Kelime Kökeni: Arapça
– Tatsız, tadı olmayan, lezzeti olmayan
– Hoş olmayan, zevk vermeyen, beğenilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Kusura bakmayan ama tadı tuzu olmayan lezzetsiz yemekleri yemem.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Tatsız, tadı olmayan, lezzeti olmayan
– Hoş olmayan, zevk vermeyen, beğenilmeyen
Cümle içinde kullanımı: “Kusura bakmayan ama tadı tuzu olmayan lezzetsiz yemekleri yemem.”
Kelime Kökeni: Arapça
– Madeni iki parçayı kalay ve benzeri madde ile birbirine yapıştırmak, lehimle yapıştırmak, lehimle tutturmak
Cümle içinde kullanımı: “Elektrik kabloları birbirine lehimlenmeden iş bitmiş sayılmaz. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Madenleri yapıştırmaya yarayan kalay ve benzeri madde
– Metal üzerinde bu işlemin yapıldığı yer
– Kalay ve kurşun alaşımı
– Bir nesneyi hemen yutma
Cümle içinde kullanımı: “Semaverin lehim yapılan yerinden hala su sızdırıyor. “
Kelime Kökeni: Arapça-liyâkât
– Yakışan, yaraşan, yakışır, münasip, uygun düşen, uygun, muvafık
– Hareketleri, davranışları, nitelikleriyle bir şeyi elde etmeye hak kazanmış kişi
– Kendisine denk olanı yakışanı bulma
Cümle içinde kullanımı: “Acele etme kızım elbet sende kendine lâyık olan bir adamı bulacak onu çok seveceksin. “