Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

İlel ü emraz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Hastalıklar ve sakatlıklar, illet ve maluliyet

Cümle içinde kullanımı: ” 2. Dünya savaşına katılan ülkelerde yaşayan toplumların  ilel ü emrâz sayısı yüksek oranlardaydı. “

İlel-i Sariye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bulaşıcı hastalıklar, sari illetler, mikrop yoluyla yayılan hastalıklar, enfeksiyöz hastalıklar

Cümle içinde kullanımı: “Tüm dünya yüzyılda bir ortaya çıkan ilel-i sâriyye hastalıklarla zarar görür, ama her zaman yaşamanın bir çaresi bulunur. “

İkvaliyyât Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

Bir kimsenin söylemediği bir sözü söylemiş gibi gösterme iddia etme, yalan söyleyerek bir kişiyi töhmet altında bırakma

Cümle içinde kullanımı:” İbrahim’in Osman hakkındaki ikvaliyyât laflarına inanmamıştım zaten.”

İktifaen Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– İzleyerek, izinden giderek, örnek almak, misal olarak görme

– Yeterli görerek, yeterli bularak

Cümle içinde kullanımı:” Nesirlerimi kaleme alırken Şinasi’yi iktifâen yazıyor, Türk diline kazandığı ışığı tüm kalbimle izliyordum.”

İhtisasiyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Her bilginin temelinde  duyumların olduğunu savunan öğreti, duyumculuk, sansüalizm

– Uzmanlığa özgü, ihtisas ile ilgili

Cümle içinde kullanımı: “İhtisâsiyye’ye göre mutlak bilgilerin altında her zaman bir duyum, kulaktan kulağa yayılan bir ham bilgi saklıdır. “

İhzariyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ihzâr sözünün müennes biçimi

– Hazırlayıcı, hazırlama niteliğini taşıyan

– Mahkemeye çağrı yazısı ücreti

Cümle içinde kullanımı: “Nazım beye gelen ihzâriyye sonrasında cebindeki son meteliği de kaybetti. “

İhtiyatiyye Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– İlerisini düşünerek hareket etme, gelecek zaman için ihtiyatlı davranmak

Cümle içinde kullanımı:”Şimdiden har vurup harman savurmamak gerek, gelecek hasata kadar buğday çuvallarını ihtiyâtiyye kullanmalı. “

İhmirarı Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Kızartı ile ilgili, kızartma ile alakalı

Cümle içinde kullanımı: “Güneş dağların tepesinde doğarken gökyüzünü ihmirârî ederek kızıl bir renge boyuyordu. “

İhlas-kar Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-ihlâs+Farsça-kâr

– İçten, samimi, sağlam olan, ihlaslı, ihlası yerinde

Cümle içinde kullanımı: “İhlâs-kâr bir kadın her zaman çocukları ve eşinin refahını düşünerek hareket eder. ”

 

İftikariyyet Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Düşüncel olma özelliği, düşüncellik

Cümle içinde kullanımı:”Mutlak düşünme ve salt tasarımın birleşiminden doğan iftikâriyyet, henüz gerçekleşmemiş hayallerin ön gösterimidir.”