hafriyat

Cümle içine kullanımı: “Arkeoloji bilimi esasen hafriyyâta bağlıdır. “

Hafıdane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-hafîd+Farsça-âne

– Torun gibi, toruna benzer

Cümle içinde kullanımı: “Evlatlık aldığım bu yetimi hafîdâne gibi büyütecek, mirasımdan pay almasını sağlayacağım.”