Kelime Kökeni: Arapça
– Büyük kız kardeş, abla
– Osmanlı sarayında görev yapan yaşlı kalfa veya hizmetli
– Yünden dokunan bir tür kaba kalın kumaş
– Bu kumaştan yapılmış üstlük
– Dervişliğin simgesi olan önü açık hırka
–
Kelime Kökeni: Arapça
– Büyük kız kardeş, abla
– Osmanlı sarayında görev yapan yaşlı kalfa veya hizmetli
– Yünden dokunan bir tür kaba kalın kumaş
– Bu kumaştan yapılmış üstlük
– Dervişliğin simgesi olan önü açık hırka
–
Kelime Kökeni: Farsça
– Su, mâ
– Hayat suyu, ölümsüzlük
Cümle içinde kullanımı: “Âb suyunu dudaklarıma dökerken sonsuz bir hayatın düşlerine daldım.”
Kelime Kökeni: İtalyanca
– Ödemesi olan poliçelere gösterildiği zaman ödenmesi gerektiği anlamında yazılan terim
– Görünce anlamına gelen kelime
– Görür görmez, görünce, görüldüğünde
Cümle içinde kullanımı: “Poliçenin üstündeki avisto ibaresini gördüyseniz hemen ödemeyi gerçekleştirmek zorundasınız.”
Kelime Kökeni: İtalyanca-argagno
– Yük olarak ağır bir şeyi denize indirmek veya çıkarmak için kullanılan büyük vinçli deniz teknesi
Cümle içinde kullanımı:” Algarina büyük gemiye yüklenecek malları taşıyor, birazdan sevkiyat başlar. “
Kelime Kökeni: Fransızca
– Uygulama, müracaat, tatbik
– Kimyasal maddeleri içeren çözeltilerin tekstil ürününe aktarılması
– Kumaş ve kumaş parçalarına uygulanan kimyasal terbiye işlemi
– Yüzeysel uygulama
– Arazi üzerindeki parseli haritaya göre yer tespit etme, kazıklarla belirtme
Cümle içinde kullanımı: “Teknoloji giderek gelişirken telefonlar için özel olarak geliştirilen aplikasyonlar günlük yaşamı oldukça kolaylaştırıyor.”
Kelime Kökeni: Fransızca
– Denklik, eşitlik, müsavat
– Kurum ve kuruluşların dışarıdan bir tarafın belirlediği ölçütlere ve tekniklere göre hizmet vermesinin tarafsız kuruluşlar tarafından denetlenip, onaylanması
Cümle içinde kullanımı: “Şirketimizin hizmet kalitesi akreditasyon güvencesiyle müşterilerine her zaman kalite vaat etmektedir.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Öğretici, öğrencilere ders veren öğretmen
Cümle içinde kullanımı: “Talebeleri bilim, sanat ve bilgiyle donatan tüm amuzgarlara münnettarız. “
Deyim
– Çok fazla temiz
– Pirüpak
Cümle içinde kullanımı: “Kadının elinin değdiği her yer arı sili gibi parlıyor.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Doktor, hekim
– Müneccim, fal bakan kişi
– Çalınmış veya kaybolmuş mallar hakkında bilgi veren kişi
Cümle içinde kullanımı: “Bu gece gelecek olan arraf, küçük yavrumun düşmeyen ateşini düşürebilir.”
Kelime Kökeni: Zarf
– Oldukça fazla, çok fazla
Cümle içinde kullanımı: “Bir yıllık yiyeceğinden artuğrak buğday depoladı. “