Latail Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Boş, faydasız, manasız, abes, yersiz, lüzumsuz

Cümle içinde kullanımı: “Son fıtratı böyle hayatı boyunca hep lâ-tâ’il işlerle meşguliyet göstermiştir. “

Lata Nedir?

Kelime Kökeni: İtalyanca-latta

– Dar ve yassıca uzun çam kereste, dar ve kalınca tahta

– Dudak içinde bulunan beyazlığa verilen ad

– Osmanlı döneminde yakasıyla kolları setre biçiminde olan ilmiye sınıfının giydiği üstlük, ulema cübbesi

Cümle içinde kullanımı: “Ulemaların giydiği lata benzer bir üstlük giyerek mektebe geldiğini gördüm. ”

 

Lât Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Zühre yıldızının ismi, çoban yıldızı, venüs

– İslamiyetten önce Kâbe’de bulunan putlardan birisinin adı

Laşka Nedir?

Kelime Kökeni: İtalyanca-lasca

– Gemi halatının gevşetilip boşa bırakılması, laçka, halatı koyvermek

– Düzeni dağılmış, gevşemiş, bozulmuş, verimsiz duruma gelmiş

Cümle içinde kullanımı: “Halatı laçka ederek denizin koynuna doğru ilerleyen geminin sureti mavilikte kayboluyor. “

Lâşey Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Hiçbir şey değil, hiç değeri yok, değersiz, bir  şey değil

Cümle içinde kullanımı: ” Gözümde lâ-şey olan kişilerden birisin varlığın da yokluğunda bir. “

Lâşek Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Elbette, kuşkusuz, tabii, doğal olarak, herhalde, şüphe yok

Cümle içinde kullanımı: “Lâşek söylemenize gerek yok, bende kuralların uyulması için koyulduğunun farkındayım. “

Laşe Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Leş, cife, ölmüş hayvan bedeni, kokmuş et,

– Kokmuş ve murdar şey, kokmuş et parçası

– Batan geminin kıyıda kalan kırık teknesine verilen ad

Cümle içinde kullanımı: “Elimden gelen tek şey küçük dostumun lâşesini arka bahçeye gömmekti. ”

 

Laş Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Talan, yağma çapul, baskın

– Adi, bayağı, aşağılık, zelil, alçak, itibarsız, değeri olmayan

Cümle içinde kullanımı: “Senin gibi kadir kıymet bilmeyen, lâş kimselere verecek on param yok!”

Lastikli Nedir?

Kelime Kökeni: Fransızca-Türkçe 

– Lastikten mamul ve onun gibi iki tarafından çekildikçe esneyen uzayıp toplanan şey

– Çekildiği her taraftan uzayan çekilebilir muhtelif suretlerle tefsir olunabilir

– Türlü anlamlara gelen söz veya konuşma

Cümle içinde kullanımı:” Beli lastikli pantolonumu atmaya kıyamıyorum iyice eskidi ama olsun.”

Lastik Nedir?

Kelime Kökeni: Fransızca-elastique

– Kauçuktan yapılmış nesne

– Kauçuktan veya gomalastikten üretilen çekildikte uzayan madde

– Potinin üzerine giyilen kauçuktan yapılmış galoş

– Kauçuktan yapılma pabuç

Cümle içinde kullanımı: ” Dışarıdaki yağmur ve çamuru odaya taşımamak için lütfen lastik galoşları giyer misiniz?”