Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Laş Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Talan, yağma çapul, baskın

– Adi, bayağı, aşağılık, zelil, alçak, itibarsız, değeri olmayan

Cümle içinde kullanımı: “Senin gibi kadir kıymet bilmeyen, lâş kimselere verecek on param yok!”

Lastikli Nedir?

Kelime Kökeni: Fransızca-Türkçe 

– Lastikten mamul ve onun gibi iki tarafından çekildikçe esneyen uzayıp toplanan şey

– Çekildiği her taraftan uzayan çekilebilir muhtelif suretlerle tefsir olunabilir

– Türlü anlamlara gelen söz veya konuşma

Cümle içinde kullanımı:” Beli lastikli pantolonumu atmaya kıyamıyorum iyice eskidi ama olsun.”

Laski Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yakıya özgü, yakı ile ilgili, yakıyla alakalı

Cümle içinde kullanımı: “Yarı katı yapışkan laskî tedavi yöntemi yetişkin kişilerde ağrı azaltmada kullanılır. “

Lâ-siyemmâ Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Hepsinden öte, en çok, hele, özellikle, mahsus, bilhassa, hususiyle

Cümle içinde kullanımı: “İnsan zayıftır kardeşim lâ-siyemmâ sevgi konusunda yenik düşmeye mağluptur.”

Lasif Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Parlayan, parlayıcı, parlaklığa sahip

Cümle içinde kullanımı: “Gece yıldızların lasîf ışıltısı altında uyurken aklıma hep kaş çatışın geliyor. “

Lasîk Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Arkadaş, ayrılmaz dost, gönüldaş

– Düşman karşıtı

Cümle içinde kullanımı: “Bizler aşkın ve sevginin yolcularıyız lasîk olup kol kola girerek yürürüz. “

Lasık Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yapışan, yapışkan, yapışık, yapışmış olan, yapışık, yapışıcı

Cümle içinde kullanımı: “Çam ağaçlarının özlerine lâsık olur dikkat et saçına geçmesin. “

Lâsanî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Tek, ikincisi olmayan, yalnız, vahid

– Allah’ın sıfatlarından biri

Cümle içinde kullanımı: “Allah her zaman lâ-sanî yaratıcıdır ol der ve olur. “

Elsas Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-las

– Hırsızlar, yankesiciler, sarıklar, arakçılar

Cümle içinde kullanımı: “Mahallemize dadanan elsâs yüzünden insan geceleri uyumaya korkar hale geldi. ”

 

Lâ-reybî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Şüphesiz, Kuşkusuz

Cümle içinde kullanımı: “Lâ-reybî Allah tektir, ortağı olmaz. “