Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Layuleb Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Yenilemez, üstesinden gelinemez, yenilmeyen, yenilmesine olanak bulunmayan

Cümle içinde kullanımı: “Vatan sevgisiyle kanını toprağına dökmüş bir millet katiyen lâ-yu’leb!”

Layula Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-zarf

– Üstüne çıkılamaz, üstesinden gelinemez, çok yüksek, başarılamaz

Cümle içinde kullanımı: ” Zor işlerin imkansız olduğunu söylerler  ama bana kalırsa lâ-yu’lâ iş yoktur, yeter ki çaba gösterilsin. “

Layukal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Akıl ermez, anlaşılmaz, akla sığmaz, akıl ile idrak olunmaz, muğlak

Cümle içinde kullanımı: ” Son günlerde köşkte lâyukâl olaylar meydana geliyor çalışanlar dahil kimse huzurlu görünmüyordu. “

Lâ-yukal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Cinsel organ, tenasül organı, merzgun

Cümle içinde kullanımı: “Yarası lâ-yukâl yerde olduğundan hekime göstermiyor hoca efendi, utanıyor zavallıcık. “

Layuhtî Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Yanlış ve hata yapmaksızın, hatasız, yanlışsız, hata işlemez, yanılmaz, yanlışı bulunmayan

Cümle içinde kullanımı: “Lâ-yuhtî insan var mıdır dar-ı dünyada, insan hatalarından ders alan yanlışıyla doğrusuyla yaşamaya çalışan bir mahlukattır oysa. “

Layuhsa Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat

– Sayısız, hesapsız, hesaba gelmez, pek çok, bir hayli

Cümle içinde kullanımı: “Bir bahar akşamında maziye dalarak lâ-yuhsâ anıların pençesinde güneşin doğmasını bekliyorum. “

Layuhal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

–  Uygunsuz, yersiz, kanunsuz, kötü davranışları olan

Cümle içinde kullanımı: ” Lâ-yuhal tavırları yüzünden bir gün kodese kapatılacak diye korkuyorum. “

Layuad vela yuhsa Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lâ-yu’ad

– Sayısız, hesapsız, pek çok, hesaba gelmez, sayılamayacak kadar çok

Cümle içinde kullanımı: “Vali beyimiz lâyuad velâ yuhsâ yetimi doyurmuş eğitimleri için bilhassa ilgilenmiştir. “

Layuad Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sayılamaz, saymakla bitmez, sayısız, sayısı belli olmayan, adedi belli olmayan, pek çok

Cümle içinde kullanımı: “Kovanların içerisinde uğuldayan arılar lâyuad olmakla birlikte kilolarca bal üretiyorlar. “

Layık Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-liyâkât

– Yakışan, yaraşan, yakışır, münasip, uygun düşen, uygun, muvafık

– Hareketleri, davranışları, nitelikleriyle bir şeyi elde etmeye hak kazanmış kişi

– Kendisine denk olanı yakışanı bulma

Cümle içinde kullanımı: “Acele etme kızım elbet sende kendine lâyık olan bir adamı bulacak onu çok seveceksin. “