Kelime Kökeni: Arapça
– Köleler, kullar, esirler, tutsaklar
Cümle içinde kullanımı: “Abdûn olmuşsan farklı bir ülke de inan bana ruhen yaşamana izin vermezler. “
Kelime Kökeni: Arapça
– Köleler, kullar, esirler, tutsaklar
Cümle içinde kullanımı: “Abdûn olmuşsan farklı bir ülke de inan bana ruhen yaşamana izin vermezler. “
Kelime Kökeni: Arapça- abd
– Kulluk, köleler, kölelik, ubudiyet, bağlılık
Cümle içinde kullanımı: “Allah’tan ve peygamberinden başka kimseye abdiyyet olma, makamda para da geçicidir.”
Kelime Kökeni: ad-sıfat
– Abdesti bozulmuş adam
– Uğursuz, kötü adam, meşum, musibet
Cümle içinde kullanımı: ” Bu adam nereye adımını atsa kurutuyor abdestsiz midir nedir?”
Kelime Kökeni: Ad
– Boy abdesti almış kimse
– Gusül abdesti almış kimse
Cümle içinde kullanımı: ” Bünyamin mutlaka uzak yola çıkarken abdestlü olarak çıkar kazadan beladan sakınayım diye.”
Kelime Kökeni: Farsça-ad
– Abdest alınan yer
– İbadet sırasında en üste giyilen önü açık hırka türü giyecek, ulema giysisi
Cümle içinde kullanımı: ” Şu ilerde bir abdestlik görür gibi oldum hemen gidelim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Abdest bozacak yer, hela, tuvalet, ayak yolu, memişhane, kenef, kademhane
– Abdest alacak yer
Cümle içinde kullanımı: “Ayıp olmazsa bir koşu abdest-hâneye gidip geleyim birader sen bekleyiver. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Abdest almaya yarayan su kabı, su ibriği, ibrik
– Su koymaya yarayan kulplu emzikli kap
Cümle içinde kullanımı: “Kızım tarlaya gitmeden abdestânla bir su dök de abdest alayım.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Namaz ve benzeri ibadeti yerine getirmek i.in ağza ve burna su çekme; elleri, yüzü ve ayakları yıkama ile kulaklara ve başa ıslak elle mest etme
– Müslümanların temizlenmek için kullandıkları yöntem, arınma
– Gaita çıkarma, işime
Cümle içinde kullanımı: “Öğlen namazı yaklaşıyor abdestimi tazeleyip Camii’ye gidelim.”
Kelime Kökeni: Farsça
– Sulu, taze
– Gösterişli, parlak, zarif, güzel
– Sağlam vücutlu
– Keskin, bilenmiş, iyi kesen
Cümle içinde kullanımı: ” Portakalın en alası âb-dâr olanıdır beyefendi, dalından kopanı daha makbuldür. “
Kelime Kökeni: Farsça
– Su kovası, süzgeçli kova, bahçe kovası
– Sidik torbası, mesane
– Göl
Cümle içinde kullanımı: ” Abdan ile tüm çiçekleri sulamayı unutma yavrum, güller susuzluktan başını eğmesin.”