Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Kasaboğlu Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Düzenbaz, oyuncu, hilekar, hilebaz, hileci

Cümle içinde kullanımı: “Seviyorum alıcam diye direttiğin kız kasaboğlu soyundan geliyor oğul, elindeki avucundakini alırlar ruhun duymaz!”

Karnen Bade Karnin Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-zarf

– Çağdan çağa, asırdan asıra, yüzyıldan yüzyıla

Cümle içinde kullanımı: “Osmanlı devletinde kurulan vakıflar, vakıfnameler de yer alan karnen ba’de karnin şartlarıyla gelecek nesle koşullarını aktarırdı. “

Karhaneci Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Genelevi yöneten kişi, kerhane işleten kimse, umumhane sahibi

– Namussuz, pezevenk

– Sövgü sözü

– Namus karşıtı

Cümle içinde kullanımı: “Aşağı mahallede umumhane sahibi olan kârkâneci Hüsam’ı bu kahveye almanızı zinhar yasaklıyor. “

Karaçeri Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Başıbozuk asker, savaş sırasında orduya katılan gönüllü er, sivil savaşçı

– Düzenli eğitim almadan acilen devşirilerek asker yapılan kimse

Cümle içinde kullanımı: “Sakarya muharebesine katılan karaçeriler vatan evladı olduklarını kurşunlara bağırlarını gererek gösterdiler. “

Kalenderan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça-kalender çoğul biçimi

– Dünya işlerini bir yana bırakarak kendince başı boş dolanan (kimse), derviş, ehlidil, gönül eri

– Her şeyi boş gören kendi halince dolanan (kimse)

– Gösterişten uzakta sade bir hayat sürdüren alçakgönüllü kimse, rint

Cümle içinde kullanımı:” Eskinin gaddar bir o kadar cabbar ağası şimdilerde el boş gözü yaşlı dolanan kalenderâna döndü. “

Kalb Akça Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yasal olmayan yollarla basılan para, sahte para, sahte metal veya kağıt para, düzmece para

– Sağ akça karşıtı

– Taklit gümüş para

Cümle içinde kullanımı: “Halk arasında dolanan kalb akçaların faili bulunursa ömür boyu hapse atacaklar. “

Kaim-makam Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Birinin bıraktığı görevi devralarak devam eden kimse

– Yarbay

– Kaza kaymakamı, Kaymakam

–  Osmanlı devletinde binbaşı ile miralay arasında yer alan rütbe

Cümle içinde kullanımı: “Diyarbekir’e yeni atanan kaim-makâm eskisini aratmayacak iyi ve nüfuslu biridir. “

Kahrüba Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Saman kapan, Kehribar, kılkoparan

Cümle içinde kullanımı: “Pinus succinifera ağacının fosilleşerek reçinesinden meydana gelen kahrübâ, zehirlenmelere karşı yararlıdır. “

Kahriyyat Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-kahrı çoğul biçimi

– Zorlama, zor kullanarak bir iş yaptırma, cebir, icbar, cebretmek

– Güç, kudret, erk, iktidar

Cümle içinde kullanımı: “Meşk ile mutlu olalım diye sevdama kahriyyât eylemem, sevda çiçeği kaba kuvvetle açmaz.”

Kadı Zindanı Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Şer’î mahkemelerinin bünyesinde bulunan ceza evi, mapushane

Cümle içinde kullanımı: “Halkın içinde anlaşmazlık çıkaran, hırsızlık eden ve etrafa zarar verenler kadı zindânlarına atılırdı. “