Kelime Kökeni: Arapça
– Kızartı ile ilgili, kızartma ile alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Güneş dağların tepesinde doğarken gökyüzünü ihmirârî ederek kızıl bir renge boyuyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kızartı ile ilgili, kızartma ile alakalı
Cümle içinde kullanımı: “Güneş dağların tepesinde doğarken gökyüzünü ihmirârî ederek kızıl bir renge boyuyordu. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Yoksulları doyurma, fakirleri yedirip içirme, ihtiyaç sahiplerinin açlığını giderme
Cümle içinde kullanımı: “It’am-ı muhtacîn özverisiyle ramazan ayında sürekli yemekli mevlidi şerif düzenler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Vakıflarda yedirip içirmek için ayrılan ödenek, tutar
Cümle içinde kullanımı: “Derneğin ayırdığı ıt’amiyye azaldı bu sebepten özel davetler düzenlemekten kaçınıyoruz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Ateşi yakma, ateşi tutuşturma
Cümle içinde kullanımı: “İskab yapabilmek için çıra yada kağıt kullanırken odunları hemen tutuşur. “
Kelime Kökeni: Arapça-hürriyyet+Farsça-perverân
– Hürriyet yanlısı, hürriyet sever, bağısızlık yandaşı
Cümle içinde kullanımı: “Mustafa Kemal Paşa şayet hürriyyet-perverân biri olmasaydı geriye ne Anadolu kalırdı ne Türk!”
Kelime Kökeni: Farsça-husrevân+Arapça-î
– Padişaha yaraşır, hükümdara layık
– Birinci derece, çok iyi, ala, pekiyi
– Bir tür şarap çeşidi
Cümle içinde kullanımı: “Trakya ve Marmara bölgesinde yapılan husrevanî Osmanlı döneminde oldukça tüketilen bir şaraptı. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Kutsal himmetler, kutsal çalışmalar, manevi yardımlar, mukaddes gayretler
Cümle içinde kullanımı: “Vatan ve bayrak uğruna dökülen terler de kanlarda himemat-ı kudsiye sayılır dostum. “
– Hafiflik, hiffet, ağır olmama durumu
– Hoppalık, hoppaca davranışlar
– Hasta olan kişinin üzüntüsünü gidermek için yapılan davranış veya söylenen sözler
Cümle içinde kullanımı: “Mahallenin diline yeynilik yaptığı için düştü, kimse kabahati başkasında aramasın.”
Kelime Kökeni: Farsça-hem+Arapça-meşreb
– Kafadar, huyu suyu bir, aynı meşrepte olan, kafa dengi, kafadaş
Cümle içinde kullanımı:“Hem-meşreb arkadaşlar edindiğinde can sıkıntı nedir bilmeyeceksin o yüzden okulunu sevmeye başlamanı öneririm.”
Kelime Kökenli: Farsça-sıfat
– Sarmaş dolaş, kucak kucağa, kulamış biçimde, birbirine sarılıp kucaklaşma
Cümle içinde kullanımı: “Unutulur mu, hem-âgûş olduğumuz mutluluk dolu anlar. İnsan kalbi sevdiğini bir çırpıda yok sayar mı?”