Çin Bilim Adamları Domuzdan ve Maymundan yeni bir canlı üretti!

Günümüzde genetik araştırmaları sürekli farklı bir boyuta ulaşıyor.  Hastalıklar ve çağın getirdiği sorunlar karşısında yeni çözümler aramayı sürdüren bilim insanları, genetik faktörü üstünde yeni çalışmalarını sürdürüyor.

Çin bilim insanları organ nakli bekleyen hastalar için genetiği oynanmış yeni canlılar üreterek, nakil bekleyen hastalar için yeni gelişmelere imza atıyor.  Araştırmanın çıkış noktası hayvanlardan insanlara nakledilecek tam uyumlu organlar üretmek.  Çin bilim insanları domuz ve maymun kırması yavrular üretmeyi başardı.  İki kimera domuz yavrusu doğdukları andan itibaren 1 hafta yaşarken, sonrasında hayatını kaybeden kırma canlılarda makak maymunun genetiklerine rastlandı.

İki yavrunun kalplerinde, karaciğerinde,dalağında, akciğerlerinde ve cilt dokularında makak maymunun DNA’sına rastlandı.  IVF kullanılarak dişi domuza yerleştirilen 4000 embriyodan yavrulatılan canlılar, maymun hücrelerini floresan protein üretmek için değiştirdi. State Key Laboratory of Stem Cell and Reproductive Biology ekibi protein ile birlikte hücrelerin o soydan gelen hücreleri takip ettiklerini öngörüyor.

Değiştirilmiş hücreleri döllenmeden beş gün sonra domuz embriyolarına enjekte eden araştırmacılar, 10 tane domuz yavrusunun doğmasını sağladı.  Yavrular içinden iki tanesi Chimera (İki ya da daha fazla farklı genotipte hücrenin ya da dokunun bulunduğu canlı) adını verdiler. Bilim insanları daha fazla maymun DNA’sına sahip sağlıklı canlılar doğana kadar araştırmalarını sürdürecekler.

Sadece Birleşik Krallıkta 6000 hastanın organ nakli listesinde olduğu ve her gün 3 insanın organ yetmezliğinden hayatını kaybettiği elde edilen bilgiler arasında.  Canlılar üzerindeki genetik çalışmalarının organ bekleyen hastalara yeni bir umut olacağı düşünülüyor…

Şişme kadın sevgilisiyle evlenecek!

Dün itibariyle Rus medyasını şoke uğratan bir haberden bahsedeceğiz.  Rusya’nın gündemine düşen haber kulağa oldukça tuhaf geliyor ama gerçek.  Söz konusu son dakika haberi bir şişme bebekle ilgili.  Kazakistan’da yaşayan vücut geliştirme sporcusu Yuri Tolochko, 8 aydır sevgili olduğu şişme bebeğiyle evleneceğini açıkladı.

Margo ismi verdiği şişme bebeği sevgilisinin güzel bir görünüme sahip olması için estetik operasyon bile yaptırdı. İnanılmaz ama gerçek olan olay Rusya medyasında şok etkisi yaratırken, Yuri instagram hesabından şişme sevgilisi Margo ile olan fotoğraflarını paylaşmaya devam ediyor.

Sevgilisiyle arada sırada tartıştıklarını ifade eden genç adam, evleneceklerini açıkladı.  Evlilik kararında oldukça ciddi olduğunu açıklayan Yuri, kız arkadaşıyla bir televizyon programına katıldı. Kazakistan ve Rusya medyasında ilgi çeken açıklamalarda bulunan Yuri Tolochko, sevgilisine ‘Seni üzmyeceğim’ diye söz verdi.

Sevgilisini sosyal medyada paylaştığı fotoğraflar ve estetik operasyonlar yüzünden bir çok eleştiriye maruz kaldığını ifade etti.  Şişme bebek sevgilisine yapılan estetik operasyonunun gerçek bir klinikte gerçek doktorlar tarafından yapıldığını açıkladı.

 

 

120 bin dolara satılan sanat eseri Muz yendi!

İlginç bir haber geçtiğimiz günlerde sosyal medyada yayılmıştı.  Tuhaf bir o kadar da anlamlı bulunan sanat eseri koliyle duvara yapıştırılmış bir muz.  Evet doğru duydunuz, İtalyan sanatçı Maurizio Cattelan’ın yeni eseri duvara yapıştırılmış muz.

Sanat eseri muzun değeri ise 120 bin dolar.  Komedyen ismi verilen sanat eseri bu rakama satılırken, performans sanatçısı David Datuno tarafından ilginç bir olay yaşandı.  Paris merkezli çağdaş sanat galerisi Art Basel Miami’de  sergilenen Komedyen isimli çalışmayı, galeridekilerin gözlerinin içine baka baka yedi.

Sanat eseri muzu yediği anlar kameralar tarafından çekilirken, bu hareketi bir sanat çalışması olarak değerlendirdi.  Cumartesi günü gerçekleşen olayda David Datuno, muzu sanat için yediği ifadelerini kullandı. Hatta bu çalışmaya da ‘Aç sanatçı’ ismini verdi.

“Bu benim Aç Sanatçı adlı sanat performansımdı. Maurizio Cattelan’ın çalışmalarını seviyorum. Bu yerleştirmeyi de cidden çok sevdim. Tadı çok güzeldi.”

Performans sanatçısı Danuto muzu yediği videoyu instagram hesabından yayınladı.  Lucien Terras, “David Datuna bu eseri mahvetmedi. Muz sadece bir fikirdi.” dese de galeri çalışanları duvara yeni bir muz yapıştırdı ve yanına bir güvenlik görevlisi dikti.

Dünyanın En Büyük Yüzen Güneş Enerji Santrali Üretime Başladı!

Çin’de kurulan dünyanın en büyük yüzen Güneş Enerji Santrali elektrik üretimine başladı.  Çin nüfus yoğunluğu yüzünden dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri.  Yenilenebilir enerjiye geçiş yapan Çin, kömür madenleri yüzünden tahrip olmuş çevreden iyi şekilde yararlanmak üzere atılımlar gerçekleştirmeye devam ediyor.   Sungrow Yüzen Güneş Enerjisi Santrali Çin’in en büyük projelerinden biri.

Sungrow tarafından inşa edilen 40MW yüzen santral, suda yüzmesi ayrıcalığıyla birlikte Çin şebekesi Huainan’a bağlı.  4 ile 10 metre arasında değişen derinlikte yüzebilen santralin bu bölgede inşa edilmesinin nedeni ise daha önce bu bölgede kömür madenciliğinin yapılması.

Bölgedeki madencilik faaliyetleri yüzünden çöken arazide biriken yağmur suları yapay bir gölün oluşmasına sebep olmuş durumda.  Güneş enerjisi santrali göldeki suyu ve toprağı kullanarak üretimi arttıracak, ısı yüksekliğinden kaynaklanan zararı minimalize edecek.

Daha yeşil ve sürdürülebilir bir geleceğe yön vermek isteyen Çin, yenilenebilir enerji kapsamın da diğer dünya ülkelerini geçmeyi planlıyor.

Bir İdam Mahkûmunun Son Günü – Victor Hugo

Fransız bir şair ve yazar olan Victor Hugo, 1802 yılında dünyaya gelmiştir. İlk romanı 1831 yılında yazdığı  ‘Notre Dame’in Kamburu’dur. Çok sayıda şiir, piyes ve roman yazarak dünya edebiyatının ölümsüz isimlerinden biri haline gelmiştir.

1861’de yazdığı ‘Sefiller’ romanıyla tüm dikkatleri üstüne çeken Victor Hugo, Paris’te bir kahraman olarak tanınmıştır.

26 yaşındayken kaleme aldığı Bir İdam Mahkûmunun Son Günü roman, adından anlaşıldığı üzere idam cezasını eleştiren, insani ve etik boyutlarını göz önüne koyan bir eserdir. Birinci tekil kişi ben ile yazılan ilk roman özelliğini taşıyan eser, bir çeşit zihinsel otopsi tarzındadır.  Romanı henüz okumayanlar için en güzel alıntıları sizlerle paylaşıyoruz.

Örnek göstermek gerek! Suçluları bekleyen kaderi izleterek onları taklit etmeye kalkışacakları korkutmak gerek!

*

Çok acı !Karşınızda duran ,sizi görüp size bakan ,sizinle konuşan ,sizi cevaplayan,fakat sizi tanımayan birini dünyanın yegane varlığı olarak tutkulu bir şekilde ,bütün kalbinizle sevmek !

*

İşte hiçbiri benden nefret etmeyen , hepsi benim için üzülen ve isteseler kurtarabilecek olan bu adamlar babana bunu yapacaklar. Marie, beni öldürecekler, bunu anlıyor musun ? Hem de her şeyin düzene girmesi için törenle, soğukkanlılıkla! Aman Tanrım !

*

Bencilliklerin oluşturduğu bir bileşim en güzel toplumsal birliktelikleri yozlaştırıp yok eder.

*

Bazı anlar oluyor ki insan bir saç teliyle bir zinciri kırabileceğine inanıyor.

*

Delilik insanı yaşatır derler; en azından akıl acı çekmez; uyur, ölü gibi yaşar.

Apple’da açık bulan Didimli Hüseyin Çoban, 220 bin dolar teklifi geri çevirdi!

Aydın’ın Didim ilçesinde yaşayan Hüseyin Çoban, oynadığı mobil oyundaki satın alma işlemi sırasında açığı fark etti.  Oyunun açığını bildirerek 300 TL kazanan Çoban, Apple’nin bir açığını daha buldu.  19 yaşındaki genç adam, Apple’nın açık için teklifte bulunduğu 220 bin doları az bularak reddetti.

Açık lise de okuyan Hüseyin Çoban mobil oyunun satın alma işlemi için Apple hesabına bakiye yükledi.  Satın alma sırasında yaşanan problemi nedeniyle açığı fark eden Çoban, teknoloji devi Apple’a açığı bildirerek 300 TL ile ödüllendirildi.  Apple Hüseyin Çoban’a elektronik posta atarak teşekkürlerini iletirken, Çoban yeni bir açık buldu.

Apple model cep telefonu kullanan ünlülerin iCloud hesaplarına girerek uygulamalarına ve telefonlarına ulaştı.  Şirket yetkilileriyle iletişime geçerek büyük açık hakkında bilgilendiren Çoban’a şirket tam tamına 220 bin dolar, Tür lirasıyla 1 milyon 262 bin TL teklifte bulundu.

Teklif hakkında konuşan Hüseyin Çoban:

“Türkiye’deki ünlülerin çoğu Apple marka cep telefonu kullanıyor. Bulduğum bu açıkta, ünlülerin hesaplarına girerek iCloud’e şifreleriyle fotoğraflarına kadar erişebiliyorum. Bu açıkla ilgili Apple ile iletişime geçtim. Bana elektronik posta ve telefon yoluyla bu açığı kademeli bir şekilde anlatmamı istediler. Ancak, karşılığında ödül olarak verecekleri parayı az buldum. Açığı söylemedim. Bunu duyan bazı art niyetli kişiler benimle iletişime geçti. Açığı söylemem halinde bana Apple’ın teklif ettiği paranın 5 katını vereceklerini söylediler ama ben bu açığı başkasına vermeyi düşünmüyorum. Çünkü aralarında ülkemizden de çok sayıda ünlü var. Bu kişilerin Apple hesaplarına erişebilirler. Daha sonra da onların fotoğraflarını kötü amaçla sosyal medyada yayabilirler. Kötü niyetli kişilere bu açığı asla söylemeyeceğim. Bu tür açıkları, benden başka bulanlar da var. Onlar da bu alanlarda oldukça başarılılar. Ben de onların ekibinde olmayı düşünüyordum ama sonuçta herkes ayrı çalışıyor. Yazılım hataları her şeyde oluyor. Önemli olan bunları bulabilmek.”

İspanya’da bir ilk; donarak kalbi 6.5 saat duran kadın hayata döndü!

3 Kasım’da İspanya’nın kuzeydoğusunda Nuria Kentinde eşiyle birlikte dağ yürüyüşüne çıkan Audrey Mash, kar fırtınasına yakalanarak geri dönemedi.  Vücudu donan kadın, 3 saat sonra bölgedeki kurtarma ekibi tarafından kurtuldu.  Helikopterle hastaneye kaldırılan 34 yaşındaki Mash’ın öldüğü düşünüldü.

6,5 saat kalp atışları duran ve vücut sıcaklığı 20,2 santigrata düşen kadın, hastanedeki iki uzman doktor tarafından yeniden hayata döndürüldü.

Tedavisi tamamlanan kadın 11 gün sonra hastaneden yürüyerek çıktı.  2017’den bu yana eşiyle Barcelona’da yaşayan, İngilizce öğretmeni olan Audrey Mash’ın vücudunda kalıcı nörolojik bir hasar oluşmazken, el parmaklarında koordinasyon ve uyuşma sorunu olduğu açıklandı.

Donarak kalp atışları 6,5 saat duran kadın olayın olduğu günle ilgili hiç bir şey hatırlamadığını söyledi.  Yetkililer hipotermi sonucunda kalbi duran kadının 6 saat sonra hayata döndürülmesinin İspanya’da bir ilk olduğunu açıkladı…

Ceren Özdemir’in Cani Katilinden Şok eden İfade; İnsan Avına Çıkmış!

Tüm Türkiye’nin yüreğini yakan, bir kez daha kadınların hedef olduğunu gözler önüne seren Ceren Özdemir’in öldürülmesi büyük yankı uyandırmıştı.  Ordu’da yaşayan balerin Ceren Özdemir, evinin önünde kalbinden bıçaklanarak hayatını kaybetmişti.

 

Ceren Özdemir’in katilinin Özgür Arduç isimli, iki kez cezaevinden firar eden bir mahkum olduğu ortaya çıktı.  20  yaşındaki genç kızı katleden cani, polislerin tüm uğraşları sonucunda olayın üstünden 2 gün geçtikten sonra yakalandı.  Katil zanlısı ifadesinde *Pişman değilim” derken, 4 sayfalık ifadesinde kan donduran açıklamalar bulundu.

“İnsan avına açıktım.”

“Birçok bayanı öldürmek için takip ettim. Ancak çevrede başka insanların olması nedeniyle olayı gerçekleştiremedim. Bu amaçla bir dükkanın önünden geçerken bıçağı çaldım. Olay günü Süleyman Felek Caddesi üzerinde kızı gördüm, takip ettim. Evinin önüne geldiğimizde montumun cebindeki bıçağı çıkartarak, koluma soktum. Amacım, kızı öldürüp, çantasını almaktı. Bu sırada kız kapı ziline bastı. Üst kat camından bir bayanın baktığını gördüm. Kapı açılınca kız içeri girdi. Ben de arkasından ‘Bakar mısınız, burada Metin diye biri oturuyor mu?’ dedim. Bana dönmesiyle birlikte bıçağı rastgele iki defa sapladım. Koşarak oradan uzaklaştım. Sabah kendime yeni avlar aradım ama fırsat bulamadım.”

Hapisten firar ettikten sonra inşaatta kaldığını söyleyen katil zanlısı, Ceren Özdemir’i neden öldüğü sorusuna “Bıçakla öldüreceğim kişiler aradım ” diyerek yanıtladı.

“Burada yattım. Ertesi gün otogar civarına geldiğimde polisler beni yakaladı. Bu arada vatandaşlar bana saldırdı. Polisler beni kurtardı ve araca bindirdi. Polislerden birinin yanında arka koltukta oturdum. Bu sırada polisin boğazına sokmak için bıçağı cebimden çıkardım. Polis bu sırada bana döndü. Tam bu anda bıçağı göğsüne sapladım. Bıçakla ikinci kez hamle yapacağım sırada polis engel oldu. Aracı kullanan polis durdu ve bana müdahale etti. Bu sırada onu da parmağından yaraladım. Yaptıklarımdan pişman değilim.”

Yetiştirme yurdunda büyüdüğünü ve bir görevliden işkence gördüğünü bildiren Arduç, asıl amacının onu öldürmek olduğunu söyledi.

“Ordu’da yetiştirme yurdunda kaldığım dönemde bir görevli bana işkence etti. Cezaevinden kaçarak bana işkence yapan görevliyi öldürmek için aradım. Fakat onu bulamadım. Uyuşturucu almıştım. Onun tesiriyle daha önceden tanımadığım Ceren’i yolda görerek peşine takıldım. Uzun süre takip ettim ve bıçakladım. Silah bulsaydım çok daha kişi öldürecektim”

Sayısal Loto ve Süper Loto çekilişlerinde Hile olduğu belgelendi!

Binlerce insanın merakla beklediği Sayısal Loto’nun 1244. hafta çekilişinde 5 sayı arka arkaya geldi. Milli Piyango Dairesi tarafından yapılan Sayısal Loto’nun 1244. hafta çekilişinde 6 bilen çıkmadığı için 10 milyon 261 bin 629 lira 32 kuruş devretti.  Yapılan açıklamaya göre sayısal lotoyu kazandıran numaralar: 1, 34, 35, 36,37,38 olarak belirlendi.  Arka arkaya gelen beş şanslı sayının olması şüphe uyandırırken, sosyal medya da hile konusu gündeme geldi.

Özellikle Twitter kullanıcıları arka arkaya 5 sayının gelmesinin imkansız olduğunu vurgularken, çekilişi şüpheli bulduklarını paylaştılar.  Milli Piyangonun işletme hakkı 10 yıl süreyle özel sektöre devredilmesi, şüpheleri güçlendirdi. Milli Piyango ihalesinde tek başına ipi göğüsleyen Demirören Grubu, bütün gözleri üstüne çekti.

Milli Piyango’nun lisans hakkı 49 yıllığına Kanun Hükmünde Kararnameyle Varlık Fonuna devredilmişti.  Varlık Fonunun başkanı Cumhurbaşkanı Erdoğan ile başkanvekili Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak.

İngiltere’den Nepal’e yürüyen Gezginin son durağı İstanbul!

Rosie Swale Pope, çocuklara yardım amacıyla başladığı yolcuğa İngiltere’den start vermişti.  72 yaşında olan Pope, İngiliz bir yazar olmasının yanı sıra gezgin bir maraton koşucusu.  İngiltere’den başlayıp Nepal’de son bulacak olan rotasında İstanbul’da yer alıyor.

72 yaşında olmasına rağmen dinç ve sağlıklı olan Pope uzun ve yorucu maratonunda eşyalarını vücuduna bağladığı mini karavanında taşıyor. Yolu üstünde İstanbul’un olması nedeniyle mutlu olduğunu söyleyen Pop, Türk insanlarını tanımaktan mutlu olduğunu dile getirdi.

Türkiye’ye kadar yürüyerek 12 ülke aşan Rosie Swale Pope, bir hafta dinlendikten sonra Gürcistan’a geçecek.  Çoğu zaman yeşillik alanlarda ve benzin istasyonlarında dinlenen yazar, çoğu gencin bile cesaret edemeyeceği bir macera için yoluna devam ediyor.

72 yaşındayım. Çok genç olduğumu düşünüyorum. Bu yolculuğu yapmaktan çok gururluyum. Bunu yapacağıma inanıyorum. Sadece inanmak yeterli bunun için. İki yıl önce eşimi kaybettim. Benim eşim Nepal’e gitmeyi çok istedi, fakat gidemedi. Nepal’de depremden dolayı insanlar öldü. Evler yıkıldı. Oradaki yetişkinlere ve oradaki çocuklara yardım için oraya gidiyorum. Eşim gidemediği için ben oraya gitmek istiyorum. Yolum inanılmaz güzel. Fantastik ve güzel insanlarla karşılaşıyorum. Kırmızı bir arabayla yolculuk yapıyorum ama sadece arabayla değil; bazen gittiğim ülkelerde arabamı bırakıyorum.”

Soğuk havalar karşı dayanıklı olduğunu ve mini karavanında battaniyeler taşıdığını söylerken, yürüdüğü her ülkede insanlarla diyalog kurmayı da ihmal etmiyor.  Türkiye izlenimlerini ise şöyle açıklıyor;

“Türkiye çok güzel. Maşallah Türkiye. Türk insanlarından yardımsever olmayı öğrendim. Türk insanları çok yardımsever. Bütün dünyada yardım derneklerinin artması gerekiyor. Bütün dünyadaki insanlar sevilmeli. Sağlık hizmetleri ve eğitim almalı. Bu doğal bir hak.” ifadelerini kullandı.