Kategori arşivi: Osmanlıca Türkçe Sözlük

Abidane Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-âbid+Farsça-âne

– İbadet edene yakışır biçimde, kul olarak

– İbadet eden gibi, kulluğa yaraşır surette

Cümle içinde kullanımı: ” İnsan ile doğaya olan sevgiyi âbidâne şekilde yaşamak en hayırlısıdır.”

 

Abd-i âciz Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-tamlama

– Alçak gönüllülük ifadesi

– Aciz kulunuz, bendeniz, Allah’ın zayıf kulu, ben

Cümle içinde kullanımı: “Âbd-i âciz olarak tabi ki istirhamınızı yerine getirmekle mükellefim. “

Abid Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça-evabid çoğul biçimi

– Yanıltmaç, bilmece, güldürü

– Vahşi, yabani, yırtıcı

– Tapan, tapınan, zahid, ibadet eden

– Kul, köle, kulluk, kölelik, bende

– Allah’ın kulu

– Rab, Allah, Yaratan

Cümle içinde kullanımı: ” En iyi Müslüman âbid olanıdır, her saniyesinde Yaradanı düşünendir. “

Abher Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– Nergis

– Yasemen, yasemin çiçeği

– Zerrin kadehi çiçeği

Cümle içinde kullanımı: “Abherin mis gibi kokusu etrafa saçılmış, gönlümüze ayrı bir dinginlik katıyordu.”

Abhane Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Abdesthane, tuvalet, memişhane, kenef, avgana

Cümle içinde kullanımı: “Biraz daha bekleyelim dedemiz âb-hâneye uğradı. “

Abgun Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça 

– Su renginde

– Gökyüzü renginde, mavi, ezrak

Cümle içinde kullanımı: “Âb-gûn ağardığında tüm kötülük ve şeytanlar gecenin karanlığına saklanır. “

Ab-gîn Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Ayna, sırlı cam, mirat

– Sürahi, kadeh, cam bardak

– Gözyaşı

– Şarap

Cümle içinde kullanımı: ” Akıttığı âb-gînleri toplayıp gözyaşı şişesine akıtarak sevdiğini gönderdi.”

Abgah Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Havuz, küçük göl

– Karın boşluğu

– Boş böğür, göğüs kafesi

Cümle içinde kullanımı: ” Âb-gâh’ın serin sularına bir saldın mı kendini serinler rahatlarsın, hele bir suyun temizliğine bak.”

Ab-efşan Nedir?

Kelime Kökeni: Farsça

– Çiş yapan, işeyen, idrar yapan, hacet gideren

Cümle içinde kullanımı: “Âb-efşân insanlar için umumi tuvalet yapmışlar neden ağaçlık alan arıyorsun ki?”

Abede Nedir?

Kelime Kökeni: Arapça

– ibadet edenler, ibadette bulunanlar, kullar, tapınanlar

Cümle içinde kullanımı: “Ey abede ne zaman sıkışır ve dara girersen ellerini semaya açıp dua et!”