Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Lazale aliyen Nedir?

Kelime Köken: Arapça-lâ-zâle

– Yüce olsun!

– Yüce ve Ali olsun!

Cümle içinde kullanımı: “Bize bu nimetleri verene, karnımızı doyurmamıza imkan tanıyana Allah lâzâle âliyen!”

Lazale Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça 

– Yok olmasın, zeval bulmasın, zail ve eksik olmasın, zeval bulmasın, kabahat bulmasın

– Olsun!

Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan dileğimdir lâ-zâle bulmadan uzun bir ömür yaşasın.”

Laza Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-lazâ

– Ateş, alev, od, nâr

– Bal koymaya yarayan küçük tekne, bal teknesi

– Cehennem, tamu

Cümle içinde kullanımı: “Lazanın içine doldurduğumuz balın üzerine sinekler üşüşmeye başlamadan üstünü kapat. “

Laz Nedir?

– Karadeniz’in güneydoğu kıyısında yerleşik bir halk

– Güney Kafkasyalı halkın adı, bu halka mensup kimse

– Bu halka özgü

– Doğu Karadeniz ve Rize’de yaşamını sürdüren halk

– Gölge ve ortaoyunlarında bulunan tip

Cümle içinde kullanımı: “Lazların saman alevi gibi hızla yanan öfkesi aynı ivedilikle yatışıp kaybolur. “

Layüsel amma yefal Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Yaptığından dolayı sorguya çekilemez

– Allah, Yaradan, Tanrı

Cümle içinde kullanımı: “Yaptıklarından ve yapmadıklarından mesul tutulamayan bir tek lâ-yüs’el ammâ yef’al’dir. “

Layüsel Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Sual olunmaz, soru sorulmaz, mesul tutulamaz, sorumlu tutulamayan

– Mesuliyetsiz, sorumsuz

Cümle içinde kullanımı: “Akli baliğ yaşı gelmeyen çocuklar günahlardan lâ-yüs’el sayılır. “

Layüfhem Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kavranılamaz, anlaşılamaz, anlaşılmaz, fehmedilmez

Cümle içinde kullanımı: ” Kader silsilesi biz insanoğlu tarafından lâ-yüfhem edilemez çocuğum. “

Layüdrek Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Kavranılamazlık

Cümle içinde kullanımı: “İdrak edilemeyen kelamın sahibi lâ-yüdrek!”

Layutak Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-sıfat 

– Çekilemez, dayanılmaz, güç yetmez, takat yetmez, tahammül edilemez

Cümle içinde kullanımı: “Senin bu bencil hallerin kimse tarafından lâ-yutâk edilemez “

Layuref Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Bilinemez, kavranılamaz, özüne inilemez, tarif edilemez, bilinmez

Cümle içinde kullanımı: ” Hissiyatımın yüceliğini, lâ-yu’ref tıynetini bilmem nasıl anlatırım size.”