Kelime Kökeni: Arapça
– Sık olarak, oldukça sık, sıkça
Cümle içinde kullanımı: “Kesîren yapıldığını düşündüğüm soruşturmalarda adaletli bir yan göremiyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Sık olarak, oldukça sık, sıkça
Cümle içinde kullanımı: “Kesîren yapıldığını düşündüğüm soruşturmalarda adaletli bir yan göremiyorum. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ardı ardına, tekrar tekrar, çok defa
Cümle içinde kullanımı: “Hücum sanatında kerrâren öne atılan savaşçı gözü pek ve korkusuzdur.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ehlileştirilmiş köpekler, ehli köpekler
– Ev ve sürüyü koruyan çoban köpekleri
– Av köpekleri
Cümle içinde kullanımı: “Kilâb-ı ehliye edilmiş iri cins köpekler evi ve sürülerimizi korumakla kalmaz bize de en iyi dost ve arkadaş olurlar. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Köpekler, itler, kilâb,
– Kelb çoğul biçimi
Cümle içinde kullanımı: “Kış aylarında dağdan inen aç ekleb sürüsü koyunlara saldırıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Yorgunluk, bıkkınlık, kırgınlık, bezginlik, melal
– Fizyolojik yorgunluk
– Uzak akraba, yakın olmayan akraba
Cümle içinde kullanımı: “Tüm gün ya inşaatta yada tarlada güneş altında çalışmaktan bitap düşüp kelâl hissetmeye başladı. “
Kelime Kökeni: Arapça-kefâlet+Farsça-nâme
– Kefalet senedi, borçlancılık belgiti, kefillik belgesi, kefalet sözleşmesi,
Cümle içinde kullanımı: “Gemideki yüklerin boşaltılması için iki tarafında kefâlet-nâme imzalaması gerekmektedir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kayıt sırasında alınan ücret, kayıt ücreti, kayıt parası
– Deftere yazma parası
Cümle içinde kullanımı: “Vakfa üye olmak için küçük bir meblağ kaydiyye istenmektedir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Katipler, Yazıcılar, ketebe, küttab
– Resmi dairelerde yaz işlerinde görevli memurlar, yazmanlar, sekreteler
Cümle içinde kullanımı: “Yazı yazmada usta olan kâtibân kolayla iş bulur aç kalmazlar. “
Kelime Kökeni: Macarca
– Ekseriyetle ağır ve kaba yük çekmede kullanılan iri beygir
– Topçeker ve koşum hayvanı olarak kullanılan büyük at
Cümle içinde kullanımı: “Savaş sırasında ağır topları insan misli misli büyüklüğe sahip katana beygirlerine yükler savaş meydanına kadar çekerlerdi. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kıssa söyleyen (kimse), hikaye anlatan, kıssahan
– Hint ve İran saraylarında öykü ve masal anlatan kişilere verilen ünvan, ad
Cümle içinde kullanımı: “Orta Çağın en kıymetli eserlerinden biri olan Binbir Gece Masalları, Şehrazat’ın kassâs olup hükümdar kocasına hikayeler anlatmasından oluşur. ”