Kelime Kökeni: Japonca
– Tüm sıkıntı ve dertlerden uzaklaşarak anı yaşamak, anın keyfini çıkarmak
Cümle içinde kullanımı: “Şu an ve şimdinin keyfini çıkarmaya, ana odaklanmaya Japonlar Ukiyo adını vermişlerdir.”
Kelime Kökeni: Japonca
– Tüm sıkıntı ve dertlerden uzaklaşarak anı yaşamak, anın keyfini çıkarmak
Cümle içinde kullanımı: “Şu an ve şimdinin keyfini çıkarmaya, ana odaklanmaya Japonlar Ukiyo adını vermişlerdir.”
Kelime Kökeni: Japonca
– Kişinin günlük rutinlerinden uzaklaşması, alışkanlıklarından kaçması
Cümle içinde kullanımı: “Datsuzoku felsefesine göre bizi sıradanlaştıran rutinlerimizden uzaklaşarak yenilikleri deneyimleyerek tadını çıkarmalıyız. “
Kelime Kökeni: Japonca
– Evde olduğu halde kapıyı çalan misafire evde yok numarası yapmaya verilen isimdir.
Cümle içinde kullanımı: “Japonlar işi biliyor dostum, misafir ağırlamak istemedikleri zamanlarda İrusu dedikleri şeyi yapıp evde yokmuş gibi davranıyorlar, çok zekice değil mi? “
Kelime Kökeni: Japonca
– Ağaç yaprakları arasından süzülen ışık, gün ışığı
Cümle içinde kullanımı: “Güneş ağaçların arasından süzülürken komorebi adı verilen alaca renkte düşen ışık huzmeleri içimizi ısıtırdı. “
Kelime Kökeni: Japonca
– Dinlenmek, mutluluğu ve huzuru bulmak için ormanın derinlerine ulaşmak
– Orman terapisi, orman banyosu
Cümle içinde kullanımı: “Shinrin yoku; insanın iyileşme yolunu doğada ve tabiatta bulacağını, ormanın şifalı gücünden yararlanabileceğini anlatan bir kavramdır. “
Kelime Kökeni: Japonca
– Sonbahar mevsiminin verdiği kasvet, keder
– Sonbahar hüznü, hassaslığı
Cümle içinde kullanımı: “Dilimizde tam bir karşılığı olmada da Kasım ayında yaşadığım buhranı Japonca olan Shuushi terimi tam manasıyla karşılıyor.”
Kelime Kökeni: Japonca
– Okumadığı kitaplar olmasına rağmen kişinin sürekli yeni kitap alarak istifleme yapmasına verilen isim.
Cümle içinde kullanımı: “Günümüzde yeni bir trend baş gösterdi, kitap alım okumama Tsundoku sendromu!”
Kelime Kökeni: Japonca
– Yemek yenilmesini sağlayan çubuklar
– Yemek çubukları, chopsticks
Cümle içinde kullanımı: “Çinli ve Japon restoranlarına gittiğimde mecburen hashi kullanmak zorunda kalıyorum. “
Kelime Kökeni: Japonca
Tatemae: Halkın topluma karşı gösterdiği yüzü ve davranışlarıdır. Gerçekte dışarıya ne gösterdiğiniz ile ilintilidir. Sosyal zorunluluklar olarak tanımlanabilir.
Honne: Bireyin kendi duygularıdır, gerçekte ne düşündüğü ve hakikati anlatır. Kişinin arzuları, fikirleri ve düşüncelerine verilen addır.
Cümle içinde kullanımı:”Honne ve tatemae, kişinin kendi duygularını baskılayarak toplum içerisinde gereken aldatıcı davranışları ve tutumu sergilemesi olarak görülmeltedir. ”
Kelime Kökeni: Japonca
– Her şeyi olduğu gibi kabullenip ileriye doğru hareket etme öğretisidir.
– Direniş ve zorlama olmadan değişimleri kabul ederek akışa adapte olma sanatıdır.
Cümle içinde kullanımı: “Japonlar, zorluklar karşında teslim olmak yerine arugama ile kabullenmeyi ve yola devam etmeyi seçerler. “