Kelime Kökeni: Deyim
– Kendisini büyük ve üstün görmek, büyüklenmek, kibirlenmek
Cümle içinde kullanımı: “Öyle bir konuşuyor ki, ayranı şişti artık.”
Kelime Kökeni: Deyim
– Kendisini büyük ve üstün görmek, büyüklenmek, kibirlenmek
Cümle içinde kullanımı: “Öyle bir konuşuyor ki, ayranı şişti artık.”
Kelime Kökeni: Japonca
– Her şeyi olduğu gibi kabullenip ileriye doğru hareket etme öğretisidir.
– Direniş ve zorlama olmadan değişimleri kabul ederek akışa adapte olma sanatıdır.
Cümle içinde kullanımı: “Japonlar, zorluklar karşında teslim olmak yerine arugama ile kabullenmeyi ve yola devam etmeyi seçerler. “
Kelime Kökeni: Japonca
-Düşünce, fikir
Cümle içinde kullanımı: “Japonlar aidea ve çalışma prensipleriyle günümüz ekonomi piyasasını elinde tutmayı başarıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Sayıca az nitelik yönünden ayrı topluluklar, azınlık
Cümle içinde kullanımı: “Hukuki olarak akalliyetler üzerinde resmi bir tanım olmasa da farklı nitelikleriyle anılabilirler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Can arkadaşlar
– Gönüldeş dostlar
Cümle içinde kullanımı: “Allah bilir ya, Hamiyet bu dünya da ahirette de ahlal’ımdır. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Uyum içinde
– Gelecek nesiller
Cümle içinde kullanımı: “Sanma ki toprak olup unutulacaksın şehidim; milletimin tüm ahlafı seni saygı ve minnetle anarak duanı edecektir.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Ahlak hakkında bilgi, ahlak bilgisi
– Ahlak konusunu işleyen bilim dalı
Cümle içinde kullanımı: “Dergahlarda ahlakıyyat dersi alan kimseler, yolsuzluk nedir bilmez efendim.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Kaya parçaları
– Taş parçaları, taşlar
Cümle içinde kullanımı: “Aristoteles’e atfedilen Kitab’ul-Ahcar, taşlar hakkında yazılan ilk eserdir. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Canlıların dışkısı
– İdrar ve insan dışkısı
– Gaita
Cümle içinde kullanımı: “Ahbeseyn sonrası abdest bozulur. “
Kelime Kökeni: aftab-Farsça, -î Arapça
– Güneş yüzlü
– Şemsiye
– Güneşe ilişkin
Cümle içinde kullanımı: “Ela gözleri, altın kumralı afitabı yüzüyle kasabanın tüm delikanlılarını kendine aşık ederdi.”