Survivor şampiyonu Adem Kılıç, polisin başında şişe kırmaktan hakim karşına çıktı!

Survivor yarışmasının şampiyonu olarak gönüllerde taht kuran ünlü boksör Adem Kılıç’ın, bir gece kulübü çıkışında polis memurunun kafasında şişe kırdığı iddiası gündeme bomba gibi düşmüştü.  Beşiktaş’ta yer alan gece kulübünün müşterisi olan bir polisin başında cam şişe kırdığı iddia edilen Adem Kılış, suçlamalar karşısında hakim karşısına çıktı.

Milli boksöründe aralarında bulunduğu 4 kişi hakim karşısına çıkarak savunmalarını mahkeme karşısında verdi  Adem Kılıç, olay yerinde tesadüfen bulunduğunu dile getirirken kimseye vurmadığını, ünlü olduğu için üstüne suç atıldığını söyledi.

Duruşma İstanbul 37. Asliye Ceza Mahkemesinde görüldü. Mahkemeye tutuksuz yargılanan Adem Kılıç, Mehmet Azis Saral, Metin Sinanoğlu, Fikri Can Saral sanık olarak katılırken avukatları da salondaydı.

Adem Kılıç mahkemeye verdiği savunmada;

“Şikayetçi Murat C.yi tanımıyorum. Biz sanıklardan Fikri Saral’la tanışıyoruz, kendisinin kuzenine boks eğitimi veriyorum. Sporcuyum. İddianameyi görünce şaşırdım. Olay gecesi kavganın olduğu yerde tesadüfen bulunuyordum. Kavga anında da başlangıcından sonuna kadar yoktum. Bir kavga olduğunu gördüm ama kimseye kesinlikle vurmadım. Ben ortamı sakinleştirmeye çalıştım. 20 yıl  yaptım. Olimpiyat ve dünya şampiyonalarında ödül almış birisiyim. Birisine vuracak olsam elime şişe alıp vurmam. Aynı zamanda 2017 yılında öğretmenlik yaptım. Hakkımda yalan haberler yapıldı. Bu haberlerin ardından hem ben hem de ailem çok üzüldü. Devletimin polisine memuruna kesinlikle vurmam. Ülkeme faydalı bir insan olduğumu düşünüyorum. Sırf tanınan bir insan olduğumdan dolayı beni suçladılar. Sadece olay yerinde olduğum için sanık durumuna düştüm”

Polis memurunun o gece yanında olan kız arkadaşı Özge A. tanık olarak dinlendi.  Verdiği ifadesinde kavganın kim tarafından çıktığını görmediğini belirtti.

Mekana Murat C. isimli polis memuruyla gittim. Mekanda bir anda kavga çıktı. Ben kimin kime vurduğunu görmedim. Poliste verdiğim ifademi sabaha karşı 5’te verdim. Uyandığımda, Murat C.’ye benim ifademin bu olmadığını söyledim. Murat C. Bana, ‘Git doğru ifadeni söyle’ dedi. Olaya ilişkin görgüm bu kadardır”

Mahkeme ertelenirken İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına hazırlanan iddianame de Adem Kılıç’d dahil olmak üzere şüphelilere 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

Türkiye’nin yerli otomobili İtalya’dan Getirildi!

Türkiye’nin yeni tasarım yerli otomobili 27 Aralık’ta Gebze’de gösterime çıkarılacak.  Pininfarina tasarımlı yeni araç, İtalya’dan büyük bir gizlilikle Ege Ekspress ile getirildi.  Ön gösterime Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da katılacağı belirtilirken, İtalya’dan Türkiye’ye gelen yerli otomobil ilk kez tanıtılacak.

Türkiye’nin Otomobil Girişim Grubu (TOGG) milli otomobil projesinde tasarım için dünyanın ünlü otomobil tasarımcı İtalyan şirketi Pininfarina ile anlaşmıştı.  TOGG’nın lojistik ortağı olarak seçtiği Ege Ekspress vasıtasıyla Pininfarina tasarımlı araçlar iki hafta önce büyük bir gizlilikle Gebze’ye getirildi.

Lojistik işbirliğini Linkedin hesabından duyuran Ege Ekspress, gösterim hakkında açıklamada bulundu.

Bu önemli projenin lojistik sürecini yürütmenin haklı gururunu yaşıyor ve dünya lansmanını merakla bekliyoruz.

Dünyanın en ünlü ve en büyük otomotiv tasarım şirketi olan Pininfarina şirketinin en çok beğenilen esas ürünleri Ferrari, Lambhorgini tasarımlarıydı.  Milli otomobilin tasarımı için dünyanın en iyisini seçen TOGG, araçların Türkiye’ye getirilmesi için 65 yıllık tarihi olan Ege Ekspress’i terhcih etti.

Milli otomobillerin ön gösterimi Gebze Bilişim Vadisinde 27 Aralık Cuma günü yapılacak. Cumhurbaşkanı Recep Tayip Erdoğan tanıtım için Türkiye’nin milli otomobiliyle Osmangazi Köprüsünde geçerek test sürüşünü yapacak.

Yerli otomobilin üretimi ise 2022 yılında başlanacak ilk araç C SUV olurken 2030 yılına kadar toplam 5 model ve 3 facelift gerçekleşeceği açıklandı.

 

Yeni Yılda Sigaraya Zam Yapılacak Mı?

Sigaraya üst üste gelen zamların ardından geçtiğimiz günlerde sosyal medyada sigaraya yeni bir zammın geleceği konuldu.  Sigara tiryakilerinin tepkisini çeken bu konu, yılbaşı sonrası sigara fiyatlarına yeni zamların geleceği iddialarını yeniden alevlendirdi.

2020’nin gelmesiyle sigara zammı konuşulurken yetkili makamlardan henüz resmi bir açıklamadı gelmedi.  5 Ocak 2020’de sigaraya geleceği düşünülen zamlar ise bazı sigara markalarına geleceği söyleniyor. Son yapılan 3 TL zammın ardından 5 TL’lik bir zammın daha yapılacak iddiası ortalığı karıştırdı.

Zam yapılması muhtemel görünen sigaralar ve fiyatları 

  • PARLIAMENT = 32 TL
  • MARLBORO = 30 TL
  • L&M = 23 TL
  • LARK = 24 TL
  • CHESTERFIELD = 23 TL
  • KENT N-RANGE = 22 TL

Ceren Özdemir’in katili; Çıkınca yine öldürürüm beni çıkarmayın!

Ordu Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları bölümü 3. sınıf öğrencisi olan 20 yaşındaki Ceren Özdemir’i kapısının önünde bıçaklayarak öldüren katil zanlısını yeni ifadesi kan dondurdu.  Yakalandığı esnada iki polis memurunu da bıçaklayan Özgür Arduç yargılanmaya başlandı.

6 tanık ve avukatlarında katıldığı duruşma Ordu 1.Ağır Ceza Mahkemesinde gerçekleşti.  Duruşmaya CHP Ankara Milletvekili Gamze Taşcıer ile birlikte Ceren’in ailesi de katıldı.  3 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis istenen Özgür Arduç, duruşmaya tutuklu bulunduğu Van’daki yüksek güvenlikli cezaevinden görüntülü görüşmeyle katıldı.

SEGBİS aracılığıyla sorgusu alınan Özgür Arduç, akli dengesinin yerinde olmadığını belirtti.

‘Yıllar önce çocuk yuvasından kaçtım. 2 kez tecavüze uğradım. Artık insanlara her türlü kötülüğü yapacağıma karar verdim. Tecavüze uğradığımı kimseyle paylaşmadım. Ben bundan sonra yaşasam ne olacak, ölsem ne olacak. ‘Önüme kim gelirse öldüreceğim’

Pişman olmadığını ancak vicdanının sızladığını söyleyen katil zanlısı, beni tedavi ettin dedi.

Ceren ansızın karşıma çıktı. Apartmana girdi, ‘Metin’ diye birini sorup, 2 kez bıçakladım ve kaçtım. Dışarıda kendime laf geçiremiyorum. 6 yaşında çocuğu da öldürecektim, öldüremedim. Karşıma kim çıkarsa öldürmek istedim. O çıktı. Polise verdiğim ifademi kabul ediyorum. Olaydan sonra biri geldi beni yakalattı. Polisleri de öldürecektim. İntihara kalkıştım. Beni çıkarmayın, ben çıkınca yine öldürürüm, beni tedavi ettirin”

“Çift kişiliğe sahibim. Bunun nedeni de insanlara karşı olan kıskançlıktan kaynaklanıyor. Kedileri ve köpekleri trenin önüne atarak öldürdüm. 2005’te Dinçer Akçevre’yi sebepsiz yere bıçakladım ve öldürmek istedim. Hırsızlık yapıp başkalarının üzerine attım. İnsanlara kötülük yapmak için her şeyi düşündüm. Öldürme arzusu benim elimde değil. Pişman değilim ama vicdanım sızlıyor. Kendimi öldürmemek için gece yatarken bıçağı saklıyordum. Açık cezaevine çıkmak için görüştüğüm psikologa kaçacağımı söyledim. Sırf açık cezaevine çıkabilmek için her şeye sabrettim”

Turkcell’den Sekreter Servisi Tuzağı!

TURKCELL hattı kullanan müşteriler son günlerde telefon hattı operatöründen oldukça şikayetçi.  Sekreter servisine büyük tepki gösterirken, paket kapsam dışında tutulan servis ücreti faturaya yansıtılıyor.

Sosyal medyada Turkcell hat kullanan müşteriler şikayetlerini dile getirirken, haksız fatura tutarı ödemeye mahkum edildiklerini belirtiyor.  Turkcell hattını kullanan kişiler birini aradıkları sırada karşı tarafa ulaşılamadığında otomatikman telesekretere yönlendiriliyor.  ‘Aradığınız kişiye sözlü mesaj bırakmak istediğinizde dakikası 1,69 TL üzerinden mesaj bırakabilirsiniz’ uyarısı yapılırken sesli mesaj bırakmak için sizden 1’e veya 2’ye basmanız istenmesi gerekirken onayınız olmaksızın bip sesinden sonra direk olarak faturanıza yansıyor.

Telefonu geç kapatma gibi bir alışkanlığınız var ise bu bip sesinden sonra faturanıza direkt olarak 1.69 TL  yansıyor.  Haksız kazanç olarak elde edilen bu tutar çoğu müşterinin dikkatini çekmiş durumda ve sosyal medyada gündem haline geldi.

Her ay milyonlarca kullanıcıdan tahsil edilen bu tutar, yararlanmadığı ve kullanmadığı fatura tutarını ödemesine neden oluyor.  Faturasının açıklama kısmına bakan ve sekreter ödemesiyle karşılaşan müşteriler telefonlarından ‘mobilodemekapama’ yazarak 5522’ye yolladıkları taktirde sekreter uygulamasını kullanım dışı bırakabilir…

 

Siber Güvenlik Şirketi 2019’un En Kötü Şifrelerini Açıkladı.

Sosyal medya ve e-mail şifrelerimiz konusunda bir çoğumuz üşengeçlik yaparak kolay ve akılda kalan şifreleri tercih ediyoruz. Dijital ortamda bilgilerimizin saklı olduğu hesaplarımızı güvence altına alan parola şifrelerimiz zor bir kombinasyon olduğunda çalınma ihtimali de güçleşiyor.

Hatırlaması kolay, klavyede sıraları sayıları ve ismimizle benzer harf kombinasyonundan koyduğumuz şifreler bizim için ne kadar kolaysa bilgisayar korsanları içinde o kadar kolay.  Siber Güvenlik Şirketi SplashData, 2019’un en kolay ve en kötü şifrelerini açıkladı.

Şirket bilgisayar korsanları tarafından internet alemine sızdırılan 5 milyon şifre arasından bir liste düzenledi. Listede ortaya çıkan sonuçlara göre pek çok internet kullanıcısı tahmin edilmesi kolay şifreler seçerken, bilgisayar korsanları tarafından kolayca bloke edilebiliyor.

SplashData‘nın açıkladığı ‘2019’un En Kötü Şifreleri’ listesi tam haliyle aşağıdaki gibidir.  Kullandığınız şifre listede geçiyorsa güvenliğiniz için mutlaka güçlü bir şifreyle değiştirmeyi unutmayın…

  1. 123456
  2. 123456789 
  3. qwerty 
  4. 1234567 
  5. 12345678 
  6. 12345 
  7. 111111 
  8. 123123 
  9. abc123 
  10. qwerty123 
  11. 1q2w3e4r 
  12. admin 
  13. qwertyuiop 
  14. 654321 
  15. 555555 
  16. 7777777 
  17. 888888 
  18. 123qwe 
  19. 666666
  20. 1qaz2wsx
  21. 333333
  22. liverpool
  23. 777777
  24. 1q2w3e4r5t
  25. !@#$%^&*
  26. aa123456
  27. 987654321
  28. zxcvbnm
  29. passw0rd
  30. 121212

Girişimci Ev Hanımlarına Yeni İmkanlar!

Özgür ruhunu kalıplara sığdırmak istemeyen, riskleri göze alarak kriz yönetiminde bulunabilen kadınlara yeni bir haberimiz var.  Kendi potansiyelinin farkında olan fakat bir çıkış noktası bulamayan Ev hanımlarına yeni bir teklifle geliyoruz.  Gücünüzü ve zekanızı sonuna kadar geliştireceğiniz yeni girişim fikirlerini kaçırmayın.

Kendi kendinizin patronu olacak, rekabetin verdiği keyifle birlikte yaratıcılığınızı sonuna kadar kullanabileceksiniz.  Hedeflerinizi belirleyen önünüzdeki bütün engelleri bayiburda.com ile aşın.  Pazaryeri uygulamamızla birlikte girişimlerinizi en zirveye taşıyarak hayallerinize hızlı ve kolay bir şekilde kavuşabilirsiniz.

bayiburda.com ile online pazar yeri sistemiyle bireysel üye kaydı oluşturan Ev hanımları,mağaza kurulum paketi satın alarak mağaza açıp ürün satışı yapabilir.  Her şeyi başaran, gelecek nesillerin mimarı olan tüm ev hanımlarımızı girişimci online pazar yerimize bekliyoruz.

 Gücünüzün farkında olun, girişimcilik ruhunuzda var!

Girişimci Ev Hanımları için özel projemizi incelemek için;

Kaderden Çaldığım Bu An…

 

İzin ver gecelerimiz gündüzlerimize karışsın, ellerim ellerinde

Mevsim yağmurları yağmaya başlamışken, benimle bekle ebemkuşağını.

Ne olur yaklaş bana bu gece, sinemde yıldızlardan bir gökyüzü,

Dudaklarınla yakala tenimdeki ecel terlerini, söz ver gitme bu gece.

Midemde uçuşan kelebekleri sana hediye edeceğim.

 

Sevda düşerken çorak arazilerime yağış mevsimi geldiğini görüyor musun?

Dem-güzar aşkım beklemez sabahın kırağında, mesut olmanın umudundayım.

Kaderden çaldığım bu anı saklamak için gözlerimi asla kırpmayacağım,

Gizli saklı yaklaş sinemdeki yerine, seni kimselerle paylaşmayacağımı biliyorsun.

Vuslat yağmurunda ıslat beni, uğruna sırılsıklamım zaten.

 

Herkesi ve her şeyi bırakıp gel bana, yağış mevsimi geldi.

Sen ve ben yokuz, biz ancak tek bir bedende atan bergüzarız.

Islak saçlarını omuzlarından atarken alnını alnıma daya, dudaklarımız arasındaki ömür kısalsın.

Hoşnut öpücüklerimde seni sevdiğimi fısıldayacağım, bu gece gitme kal benimle.

İlk defa severken birini, kendimi bile böyle sevmediğimi öğret bana…

 

-Semra Şenol

Diploması olmadığı halde hasta tedavi eden Metin Hara’ya 5 yıla kadar hapis istendi!

13 Temmuz 2017 ‘de BİMER’e gelen bir şikayette Metin Hara’nın danışmanlık adı altında büyük paralar karşılığında umut tacirliği yaptığını belirterek, tıp eğitimi ve vergisel boyutunun araştırılmasını talep etti.

Magazinsel hayatıyla bir dönem gündemden düşmeyen Metin Hara’nın Adriana Lima ile olan ilişkisi epey bir süre ekranları meşgul etmişti.  Düşünce gücü ve enerjiyle tedavi hakkında kitapları da bulanan Metin Hara’nın diploması olmadığı halde hasta tedavi ettiği şikayetiyle bir kez daha gündeme oturmayı başardı.

BİMER, kendisine gelen şikayet sonucunda araştırma yapılması ihbarı Beşiktaş Kaymakamlığına yönlendirdi.  İlçe Sağlık Müdürlüğünün incelemesinde Metin Hara’ya ait olan ‘İnsanagüven’ danışmanlık şirketinin faaliyet izni bulunmadığı gibi, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp Uygulamaları Yönetmenliği kapsamında uygulamalar yapabileceği sertifikası olmadığı ortaya çıktı.

Metin Hara’nın Tamamlayıcı Tıp Uzmanı ünvanını kullandığının tespit edildi.  Hazırlanan rapor doğrultusunda Kaymakamlık, Metin Hara’ya ait işyerine mühür vurdu.  Savcılığa suç duyurusunda bulunulurken yapılan soruşturma da Metin Hara’nın İstanbul Üniversitesi Fizik Tedavi Rehabilitasyon Yüksek Okulu mezunu olduğu ancak başka tamamlayıcı tıp uzmanı ünvanını karşılayan bir diploması veya belgesi olmadığı kayıtlara geçti.

Verdiği ifadesinde suçlamaları reddeden Metin Hara, şu sözleri iddianamesinde yer aldı.

 “Modern tıpta migrenin tedavisi yok, sadece ilaçlarla ağrının geçmesi sağlanıyor ama bizim migren atakları azalan 5-6 tane hastamız var”

Belge ibraz etmediği kaydedilirken, diploması olmadan hasta tedavi etmek suçlamasıyla Metin Hara’ya 2 yıldan 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı.  Asliye Ceza Mahkemesinde yargılanacak olan Hara’nın avukatı müvekkili adına açıklamalarda bulundu.

“Müvekkil Metin Hara’nın yetkisiz hekimlik suçlaması ile hakkında yürütülen yargı süreci ile ilgili açıklamaları yapma gereği duyuyoruz.

Zira konu  toplumu yanlış yönlendiren, gerçeği aksettirmeyen, kötüniyetli ve zarar vermeye yönelik bir şekilde işlenmektedir.

Evvela belirtilmesi gereken husus, müvekkilin üniversite eğitimini tamamlayarak fizyoterapist unvanını kazandığıdır. Müvekkil herhangi bir ortamda kendini doktor olarak tanıtmış değildir. İşyerinin Sağlık Bakanlığı tarafından mühürlediği iddiası da gerçek dışıdır. Yargılama çok teknik ve detaylı düzenlemeler içeren mevzuata ilişkin bir konudur. Müvekkil bu şekilde gerçek dışı bir haberle basında yer almaktan ve kamuoyuna yanlış tanıtılmaktan dolayı büyük bir rahatsızlık ve üzüntü duymaktadır.

2017 senesinde yaşanan ve yargılaması devam eden bir konu ile ilgili olarak kamuoyu nezdinde müvekkili mahkûm eden yayınlar yapılması hukuka aykırıdır. Konu ile ilgili Müvekkil hakkında verilmiş bir mahkeme kararı da bulunmamaktadır.  Yargıya intikal eden olayların tartışılma yeri yargı makamlarıdır. Süreç sonunda gerçekler ortaya çıkacaktır. Bu hususlar kamuoyunun bilgisine sunulur. Saygılarımızla.”

 

Ciğerim Leyla…

Ciğerim Leyla.

Çok vakit geçti seni görmeyeli, kısacık saçların omuzlarına değmezdi son görüştüğümüzde. Küçük bir burnun vardı, ucunu öptüğüm. Fındık kurdum, diyerek seni sevişim hep aklımda. Aradan geçen gazap dolu yıllar, ben dâhil kimseyi yıkıp geçmemiştir, Leyla.

Çoğu zaman burnumda tütüyor, yeşil yaylaların meşe kokusu, rahmetli anamın mis kokan tereyağı. Ve sen, ciğerim Leyla. Özlemin, kemikleşmiş bir nasır kalbimde. Ağrıyan romatizmalı dizlerimin devasıdır, masum hayalinin sıcağı. Buralar hep soğuk Ey Can’ım, sık sık hastalanır oldum şu vakitlerde. Ciğerlerim sünger, öksürüğüm ağdalı.

Hatırını da sormak isterim elbet, lakin söylemezsin bilirim!

Kızgınsındır bana, öfkenin ateşini kinin sulamıştır onca yıl. Otomobilin arkasından ağlayarak koştuğunda kaybettim, senin karşılıksız sevgini, bir kızın babasına duyduğu muktedir aşkı.

Kabahatim büyük, boynum karşında kıldan incedir Leyla. Gurbet ellere daha çok para, daha çok tarla, yepisyeni araba için giden bendim. Ardımda anama emanet ettiğim biricik seni, ciğerim Leyla’yı, hırslarım yüzünden seçemedim.

O topraklı yolda, tozlu dizlerinin üstüne çöküp ‘Baba gitme, Annem gibi gitme’ diye ağladığında, altı yaşından henüz gün almıştın.

Lâstik ayakkabıların, üstüne büyük gelen örgü kırmızı kazağın, hep aklımda Leyla. Şimdilerde yirmisine merdiven dayamış, gencecik bir fidan dalısın. Dur duraksız yazdığım mektuplar eline geçmiyor diye şüpheye kapılmaktayım. Umut fakirin ekmeğidir derler Ey Can’ım, o sebeptendir kalem tutan ellerimin bıkmaması.

Sana şefkatli, güvenli kucağını açamayan babanı affet demiyorum. Diyemem Leyla, utanırım. İnsanoğlu hırs yumağıdır, azıyla yetinmez, çoğuyla doymaz. Bende nefsimin rüzgârına kapıldım Ey Can’ım, didindim, hırpalandım, ama aradığımı kati suretle bulamadım.

Geri dönmeye gücüm varken yüzüm yoktu, yüz bulduğumda cebim boştu. Seni yetim bırakan zalim baban, emri hak vuku bulmadan son bir kez kızını görmek teşnesiyle yanıp tutuşuyor.

Son nefesimi alacak olandan tek arzum budur Leyla, seni görmeden ölmekten korkarım. Yaşlılığın tezahürünü anlatmaya dimağ yetmez Ey Can’ım, titrek ellerimde tuttuğum bardağın mı hali mi kalmadı yoksa benim canımın mı feri gitti anlamazsın. Öylesine bıkkınım ki, hatalarımdan ders alacak mecalim yok. Bir adım yetecek mezara gitmeye, bir nefes kesecek çilemi, fakat yine de ürkerim sonsuzluğa uçup gitmekten. Geride seni bırakmasaydım, huzurla kapatabilirdim gözlerimi.

Mektubuma son verirken bir hususu iyice anlamanı temenni ediyorum Ciğerim Leyla. Hayat, kimseye küs kalınmayacak kadar uçucu, kimseye dargın geçirmeyecek kadar lütufkâr. Dilerim, yaşlılıktan bunadığını düşündüğün beni, bir mektubuna hasret yollamazsın diğer tarafa.

Ciğerim Leyla; Bağışlayıcı kalbinin gözlerinden öperim.

Vefasız, bir hayrı dokunmayan Baban… 

-Semra Şenol