Etiket arşivi: Farsça kelimeler

Lalek Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Pabuç, ayakkabı, başmak

– Taç

– Horoz ibiği, amarat

Cümle içinde kullanımı: ” Henüz lâlek yetiştirme mevsimi gelmedi, eksek de çiçekleri tomurcuklanmaz. “

Lâle Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Zambakgillerden yaprakları uzun ve mızrağı andıran kadeh şeklindeki çiçek türü

– Ucuna üçlü veya dörtlü çatal geçirilmiş meyve toplamaya yarayan sırık

– Esirlerin, kölelerin veya cezalıların boyunlarına geçirilen demir halka

– Akli dengesi yerinde olmayan kimselerin boynuna takılan demir halkanın ismi

– Tulipa gesneriana

Lala Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Çocuk bakısı, uşak, köle

– Sarayda harem ağası

– Osmanlı devletinde şehzadelerin eğitimiyle ilgilenen görevli

– Padişahların sadrazamlara hitap şekli

Lahuraki Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Hint kumaşı Lahurisine benzer olarak üretilen ince yünden kumaş

– Lahor’a ait olan

Cümle içinde kullanımı: “Güz mevsiminde lâhûrakî’den yapılma kıyafetler giymeyi daha çok severim. “

Laht Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Bir nesnenin varlığın parçası, cüzü, fasikül

– Kısım, sınıf, bölüm

Cümle içinde kullanımı: “Yapbozun tüm lahtları bir araya getirildiğinde nasıl bir şaheser ortaya çıkıyorsa, güvende böyle bir şey. “

Lağzîş Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Sürçme biçimi, sürçme, kayma

Cümle içinde kullanımı: “Lağzîş yürüyüşünden belli daha önce ayağını sakatladığı. “

Lağzîde Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Tökezleyen, sürçmüş, kaymış

Cümle içinde kullanımı: “Gece gökyüzünü dolduran yıldızların tek tek lağzîde resmini izleyerek mest oldum.”

Lağzan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Sürçen, kayan, tökezleyen, ayağı takılan, sendeleyen

Cümle içinde kullanımı: “İsmail küfe kadar sarhoş olduğunda doğru yolda yürüyemez lağzan bir kuş gibi seker. “

Lağarî Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Zayıflık, arıklık, cılızlık, sıskalık

– Şişmanlık karşıtı

Cümle içinde kullanımı: “Aşırı derecede lağarî olan kadınlardan pek hoşlanmıyorum. “

Lağ Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Şaka yollu söz, şaka, mizah, hezel, alay

– Oyun, hile, âl, desise, entrika, aldatma

– Mekan, yer, mahal

Cümle içinde kullanımı: ” Türlü lağ ve dolapla gemisini yüzdürmeye çalışırken başına çorap örecek. “