Kelime Kökeni: Farsça
– Akılsız, ahmak, beyinsiz, ebleh, bön, alık, budala, aptal
Cümle içinde kullanımı: “İstediğin kadar kelam dök, sayfalarca anlat lâde birine nizam öğretemezsin. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Akılsız, ahmak, beyinsiz, ebleh, bön, alık, budala, aptal
Cümle içinde kullanımı: “İstediğin kadar kelam dök, sayfalarca anlat lâde birine nizam öğretemezsin. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Duvar, tuğla veya kerpiçten yapılan engel, taştan yapılan dikey düzlem
– Erkek çocuğu, delikanlı, genç erkek
– Seyis yamağı
Cümle içinde kullanımı: “Bahçenin dört bir yanını çeviren lâd öyle yüksekti ki iki adam boyunu aşıyordu. “
Kelime Kökeni: Eski Türkçe
– Alıcı kuş, kartal, atmaca, doğan, beyazlı ve kırmızılı ayaklı bir tür şahin
– Çıkılması güç kayalık yer, sarp, yalçın, şiddetli
Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı imparatorluğunda her şehzadenin kendi yetiştirdiği bir laçini olurdu. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Oyun etme, aldatma, göz boyama, hile, âl, desise, entrika, dolap çevirme
Cümle içinde kullanımı: “Sülün Osman’ın İstanbul’u birbirine katan lâç ve palavraları filmlere konu olmuştur.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Lacivert renge özgü, lacivertde çalan renk, lacivert renk
Cümle içine kullanımı: “Gözlerinin rengi tıpkı lâciverdî bir tona yakın desem abartmış olmam.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Koyu mavi, çivit mavisi, deniz mavisi, Lacivert
– Koyu mavi renkte değerli bir süs taşı
– Lazur taşının rengi
Cümle içinde kullanımı: “Lâciverd rengine çalan kaftanı üzerine işlenmiş incilerle kuzey yıldızı gibi parlıyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kuşkusuz, besbelli, şüphesiz, tartışmaya gerek olmaksızın, elbette, işkilsiz
Cümle içinde kullanımı: “Sorguda aldığımız cevapların hepsi lâ-cerem doğru ve müspetti.”
Kelime Kökeni: Farsça ve Arapça
– Çıplak, soyunuk, üryan, nü, cıbıl
– Dar, sıkışmış, rahat olmayan, heyecan
– Reçineli sıvı, laka, lak
– Yüz bin (Hind.)
Kelime Kökeni: Arapça-sıfat ve zarf
– Gerekli, gerekli olan, gerek, lazım, zaruri, mutlaka, zorunlu
– Gerekli olarak, zaruri olarak
Cümle içinde kullanımı: ” İhtiyaçlarınızı lâ-büd olanıyla sınırlarsanız yapılacak yardımlar en iyi şekilde değerlendirilmiş olur.”
– Akort aleti, ahenk aleti
Cümle içinde kullanımı: “Enstrümanların doğru sesi vermesi için labud ile ayarlanarak akort edilmesi gerekmektedir.”