Kelime Kökeni: Farsça
– Yoksul kimselerin giydiği kıyafet
– Sert kaba kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Sokakta yaşayan insanların üstündeki culeh ne yazık ki kış aylarının soğuğundan korumuyor. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Yoksul kimselerin giydiği kıyafet
– Sert kaba kumaş
Cümle içinde kullanımı: “Sokakta yaşayan insanların üstündeki culeh ne yazık ki kış aylarının soğuğundan korumuyor. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Oyuk, çukur, kapanmamış derinlik
Cümle içinde kullanımı: “Alçıdan karılan harç ivedi bir hızla cüfreler içine dolduruldu.”
Kelime Kökeni: Farsça–Deyim
Pösteki= Hayvan derisi, hayvan derisi üzerindeki tüyler
– Şiddetle döğmek, şiddetle vurmak
Cümle içinde kullanımı: “Ustası elinin altında yetiştirdiği çırağın pöstekisini çıkarıyor resmen.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Şarkı okuyan kişi, şarkısıcı
– Okuyucu, yorumlayan
Cümle içinde kullanımı: “Öyle bir billur akar gider ki sesi, perdeşinas yeteneğiyle hepimizi aşuk’a çevirir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Bir çeşit gül reçeli
Cümle içinde kullanımı:“Reşat Nuri Güntekin’in ölümsüz eseri Çalıkuşu’nun Feride karakterine, köy halkı Gülbeşeker ismini takmıştır. “
Kelime Kökeni: Farsça
– İhtişamlı gül
– Albenisi yüksek gül
– Güzel gül
Cümle içinde kullanımı: “Sevdaluk etmeyen ne bilsin gül-i zîbâ’nın kadir kıymetini.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hislerini yitirmiş kimse
– Kalbi ölmüş, kalpsiz
– Duygusuz kimse
Cümle içinde kullanımı: “Hayatta korkuttuğum tek şey mürdedil kişilerdir, insan kalbinden vazgeçmişse insanlığından çıkmış demektir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Hastaların tedavi gördüğü yer, hastahane
– Darüşşifa
Cümle içinde kullanımı: “Cüzzam hastalığında maristanlar yetersiz kalırken, çoğu hasta köylerinden sürülerek ölüme terk edilmiştir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Ay gibi parlak çehre
– Ay kadar güzel yüzlü
Cümle içinde kullanımı: “Bir damla yaş olup mahçehrene düşüeyim sevduğum…”
Kelime Kökeni: Farsça
– Yakın, komşu ülke
Cümle içinde kullanımı: “İran, Türkiye’nin hemhudutu’dur.”