Kategori arşivi: Gündem

Barbie’nin yeni rol modeli Milli Yüzücümüz Sümeyye Boyacı oldu!

17 yaşındaki Milli yüzücümüz Sümeyye Boyacı, Barbie’nin yeni modeli oldu. Önyargıları yıkmak, kadınların başarısını ve potansiyelini ortaya çıkarak, hayali duvarları yıkmaları için bir kampanya başlatan Barbie markası, farklı ülkelerdeki başarılı kadınların oyuncaklarını üretiyor.

Daha önce Türkiye’den rol model olarak Gülse Birsel ve Çağla Kubat’ı seçerek oyuncak bebeklerini üreten firmanın bu sene ki seçimi Sümeyye Boyacı oldu.

Doğuştan iki kolu olmayan 17 yaşındaki milli yüzücümüz Sümeyye Boyacı uluslararası yarışmalarda paralimpik yüzücü olarak ülkemizi temsil ediyor.

Amerika’da geçen yıl düzenlenen Dünya Paralimpik Yüzme Şampiyonası’nda altın madalya kazanarak göğsümüzü kabartan Boyacı, Londra’da düzenlenen yüzme yarışmasında gümüş madalya kazandı.

4 yaşındayken ayaklarıyla resim yapmaya başlayan Sümeyye Boyacı’nın yaptığı resimler 2009 yılında Moskova’daki bir sergide de yer aldı. Doğuştan kolları olmamasına rağmen hayata azimle sarılan Sümeyye Boyacı, gençlere umut olmaya devam ediyor.

 “Kollarım yok ama kimsenin görmediği kanatlarım var”

Gözlerinizin rengi karakteriniz hakkında bilgi veriyor

Göz renginizin karakteriniz hakkında aydınlatıcı bilgiler yansıttığını duymuş muydunuz? İsveç’te yapılan bir araştırma sonucunda göz renklerinin insanların bazı davranışları ve kişilikleri hakkında bilgiler verdiği ortaya çıkmıştır. Nörolojik olarak beyine direkt bağlı olan gözlerimiz, beyin aktivitelerimizi doğuştan etkileme nüansına sahip. Beyni oluşturan frontal lob aynı genden etkileşim göstererek göz rengimizi oluşturuyor. Karakter tipinin bir yansıması olduğu düşünülen göz renklerine göre ortaya çıkan kişilik özelliklerimizi inceleyelim.

1- Mavi Göz

Manevi ve fiziksel açıdan büyük bir güce sahip olan mavi gözlü kişiler, yapacakları seçimlerle nasıl bir insan olduğunu kendi belirliyor. Baskın bir kişiliğe sahip olmakla birlikte egoist davranışları olan mavi gözlü kişiler adaptasyon konusunda sıkıntı çekmedikleri gibi gelişme daha yatkın oluyorlar. Özgür ruhları sayesinde karşısındaki kişileri çabuk etkiliyorlar. Acıya dayanıklı olmaları bir yana seçimlerini kötüye kullandıkları taktirde tehlikeli bir kişiliğe bürünebiliyorlar.

2- Yeşil Göz

Etrafındakileri kısa bir sürede etkisi altında bırakan yeşil gözlü kişilerin en belirgin özelliklerinden birisi ilgi çekecek kadar çekici olmalarıdır. Liderlik konusunda yeteneği olmasa da gizli bir şekilde insanları arkadan yönetme gücüne sahiptir. Kontrolün kendisinde olmasını seven yeşil gözlü kişiler, özgüvenleri yüksek ve yaratıcı kişilerdir. Gizemli bir ruha sahip olan yeşil gözlü insanlar, duygularını kontrol altına almada başarılı bir iş çıkarırlar. Patlak veren kriz durumlarını en iyi şekilde yönetme gücüne sahiptirler.

3- Ela Göz

Anın tadını çıkarmayı, planlar olmaksızın spontane bir hayat tarzını benimseyen ela gözlü kişiler, özel bir karaktere sahiptir. Özgürlüklerine düşkün oldukları kadar gizemli kalan yanları da vardır. Kalıplara sığmadan sürekli bir değişim arayışında olan ela gözlü insanlar, kendini ve çevresini keşfetmek için büyük bir istek duyar.

4- Koyu Kahve Göz

Siyaha yakın koyu kahve göz rengin sahip kişiler liderlik konusunda önde gelen kişilerdir. Baskın bir karakterleri vardır, anında ve keskin kararlar verebilme kabiliyetin sahiptir. Odaklanma da sıkıntı yaşamadıkları gibi güçlü bir dirayete sahiptirler. Disiplinli ve kuralları önemseyen kişilerdir.

5- Açık Kahve Göz

Sıcak kanlı, çevresindeki kişilerle iyi anlaşan bir karaktere sahip olan açık kahve gözlü kişiler arkadaş canlısıdır. Ağır başlı bir ruhları vardır, çevresindekiler tarafından saygı değer biri olarak kabul edilir. Karşısındakine karşı kibar davranışlarıyla öne çıkan açık kahve gözlü kişiler genellikle uyku konusunda sıkıntı çekerler.

6- Gri Göz

Mavi göz renginin bir türü olan gri gözler ender görülmektedir. Kişilikleri de farklı olmakla birlikte çevresinden sakladığı bazı yönleri vardır. Karakter olarak iki farklı insanmış gibi davranabilen gri gözlü kişiler yardım etmeyi severler.  Ancak mavi gözlü kişilerdeki gibi yapacakları seçimler doğrultusunda iyi veya kötü olmayı kendileri seçer…

 

Vefatının 7. yıl dönümünde usta sanatçı Müslüm Gürses’i sevgiyle anıyoruz!

3 Mart 2013 yılında tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliği nedeniyle hayatını kaybeden usta sanatçı Müslüm Gürses, vefatının 7. yılında sevenleri tarafından saygıyla anılıyor. Arabesk müziğin Müslüm Baba lakaplı sanatçısı Müslüm Gürses, zorlu bir hayattan geçerek yoksulluk içinde en yüksek noktalara çıkmış sanatçılardan biriydi.

Küçük yaşlarda türkü söyleyerek geçimini sağlayan büyük usta, küçük yaşlarda eline aldığı mikrofonu vefatına kadar hiç bırakmadı.  Geçmişi acılarla dolu olan Müslüm Gürses, sayısız eserleriyle sevenlerin gönlüne taht kuran unutulmaz bir isim haline gelmiştir.

Hayat hikayesi Müslüm adıyla beyaz perdeye aktarılan ustan sanatçı, ölümünün ardından 7 yıl geçmesine rağmen hala  sevgi ve saygıyla anılıyor.

Koronavirüs aşısı İsrail tarafından bulundu, 90 gün içinde kullanıma hazır olacak!

Çin’in Vuhan kentinde baş göstererek Avrupa ülkelerine kadar uzanan Koronavirüs’ü salgını binlerce kişinin hayatını kaybetmesine neden oldu. Yayılmaya devam eden salgına karşılık yeni gelişmeler ortaya çıktı.  Gelen bilgilere göre İsrail Bilim ve Teknoloji Bakanı Ofir Akunis’e göre salgını yok edebilecek aşı geliştirilmek üzere. Bir sıkıntı görünmediği halde aşının kullanıma hazır hale getirileceği, yasal süreçlerle birlikte 90 gün içinde kullanıma hazır hale geleceği bilgisini sundu.

İsrail araştırma merkezi olan MIGAL, daha önce tavuklarda görülen viral bronşit için kullanılan aşının koronavirüs için kullanılabileceğini açıklamıştı.  Tüm dünyanın gözü İsrail’e çevrilirken, aşının en kısa zaman içinde kullanıma sürülmesi bekleniyor.

İdlib’teki hain saldırının ardından NATO ve ABD’den açıklama!

İdlib’te Esad rejiminin üstlendiği hain saldırı sonucunda 33 Türk askeri şehit düşerken, dünya basınından peş peşe açıklamalar gelmeye devam ediyor.  Hain saldırı sonucunda Avrupa Parlamentosu ve NATO’dan Türkiye’ye destek gelirken, Esad rejimini ve Rusya’yı kınayan ifadeler kullanıldı.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin konuşlandığı binaya dün akşam saatlerinde Esad rejimi tarafından düzenlenen hava saldırısı sonucunda 33 Mehmetçik hayatını kaybetti.  Saldırıya karşı hava ve karadan bombardıman ateşi açılarak mukabele edilirken, dünya teyakkuza geçti.

Art arda AB, BM, NATO, AP ve ABD’den hain saldırıya yönelik son dakika açıklamaları gelmeye başladı. ABD’de Dışişleri Bakanlığından gelen açıklama da Türkiye’ye destek verildi.

“İdlib’de Türk askerlerinin kaybıyla sonuçlanan saldırı konusunda oldukça endişeliyiz. Esed rejimi, Rusya ve İran destekli güçler alçak saldırıya derhal son vermeli. Türkiye’yi bu krizde en iyi nasıl destekleyebileceğimize dair seçeneklere bakıyoruz. Bu gelişmeleri teyit etmek ve mevcut durum hakkında daha fazla netlik sağlamak için Türk makamlarıyla temas halindeyiz. NATO müttefiki Türkiye’nin yanındayız”

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olan  Antonio Guterres; şu ifadelere yer verdi.

“Artan gerilim azaltılmalı. İdlib’de ateşkes sağlanmalı.” dedi. Açıklamada, “Acil harekete geçilmezse gerginliğin her saat başı daha fazla artma riski var.”

NATO adına açıklamalarda bulunan Genel sekreter Jens Stoltenberg, Rusya ve Esad’ın saldırılara bir son vermesi çağrısını yaptı.

“Tüm taraflar, gerginliği azaltarak bu çok tehlikeli durumun ve bölgedeki korkunç insancıl koşulların daha da kötüleşmesini engellemeli.”

Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sanchez Amor, İdlib’te düzenlenen menfur saldırıya karşılık Türkiye’nin yanında olduklarını şu sözlerle bildirdi.

“Türk askerlerinin ölümünden dolayı üzüntülü ve gelişmelerden oldukça endişeliyiz. AB, Türkiye’nin yeni dostlarından çok daha güvenilirdir”

Suriye’nin İdlib kentinde Türk askerine yönelik hain saldırı; 33 Şehitimiz, 32 askerimiz yaralandı!

Hatay Valisi Rahmi Doğan, İdlib’de Türk askerlerine karşı düzenlenen hain saldırı hakkında tüm Türkiye halkını bilgilendirdi. Suriye’nin İdlib kentinde Beşar Esad rejimine bağlı güçlerin Serakib’in güneybatısında yer alan Türk askerlerine saldırı düzenlemesi sonucu 33 askerimiz şehir düşerken, 32 askerimiz da yaralandı.

Hatay Valiliğinden ilk açıklamada şehit sayısının 9 olduğu bildirilirken, gecenin ilerleyen saatlerinde ikinci açıklamayı yapan Vali şehit sayısının 22’ye yükseldiği bilgisini paylaştı.  Gecenin devamında şehit haberlerinin 29’a yükseldiği haberi alındı.

Sabaha karşı 03:55’de Rahmi Doğan acı haberi tüm Türkiye’yle paylaşarak şehit sayısının 33 olduğunu, 32 askerimizin ise hayati tehlikesi olmaksızın yaralandığını belirtti.

Ülkemizin Astana görüşmeleri kapsamında oluşturduğu gözlem noktalarını kuşatan Suriye ordusuna karşı, Ankara yönetimi bölgeye takviye güçler yönlendirmişti. Gözlem noktalarına doğru ilerleyen Türk Silahlı Kuvvetleri konvoyuna Suriye ordusu tarafından saldırı düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a, Fatih Portakal’dan yanıt: Yalan diyorsanız bizi mahkemeye verin!

FOX muhabirinin “Libya’da birkaç tane şehit var’ ifadeniz tartışıldı” sözlerine karşılık olarak Cumhurbaşkanı Recep Erdoğan, sert  bir karşılık vererek kanalın yalan haber yaptığını öne sürdü

Erdoğan, kanalın yaptıkları haberlere karşı olan tepkisini şu sözlerle dile getirdi.

FOX, önce gazete olsun, medya olsun, yalan haber üretmeyi bırakın

FOX Ana Haber Sunucusu olarak yıllardır görevini icra eden Fatih Portakal’dan Cumhurbaşkanına cevap gecikmedi. Fatih Portakal, Erdoğan’ın soru soran muhabire cevap vermeden 11 saniye boyunca beklediğine öncelik vererek, yalan haber sözlerine karşılık şu yanıtı verdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalan haber ürettiğimizi söylüyor. Yalan haber yapmıyoruz. Kendi sözü ortada, biz doğru haber yapıyoruz. Mersin’de de Elazığ’da da SGK’da da doğru haber yaptık. Her birinin arkasındayız. Yalan diyorsanız bizi mahkemeye verin, vermiyorsunuz da. Alın işte buradaki haberde Cumhurbaşkanı kendi sözünü söyledi. Biz doğru haber yapmaya devam edeceğiz. Bir gazetemiz yok ama, haber kanalı da etkili. Genel müdürümüze söyleriz, gazete de etkili olabilir bence.

Güneydoğu ve Asya’nın Korkulu rüyası; Dhat Sendromu Nedir?

Genellikle Güneydoğu ve Asya’da yaşayan kişilerin oldukça korktuğu bir durum olan Dhat sendromu, hem ilginç hemde yaygın.  Dhat sendromu, sperm kaybı sonrasında kişinin hastalanacağını düşünmesiyle duyduğu korkuya verilen isim. Ekseriyetle uzak doğu ülkelerinde sıklıkla karşılaşılan dhat sendromunda, erkekler aşırı seks yaptığını, uykuda boşaldığını veya sperm akıntısı yaşadıkları anda kalıcı bir hastalık ihtimali yüzünden korkuya kapılıyor.

Bu korkuyla baş edemeyip doktora başvuran ülkeler arasında Hindistan’da yer alıyor.  Hasta olduklarına inanan kişilerin belli başlı ülkelerde olmasının nedeni ise kültürel inanışlar. Güneydoğu asya, Çin ve Hindistan halkı beyin ve sperm arasında yakın bir ilişki olduğuna inanıyor. Örnek vermek gerekirse 1 damla spermanın 60 damla kana denk geldiğini düşünüyor, 1 damla spermin bir kaç günlük boyunca aldıkları besinle eş değer görüyorlar.

 

Tarihe ölmeyen adam olarak geçen, Grigori Rasputin Suikastı Nedir?

Çarlık Rusya’sının en önemli kişilerinden biri olan Grigori Rasputin, cinsel hayata olan düşkünlüğü ve doğa üstü sezgileriyle şahsına münhasır biriydi  22 Ocak 1869’da Pokrovskoye köyünde dünyaya geldi, kendi topraklarına sahip olan bir ailenin çocuğuydu. 15 sene boyunda Rusya’nın çeşitli bölgelerinde gezerek vaazlar verdi. Mistik bir keşiş olan Rasputin’in özel güçleri olduğuna inanılıyordu.

St. Petersburg’da 1905’de toplanan büyük bir dini toplantıya katılan Rasputin, Johann Von Kronstadt da dahil olmak üzere adı geçen büyük dini adamlarla tanışarak ünü yayıldı. Çar’ın oğlu Alexei 1907’de hemofili hastalığına yakalanmıştı, tıbbi hekimlerin iç kanamayı durduramaması üzerine Çarice, Rasputin’i saraya davet etti. Hipnotizma konusunda müthiş bir deneyimi olan Rasputin, küçük Alexei bir kaç dakika boyunca dokunarak ve dua okuyarak iç kanamasını durdurdu.

Çarlık için önemli bir yere sahip olan Rasputin, çar ailesine hizmet vererek tedavilerine devam etti. Çar’ın ordunun başına gitmesiyle sarayda yaşamaya başlayan Rasputin, Çariçe Alexandra Fyodorovn sayesinde ülke yönetimine de katılıyordu.  Bu durumdan rahatsız olan Hanedan üyeleri, Rasputin’in sarayda kadınlarla bolca vakit geçirmesi ve ülke yönetimine katılıyor olmasına karşıydılar.  Halk arasında da başlayan olumsuz söylentiler, tepkiler giderek artarken Hanedan üyeleri tek çare olarak Rasputin’i ortadan kaldırmak olduğuna karar verdi.  Tatar prenslerinden olan Felix Yussupov isimli hanedan mensubu önderliğinde bir plan yapıldı.

Saray’da düzenlenen davette, Felix Yussupov Rasputin ile özel görüşmek istediğini belirterek bir odaya alınmasını emretti.  Odada önceden siyanür katılmış kurabiyeler ve şarap bulunuyordu, siyanürün dozu ise yetişkin adamı öldürecek boyuttaydı.  Kurabiyelerden iki tane yiyen Rasputin bir kadehte şarap içti.  Ancak Yussupov, Rasputin’e bir değişiklik olmadığını sezince odadan çıkarak, arkadaşlarının yanına giderek bir silahla geri döndü. Silahla bir el ateş ederek Rasputin’i vurdu, yere yıkıldığında öldüğünü düşündü.

Olayı arkadaşlarıyla kutlamak isteyen Yussupov, kendinden emin olamayarak Rasputin’in yerde yatan bedeninin yanına gitti. Gözleri açık olan Rasputin’in Yussupov’a bir şeyler söylemeye çalıştı.  Odaya giren bir arkadaşı kendi silahıyla Rasputin’e bir el ateş ederek kurşunu böbreğine hedef ettirdi.

Yerde yatan bedeni çarşafa sararak araca taşımaya başladılar. Aracın içinde yatan bedenden hırıltılar gelip hareketlenme olduğunda İngiliz Rayner, Rasputin’in ölmediğini anlayarak alnından vurdu.  Daha sonra çarşafla sarılmış ölü bedeni buzlarla kaplı Neva nehrine attılar. Ölü beden ancak 14 saat sonra nehirde bulunabildi.

1916 yılında öldürülen Rasputin, ölmeden önce sekreteri Simonoviç’e bir mektup bırakmıştı. Mektupta yazanlar ise şöyleydi;

“1 Ocak’tan önce öldürüleceğim, eğer soylular tarafından öldürülürsem, soyluların tümü Rusya’dan ayrılacak, Rusya’da kardeş kardeşi öldürecek ve 25 yıl içinde Rusya’da bir tek bile soylu kalmayacak. Ulu Çar! Eğer ölümümde sizin de parmağınız varsa, ailenizden hiç kimse, çocuklarınız dahil iki yıldan fazla yaşamayacak ve Rus halkı tarafından öldürülecektir”

Bir nevi lanette bulunan Rasputin’in dedikleri 1917’de Bolşeviklerin yönetimi ele geçirerek soyluların ortadan kaldırılmasıyla gerçekleşirken, o dönemde Rusya’da kardeş kardeşi öldürmüştür.Tarihe ölmeyen adam olarak geçen Rasputin’in kehaneti gerçekleşmiştir.

Hobbit’lerin atası olduğu düşünülen Homo Floresiensis Nedir?

2003 yılında Endonezya’nın Flores adasında keşfedilen Homo Floresiensis,bilim dünyasını şaşırtmayı başarmıştır. Flores adasındaki bir mağarada yapılan araştırmalar esnasında boyları bir metrelik ortalamaya sahip 9 iskelet, tarih içinde bulunan ilk insan iskeletlerinin en kısası olarak tabir ediliyor.

Tahmini olarak M.Ö. 95.000-13.000 yaşadığı düşünülen bu iskeletlere bulundukları adadan esinlenerek Homo Floresiensis adı verilmiştir. Homo erectus olarak bilinen diğer iskeletlerle karşılaştırıldığında evrimlerin birkaçını kaçırdığını düşünülmektedir.

Homo Floresiensis’lerin aşırı kısa olan boyu bilim adamlarını şaşırtırken, boyları yaklaşık 90 cm ile 1.1 metre civarında. Beyin hacimlerinin ise normal bir insan beyninin üçte biri kadar olduğu tanımlanmıştır.

Bilim adamlarının şaşırtan bir diğer nokta ise 18 bin yıl önce yaşadığı tahmin edilen Homo Floresiensis’in aynı dönemlerde Homo Sapiens’lerle birlikte yaşamasıdır.  Bilim insanlarının yayınladıkları makalelere göre Homo Floresiensis;’in günümüzde yaşayan pigmelerle alakaları olmadığı tamamen yeni bir insan türü olduğunu açıklıyor.

Adada mahsur kalarak yaşamını sürdüren Homo Floresiensis’lerin besin yetersizliği ve çevresel koşullar nedeniyle cüceleşmiş yaşam formaları oluşturduğu, başka türlerde rastlandığı gibi süreç içinde küçülmüş olabileceği düşünülüyor.